'Nafaka lütuf değil kadın mücadelesinin kazanımıdır' 2026-07-28 09:04:26   İSTANBUL - Nafaka hakkına yönelik gasp girişimlerini değerlendiren Mor Dayanışma Derneği üyesi Yıldız Gezici, nafakanın bir "lütuf" değil, kadın mücadelesinin kazandığı bir hak olduğunu belirterek, "Haklarımızı sokakta kazandık, sokakta savunacağız" dedi.    Erkek egemen sistemin ve mevcut iktidarın kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırıları aralıksız sürüyor. Yoksulluk nafakasının hedef gösterilmesi, 2024’ün "Aile Yılı" ilan edilerek, kutsal aile söylemleriyle kadınların ev içine hapsedilmek istenmesi ve yargı paketleriyle hak gaspı girişimleri kadın mücadelesinin direnişiyle karşılaşıyor. Mor Dayanışma Derneği üyesi Yıldız Gezici, nafaka hakkına dönük sistematik saldırıları, derinleşen kadın yoksulluğunu ve militarizme aktarılan kaynakların toplumsal bedellerini değerlendirdi.   'Nafaka lütuf değil, ev içi emeğin kanıtıdır'   Kamuoyunda "mağdur erkek" algısı yaratılarak, hakikatlerin çarpıtıldığını belirten Yıldız Gezici, nafakanın tarihsel ve hukuki zeminine işaret etti. Yıldız Gezici, nafakanın, kadının evlilik içerisinde karşılığı ödenmeyen görünmeyen emeğinin kanıtı olduğunu belirterek, "Kadınlar evlendiğinde iş hayatından koparılıyor, bakım yükü tamamen üzerine yıkılıyor. Boşanma sonrasında da çoğunlukla çocuğun bakımı kadın üzerinde kalıyor. Ancak sistem, erkeği mağdur gibi göstererek, konuyu bağlamından koparmaya çalışıyor. Devlet eliyle denetimi yapılmayan, tahsil edilmeyen ve komik meblağlarda kalan nafaka hakkı, aslında boşanmak isteyen kadını engelleme ve kutsal aile cenderesinde tutma aracı olarak kullanılıyor" dedi.    Sosyal devletin yokluğu   Boşanma sonrası yaşam mücadelesi veren kadınların ciddi bir ekonomik ve sosyal kıskaca alındığını vurgulayan Yıldız Gezici, yoksulluğun bireysel değil, patriyarkal-kapitalist sistemin ortak üretimi olduğunu söyledi. Kapitalizmin ucuz emek gücüne, patriyarkanın ise ev içi köleliğe ihtiyaç duyduğunu belirten Yıldız Gezici, bakımevi ve kreş yetersizliği nedeniyle kadınların kamusal alandan izole edildiğini ifade etti.   'Savaşa 11 milyar dolar var, kadına bütçe yok'   İktidarın "bütçe yok" söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını, meselenin tamamen siyasi bir tercih olduğunu dile getiren Yıldız Gezici, iktidarın militarist politikalarına şöyle dikkat çekti: "Devlet, sosyal yardım veya kreş desteğine gelince bütçe yetersizliğinden bahsediyor. Ancak birkaç hafta önce gerçekleşen NATO zirvesi ve savaş harcamalarına milyarlarca dolar aktarıldı. Resmî olarak açıklanmasa da NATO konseptine ve savaş yatırımlarına 11 milyar dolar ayrıldığı biliniyor. Sadece tek bir F-35 savaş uçağının maliyetiyle; 50 kadın sığınma evi, 15 yaşlı bakım merkezi, 100 mahalle kreşi, ve kadınların ücretsiz yararlanabileceği 20 hukuk merkezi açılabilir. Bu tablo bize açıkça gösteriyor ki; kaynak var ancak devlet tercihi kadınların yaşam güvencesinden değil, savaştan ve militarizmden yana kullanıyor."   'Sokakta kazandık, sokakta savunacağız'   Nafakaya süre sınırı getirilmesi tartışmalarının kazanımları parça parça gasp etme taktiği olduğunu belirten Yıldız Gezici, kadınların bu saldırılara karşı savunma pozisyonundan çıkıp taarruz hattı kurması gerektiğini söyledi. Örgütlü mücadele çağrısı yapan Yıldız Gezici, sözlerini şöyle tamamladı: "Nafaka hakkı bir lütuf değildir; kadın hareketinin sokakta söke söke aldığı bir kazanımdır. Onu kaybetmemenin tek yolu da örgütlü mücadeleden geçiyor. Mahalle mahalle, sokak sokak bilinç yükseltme çalışmaları yürütmeye, feminist avukatlarımızla kadınların hak ihlallerini takip etmeye ve nafaka hikayelerini raporlaştırmaya devam edeceğiz. Tüm kadınları erkek egemen sisteme karşı örgütlü hattı büyütmeye çağırıyoruz."