Kayyımlar Meclis gündeminde 2026-04-28 17:31:46   ANKARA - DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, halk iradesinin korunması, kamu kaynaklarının ve kamusal görevlerin şeffaf biçimde denetlenmesi açısından kayyım atanan belediyelere dair Meclis'in araştırma yürütmesini talep etti.   Hakların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, Xelfetî ve Pîrsûs belediyelerine atanan kayyımlar başta olmak üzere kayyımların yaptığı usulsüzlükler hakkında soruşturmaların etkin bir şekilde yürütülmesi, sorumluların tespit edilmesi ve kayyım politikalarına son verilmesine dair gerekli adımların atılması için meclis araştırmasının açılmasını talep etti.     Türkiye’de kayyım uygulamalarının özellikle 2016 yılından itibaren sistematik ve kurumsal bir devlet politikası haline getirildiğine dikkat çeken Dilan Kunt Ayan, başta HDP ve DEM Parti yönetimindeki belediyeler olmak üzere çok sayıda belediyenin bu uygulamaya maruz bırakıldığını söyledi. Kayyım uygulamalarının halk iradesini ortadan kaldırdığını ve demokratik temsil ilkesini zedeleyen bir yönetim pratiğine dönüştüğünü belirten Dilan Kunt Ayan, 2016 yılında ilan edilen olağanüstü hal sürecinde çıkarılan 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kayyum uygulamalarının kalıcı ve yaygın bir mekanizma haline getirildiğini ifade etti.   ‘Belediyeler yerel hizmet sunan yerlerden çıkmıştır’   Özellikle Kürt illerinde uygulanan kayyım politikalarıyla yerel yönetimlerin merkezi idarenin kontrolüne geçirilmek istendiğini dile getiren Dilan Kunt Ayan,  kayyum politikalarının kamu yönetiminde ciddi bir denetimsizlik ve hesap vermezlik alanı yarattığını söyledi.  Dilan Kunt Ayan, şöyle devam etti: “Kayyım atamalarının ardından kamu kaynaklarının kişisel ihtiyaçlar ve rant ilişkileri doğrultusunda kullanıldığı, ihale süreçlerinde şeffaflık ve rekabet ilkelerinin ortadan kaldırıldığı, belediyelerin hizmet üretme kapasitesinin zayıflatıldığı çok sayıda örnekle ortaya konulmuştur. Belediyeler, halka hizmet sunan yerel idareler olmaktan çıkarılmış; halkın vergileriyle oluşan bütçeler şeffaflıktan uzak biçimde belirli kişi ve şirketlere aktarılmıştır.   Nitekim 31 Mart 2024 seçimlerinden sonra kayyum yönetimlerinden devralınan belediyelerde yapılan incelemeler, bu tahribatı tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. Partimizin Temmuz 2024 yılında yayınladığı ‘Kayyum Raporu’nda yer alan tespitlere göre yalnızca 6 il ve 15 ilçede kayyımların bıraktığı toplam borç 24 milyar 727 milyon TL’yi aşmıştır. Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde 3 milyar 502 milyon TL, Batman Belediyesi’nde 3 milyar TL’yi aşan borçlar, Siirt ve Hakkari belediyelerinde yüz milyonlarca liralık kamu borçları tespit edilmiştir. Yüksekova Belediyesi’nde yaklaşık 1 milyar TL’ye yaklaşan borç yükü ortaya çıkarken; Bulanık Belediyesi’nde kamu kaynaklarının seçim kampanyalarında kullanıldığına dair bulgular tespit edilmiştir. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nde ise ‘temsil ve ağırlama giderleri’ adı altında yüz binlerce liralık harcamalar yapılmıştır.”   ‘Kayyım gasp ve demokratik düzene müdahaledir’   Kayyımların kamu kaynaklarının kullanımında sistematik usulsüzlük, yolsuzluk ve denetimsizlik üreten bir yönetim modeline dönüştüğünü belirten Dilan Kunt Ayan, bu uygulamaların halkın seçimlerle ortaya koyduğu iradenin idari tasarruflarla bertaraf edilmesi anlamına geldiğini söyledi. Kayyım politikalarının yerel demokrasiye yönelik açık bir gasp ve demokratik düzene yönelik bir müdahale olduğunu dile getiren Dilan Kunt Ayan şöyle devam etti: “Buna rağmen, söz konusu iddialar hakkında yapılan suç duyuruları ve kamuoyuna yansıyan güçlü bulgular karşısında etkin, bağımsız ve kapsamlı soruşturmaların yürütülmemesi; kayyum uygulamalarının fiilen cezai, idari ve siyasi bir sorumsuzluk alanı yarattığını ortaya koymaktadır. Kayyumların siyasi iktidar tarafından atanması, Anayasa’ya aykırı şekilde görevden alınan seçilmiş belediye başkanlarının yerine getirilmesi ve yerel halka karşı hiçbir demokratik sorumluluk taşımamaları; denetim mekanizmalarının işletilmemesiyle birleştiğinde, bu yapının hesap vermezlik ve keyfilik üretmesine neden olmaktadır.”   ‘Kayyımlara son verecek yasal düzenlemeler hayata geçirilmeli’   Halk iradesinin korunması, kamu kaynaklarının ve kamusal görevlerin şeffaf biçimde denetlenmesi açısından meclisin araştırma yürütmesini talep eden Dilan Kunt Ayan, “2016 yılından bu yana atanan kayyumlar tarafından yönetilen belediyelerde etkin, detaylı ve şeffaf incelemelerin yapılması; yapılan suç duyuruları doğrultusunda soruşturmaların eksiksiz ve etkin biçimde yürütülmesi; idari izin verilmediği veya takipsizlikle sonuçlandırıldığı için sonuçsuz kalan dosyaların yeniden ele alınması; ortaya çıkan kamu zararlarının tespiti ve giderilmesi; sorumlular hakkında idari ve cezai işlemlerin tesis edilmesi; ayrıca kayyum uygulamalarına son verilmesini sağlayacak gerekli yasal ve politik düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve hukuka aykırı şekilde görevden alınan seçilmiş belediye eş başkanlarının görevlerine iadesine yönelik adımların belirlenmesi amacıyla bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması zorunludur” diye belirti