ÖHP: Açlık grevindeki tutsakların kontrolleri yapılmıyor 2019-02-04 14:14:12   İSTANBUL - Açlık grevindeki tutsaklara ilişkin hazırladığı hak ihlalleri raporunu açıklayan ÖHP, tutsakların sağlık sorunlarının baş gösterdiğini ve cezaevi doktorları tarafından kontrollerinin yapılmadığını belirtti. Raporda, yetkililere çözüm için adım atma çağrısı yapıldı.       Özgürlükçü Hukukçular Platformu (ÖHP), cezaevlerinde açlık grevinde olan tutsakların son durumu başta olmak üzere yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladığı raporu İHD İstanbul Şube binasında yaptığı basın toplantısı ile kamuoyuyla paylaştı. Açıklamaya ÖHP ve İHD üyeleri katılırken, açıklamayı Raziye Turgut okudu.   'Askerlerin fiziki şiddetine maruz kaldı'   Raziye, açlık grevinde olan tutsakların yaşadığı sağlık sorunlarını ve hak ihlallerini aktardı. Raziye, "Düzce T Tipi'nde bulunan Süleyman Benzer isimli mahpus açlık grevine başladığında ağırlaştırılmış müebbet alması gerekçe gösterilerek tekli hücreye konulmuş. Şu ana kadar herhangi bir doktor kontrolü yapılmadığı tarafımıza aktarılmıştır. Açlık grevinde olan Adem Aslan isimli mahpus savcıya götürülmek gerekçesiyle iki asker tarafından koğuştan zorla götürülmüş ve götürüldükten sonra askerlerin fiziki şiddetine küfür ve hakarete maruz kalmıştır. Tekirdağ 2 Nolu Hapishanesi'nde açlık grevindeki mahpuslara revire gelmeyi kabul ettikleri takdirde tedavi yapılacağının cezaevi idaresince dayatıldığını ve idarenin kendileriyle görüşmeyi kabul etmediği belirtilmiştir" diye konuştu.   'Kurum müdürü tutsakları tehdit etti'   Gebze Kadın Kapalı Cezaevi'nde görüşülen kadınların beyanına göre açlık grevindeki Hacer Halil Yusuf ve Ruşen Bozan isimli mahpusların ağızlarında yaralar çıkmaya başladığını söyleyen Raziye, aynı zamanda Ruşen Bozan'da  cilt kuruluğunun da başladığını kaydetti. Raziye, "Hacer Halil Yusuf ve Ruşen Bozan hapishane doktorları tarafından ilaçlı tedaviye başlamıştır. Görüşülen mahpusların beyanına göre her gün sağlık kontrolünün yapıldığı ancak sağlık personelinin şeker ölçümü ve kan tahlili yapmadığı anlaşılmıştır. Görüşülen mahpusların beyanına göre Ocak ayının ortasında kurum müdürü açlık grevindeki mahpuslara eylemin daha fazla ilerlemesi halinde müdahale edebilecekleri tehdidinde bulunmuştur. Kandıra 1 Nolu cezaevinde bulunan İbrahim Kaya'nın 10 kilo kaybettiği ve açlık grevi eylemlerinin bir sonucu olarak görülen sağlık problemlerinin büyük bir kısmının yaşanmaya başladığı tespit edilmiştir" dedi.    Raziye neredeyse tüm cezaevlerinde B vitamini kadar önemli olan karbonatın tutsakların talebi olmasına rağmen verilmediğini de paylaştı.    'Yetkilileri adım atmaya çağırıyoruz'   Açıklamanın devamında yetkililere çağrıda bulunularak şu ifadeler kullanıldı: "Bizler hukukçular ve insan hakları savunucuları olarak açlık grevi eylemine başvuran mahpusların başta sağlık hakkı olmak üzere, yaşam haklarının korunması için tüm yetkililerin gerekli duyarlılığı göstermesi gerektiğini vurgulamak istiyoruz. Siyasal iktidar, açlık grevcilerinin taleplerini süreç daha tehlikeli bir noktaya evrilmeden değerlendirmelidir. Talepler açıktır. İmralı tecridi ve tüm cezaevlerindeki tecritlerin kaldırılması talebidir.  