İHD İzmir Şubesi: 18 dil yok olma tehlikesi altında 2019-02-21 12:27:11   İZMİR - İHD İzmir Şubesi, Dünya Anadil Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, anadil hakkının en temel insan haklarından biri olduğunu ve Türkiye’de 18 dilin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.    İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi, 21 Şubat Dünya Ana Dil Günü dolayısıyla basın toplantısı düzenledi. Dernek binasında düzenlenen toplantıda Kürtçe metni şube yönetiminden Vedat Çaçan, Türkçe metni ise Cemile Karakaya okudu.   ‘Dünya üzerinde 2 bin 500 Türkiye’de 18 dil tehlikede’   Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) verilerine göre dünya üzerinde 2 bin 500 dilin, Türkiye’de ise 18 dilin yok olma tehlikesi altında olduğunu söyleyen Cemile, bireylerin anadilleri dışında sonradan öğrenilen ikinci, üçüncü diller iletişim kurmayı sağlasa bile, anadili gibi olamadığını söyledi. BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde bireyin anadilinde eğitim almasının en temel insan haklarından birisi olduğunu kaydeden Cemile, bireylerin kendi anadillerinde eğitim almasının engellenmesinin de en büyük insan hakkı ihlallerinden birisi olarak kabul edildiğini ifade etti.   ‘Türk-İslam Sentezci politikalar Anadolu’yu diller çölüne çevirdi’   Mezopotamya’nın dil ve kültür açısından zenginliğine dikkat çeken Cemile, “Yıllardır uygulanan ‘tekçi’ politikalar sonucunda resmen bir çöle dönmüş durumdadır. Diller, kültürler, inançlar karşısında yıllardır süregelen yasakçı zihniyet, bugün AKP iktidarı tarafından devam ettirilmektedir. 12 Eylül zihniyetinden gelen ‘Türk-İslam Sentezci’ politikalar, bu topraklarda yaşayan halkların tarihi, kültür, dil ve inanç farklılığını yok saymaktadır. Tarih boyunca egemen sınıflar, bu anlamda bir toplumsal değişim ve ilerlemeyi engelleyebilmek için dünyanın birçok yerinde öncelikle eğitim konusuna el atmış, kültürel zenginlikleri talan etmiş, ‘resmi dil’in dışında kalan dillerle eğitimi yasaklayarak, farklı dil ve kültürlere yönelik asimilasyon politikalarını hayata geçirmiştir. Bunun altında yatan amaç ise ekonomik sömürü ve ulusal baskının gizlenmesi ve süreklileştirilmesidir” sözlerini kullandı.    ‘Türkiye eğitime çağ dışı paradigmalarla yaklaşıyor’   Anadili Türkçeden farklı olan milyonlarca çocuğun kendi anadillerini, koparılmadığı bir ortamda öğrenmelerinin en temel hakları olduğunu söyleyen Cemile anadilinde eğitim taleplerinin her dönem ırkçı-şoven duygu ve tepkilerle karşılandığına işaret etti. Bu şekilde eğitim biliminin en temel ilkesine karşı çıkıldığını kaydeden Cemile, “Türkiye dünyada çocuklarına bayram armağan eden tek ülke olmakla övünürken, milyonlarca çocuğun kendi anadili ile eğitim görmesine ‘ülke bölünür’ paranoyası ile yaklaşacak kadar ‘çağ dışı’ düşünceler ileri sürülebilmekte ve anadilinde eğitim talepleri ‘suç’ olarak kabul edilmektedir. Dünya Anadili Günü’nde milyonlarca çocuk anadilini kullanamadığı, anadilinde eğitim göremediği için mağduriyet yaşamayı sürdürmektedir. Bilimsel, laik ve demokratik eğitimin ayrılmaz bir parçası olan farklı anadiller üzerindeki sınırlamalara son verilmelidir” dedi.