Gülistan Doku açıklaması: Deliller karartıldı, failler korundu

  • 14:54 17 Nisan 2026
  • Güncel
ANKARA - Gülistan Doku dosyasına dair açıklama yapan Ankara Kadın Platformu, "Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel sorumludur. Bu dosyada yaşananlar bir ihmal değil, açık bir politik tercihtir. Deliller karartılmış, süreç sürüncemede bırakılmış, failler korunmuştur” dedi. 
 
Ankara Kadın Platformu, Gülistan Doku dosyasında yaşanan gelişmelere dair Adalet Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Failleri koruyanlar hesap verin Gülistan’a ne oldu?” pankartı açılarak, sık sık “Gülistan Doku nerede?”, “Erkek vuruyor devlet koruyor”, “Erkek adalet değil gerçek adalet” sloganları attıldı. Açıklamaya MEB önünde “yaşam nöbeti” tutan Eğitim Sen’li kadınlar da katıldı.
 
'Şefaf soruşturma yürütülmedi'
 
"Bu coğrafyada bu topraklarda kadınlar katlediliyor, çocuklar ölü bulunuyor, dosyalar karartılıyor" diyen Cemre Doğru, yaşananların tesadüf olmadığına erkek egemen kapitalist düzenin, devlet şiddetinin ve cezasızlık politikalarının örgütlü bir sonucu olduğuna dikkat çekti. Gülistan Doku’dan Rojin Kabaiş’e, Nadira Kadirova’dan Rabia Naz’a uzanan bu tablonun yalnızca erkek şiddetinin değil, aynı zamanda bu şiddeti koruyan ve süreklileştiren devlet mekanizmalarının sonucu olduğunu söyleyen Cemre Doğru, “Erkek şiddeti bireysel değil; politik, sınıfsal ve kurumsal olarak üretilmektedir. Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Dersim’de kaybolmuş ve o tarihten bu yana kendisinden hiçbir haber alınamamıştır. Aradan geçen 6 yılı aşkın süredir ailesinin ve kadın örgütlerinin verdiği mücadeleye rağmen dosya aydınlatılmamış, etkin ve şeffaf bir soruşturma yürütülmemiştir. Bugün ise itirafçı beyanlarıyla delillerin nasıl karartıldığını öğrenmiş bulunuyoruz” dedi. 
 
‘Tuncay Sonel sorumludur’
 
Bu süreç boyunca kadın örgütleri, insan hakları savunucuları ve Gülistan Doku’nun ailesinin “Gülistan Doku nerede?” sorusunu sormaktan vazgeçmediğini ifade eden Cemre Doğru, “2025 yılı itibarıyla dosyada önemli gelişmeler yaşanmıştır. Yeni tanık beyanları ve itiraflar, olayın seyrini değiştirecek niteliktedir. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Engin Sonel hakkında Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin ciddi iddialar bulunmaktadır. Buradan açıkça söylüyoruz: Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel sorumludur. Bu dosyada yaşananlar bir ihmal değil, açık bir politik tercihtir. Deliller karartılmış, süreç sürüncemede bırakılmış, failler korunmuştur” diye konuştu.
 
Yargının tutumu 
 
Yargı mekanizmasının dosyada sergilediği tutumun da cezasızlık düzeninin bir parçası olduğunu belirten Cemre Doğru, "Yargının bağımsız olmadığı, siyasi iktidarın gölgesinde hareket ettiği bir düzende adaletin sağlanması mümkün değildir. Buradan bir kez daha söylüyoruz: Bu dosyanın üzerinin örtülmesinde sorumluluğu olan yargı mensupları da hesap vermelidir. Saray yargısının temsilcilerinden Akın Gürlek ve benzerleri bu düzenin parçasıdır. 
 
Failleri koruyan herkesi teşhir etmeye devam edeceğiz. Bu dosyaları kapatmak isteyenlerin karşısında olacağız. Kadınlar bu düzenin karşısında örgütlü bir güçtür. Bu mücadele yalnızca bir adalet talebi değil, erkek egemen kapitalist düzene karşı bir özgürlük mücadelesidir" ifadelerini kullandı. 
 
Cemre Doğru, talepleri şöyle sıraladı;
 
“* Ortaya çıkan yeni delillerin titizlikle incelenmesi,
 
* Tuncay Sonel ve Engin Sonel başta olmak üzere sorumluluğu bulunan herkesin adalet önünde hesap vermesi,
 
* Gülistan Doku’nun akıbetinin derhal açıklanması ve cenazesinin ailesine teslim edilmesi,
 
* Soruşturma sürecinin şeffaf bir biçimde yürütülmesi ve kamuoyuyla paylaşılmasıdır.”
 
Gülistan Doku’nun akıbeti aydınlatılana kadar bu sürecin takipçisi olacaklarını vurgulayan Cemre Doğru, ‘Gülistan Doku nerede?’ demeye devam edeceklerini duyurdu.
 
'Yaşam Nöbeti' eylemine ziyaret 
 
Açıklamanın ardından kadınlar, okul saldırılarına karşı MEB önünde “Yaşam Nöbeti” tutan eğitim emekçilerini ziyaret etti. 
 
Kadın Platformu adına konuşan Şevin Özden, altı yıldır adalet talebiyle mücadele ettiklerini söyleyerek, “Cezasızlık politikalarıyla failleri korudukları bir düzen içindeyiz. Okullarda yaşanan katliamlarda bu cezasızlık politikasının sonucudur. Bugün burada yaşam nöbetini ziyarette bulunduk. Bizler cezasılık politikalarına karşı çıkmadıkça bunların sonu gelmeyecektir” dedi.
 
KESK Kadın Sekreteri Döne Cevher de “Gülistan Doku’nun bugün akıbetinin ortaya çıkması ailesinin, arkadaşlarının ve tüm kentlerde mücadele yürüten kadın örgütlenin mücadelesi sonucudur. Gülistan Doku tek değil bu ülkede kadına yönelik şiddet sonucu mülkü amirler siyasetçiler korunmaya devam ediyor. Tuncay Sonel gözaltına alınmadan, süreç açığa çıkarılmadan bu süreç bitmeyecek" diye aktardı. 
 
Açıklama, “Kadınların katili saray rejimi” sloganıyla sona erdi.