Açlık grevcilerinin yaşam ve sağlık hakkı konusunda Adalet Bakanlığı'nı sorumlu davranmaya ve süreci zorlaştırmamaya davet ediyoruz. Açlık grevindekilere iradeleri dışında zorla müdahale edilmesi, bu eylemlerinden dolayı tek kişilik hücrelere atılması, disiplin cezalarına mahkum edilmesi, farklı gerekçeler yaratılarak fiili müdahalede bulunulması sorunları daha da ağırlaştıracaktır. Sorunlar ancak demokratik yöntemlerle kurulacak diyaloglar ile çözülebilir. Demokratik kamuoyunu sürecin sağlık açısından en az olumsuzlukla sonlanması ve sorunun çözümü için daha fazla çaba göstermeye, yetkilileri sorunun bir an önce çözümü için adım atmaya çağırıyoruz."   'TTB'ye şikayette bulunacağız'   Açıklama sonrası konuşan ÖHP avukatlarından Sinan Zincir, açlık grevlerinin takipçisi olacaklarını belirtti. Sinan, ayrıca cezaevi doktorlarının tutsakları muayene etmemeye devam etmeleri halinde Türk Tabipler Birliği'ne (TTB) şikayette bulunacaklarının altını çizdi.    'Yasalar uygulansın'   Ardından İHD İstanbul Şubesi başkanı avukat Gülseren Yoleri de söz alarak şunları kaydetti: "Açlık grevlerinin nasıl bir zaruretle başladığını görüyoruz. Başvurulan yol yöntem çözüm olmadığı için açlık grevleri başladı. Bizler her zaman yaşam hakkının kutsal olduğundan söz ettik. Açlık grevi de bir yaşam hakkıdır. Diğer yollar kapatıldığı için bugün açlık grevleri devam ediyor. Ağır tecridin Kürt halkının özgürlük talebi, Türkiye'deki barış umudunun engellemesine yöneliktir. Burada önemli bir yeri var. Yasalar uygulansın. İmralı tecridi kalksın. Diğer mahpuslar üzerindeki işkenceler de kalksın."     Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ndeki açlık grevinde olan tutsakların sağlık durumları ve karşılaştıkları hak ihlalleri şu şekilde sıralandı:    "*Nesrin Akgül: Başta karbonat tüketmediklerini ancak gazetede TTB'nin açlık grevine ilişkin yazısının görülmesiyle karbonat da tüketildiğini aktardı. Günde 1 defa kullandıklarını ifade etti. Şeker - Tuz ve B vitaminin cezaevi tarafından verildiğini ancak karbonatın cezaevi tarafından verilmeyip kantinden kendi imkanları dahilinde temin edildiği bilgisi aktarıldı. Gelen sağlık çalışanlarının kendileriyle iletişim kurmayıp yüzlerine bakmadığını iletti. Özellikle hekimin yaklaşımı sorulduğunda hekim görmediklerini beyan etti. Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi özelinde zaten hali hazırda revirle görüşememe sorunu mevcut olduğundan doktora ulaşmada engel olduğunu belirtti. İnfaz koruma memurları özelinde ise arada kilolarına ilişkin olarak 'o kadar aç kalıyorsunuz hani kilo kaybetmemişsiniz' tarzı laf atmaların yaşandığını belirtti.    *Gurbet Ektiren: 16.01. 2019 tarihinde açlık grevi eylemine başlayan mahpus ilk günden beri günde 1 tane apikobal kullanabildiğini, 2 tane ilaç alınca midesinin bulandığını aktardı. Hapishane İdaresinin karbonat vermediğini ancak kantinden temin edebildiklerini ifade etmiştir. Sağlık ekiplerince tansiyon ve kilo ölçümleri yapılırken kapının kapanmasını talep ettiklerini ancak bu taleplerinin çoğu zaman yerine getirilmediğini beyan etmiştir. Sağlık görevlilerinin kilo ve tansiyon ölçümlerini yaptıklarını ancak sağlık görevlileri ile iletişim kurmakta zorlandıklarını ifade etmiştir.   *Belgin Kanar: Cezaevi idaresinden  B1 vitamini talep edilmesine rağmen verilmiyor. Ölçümler her gün yapılıyor, Bu ölçümler kapsamında tansiyon, nabız ve şeker ölçümü yapılıyor. Ateş ölçümü yapılmıyor. Daha öncesinden kısa ve süreli açlık grevlerine katılmış. Eylem başlangıcında 48 kg iken şu an 42,95 kg. Kısa aralıklarla 2 gün boyunca süren ishal yakınması mevcut. Sıvı almak istemediği zaman bulantı oluyor. Halsizlik mevcut, sürekli uyuma isteği var. Uzun sürmeyen ancak sık olan kalp çarpıntısı yakınması var. Son hafta sürekli uyuma isteği var. Gün içinde hareketine de bağlı olarak kısa süren terleme atakları var."