Ankara'ya girişi engellenen aileler: Burada kalıp direneceğiz 2019-04-02 12:45:51   ANKARA - Adalet Bakanlığı ve siyasi partilerle görüşmek için Ankara'ya gelen cezaevlerindeki açlık grevinde bulanan tutsak yakınları ve Barış  Anneleri İnisiyatifi üyelerinden oluşan 100 kişilik heyet kent girişinde 4 saattir bekletiliyor.  Aileler, heyetin tamamına izin verilene kadar Gölbaşı’nda bekleyeceklerini söyledi.    PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması talebiyle cezaevlerinde süresiz dönüşümsüz açlık grevinde olan tutsak yakınları ve Barış Anneleri İnisiyatifi üyelerinden oluşan 100 kişilik heyet, açlık grevleri ile ilgili Adalet Bakanlığı, hak örgütleri ve siyasi partilerle görüşmek için geldikleri Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde yaklaşık 4 saattir bekletiliyor.   Van, Mardin, Batman ve Diyarbakır kentlerinden gelen heyetin aracı durdularak,  polisler tarafından engellenmeye devam ediyor. Polis engeline rağmen aileler siyasi partiler ve Adalet Bakanlığı ile görüşmeden  dönmeyeceklerini belirtti.   'Bir gruba izin'   33 gündür Bandırma Kapalı Cezaevi’nde  süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan Şiyar Akboğan'ın ablası Afife Kartal, polislerin  ailelere ve heyete izin vermediğini, sadece bir grup temsilciye izin verdiğini, gelen diğer heyetlerin ve barış annelerinin Diyarbakır'a dönmelerini söylediklerini  aktardı.    'Hepimize izin verilinceye kadar direneceğiz'   Afife, bütün ailelerin ve heyetlerin girişine izin verilene dek Gölbaşı’nda oturacaklarını kaydetti.  Afife, "Biz hiç bir yere gitmiyoruz, bütün heyete izin verilinceye kadar burada kalıp direneceğiz. Çocuklarımızı zindanlarda asla yalnız bırakmayacağız.  Biz anneyiz.  Çocuklarımızı zindan ölmesine izin vermeyeceğiz,  Ankara'da görüşmelerimiz olumlu sonuç bulana kadar Ankara'dan ayrılmayacağız, zindandaki çocuklarımıza müjdeli haberi biz vereceğiz" dedi.     'Bizi tutuklasalar da buradayız, gitmiyoruz'   Besna Günay, oğlu Abdullah Günay’ın İzmir Buca Kapalı Cezaevi’nde 33 gündür süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olduğunu söyledi. Besna, “Barış için Ankara’ya geldik. Çocuklarımız ölüm kefeni giymiş, şu an açlık grevindeler. Bizler ölümlerini istemiyoruz. Şu ana kadar 5 cenaze çıktı cezaevlerinden. Cezaevlerinden tabutların çıkmasını istemiyoruz. Çocuklarımız için buradayız, başka bir davamız yok. Burada barış için beklerken, bizi bu soğukta gerekçe göstermeden bekletiyorlar. Sadece 5 kişinin Ankara’ya girmesine izin veriyorlar. Biz hepimiz Ankara’ya girmeden evlerimize dönmeyeceğiz. İsterlerse bizi tutuklasınlar, bizi öldürsünler. Ne yaparlarsa yapsınlar bizler buradayız, bir yere gitmiyoruz” diye konuştu.    'Çözüm bulana kadar buradayız'   Tekirdağ Cezaevi'nde süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan Delil Ünvercan'ın annesi Gülhazar Ünvercan, açlık grevindeki tutsakların kritik bir aşamada olduğunu kaydederek, çözüm buluncaya kadar memleketlerine dönmeyeceklerini vurguladı.  Gülhazar, "Biz sadece çocuklarımız daha fazla ölmesin diye buradayız.  Devlet açlık grevine karşı şimdiye kadar bir şey demedi, bizler açlık grevine çözüm gelene kadar direneceğiz. Ankara'ya sokmasalar bile burada kalacağız" diye belirtti.    'Artık tabutlar çıkmasın'   Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan Cengiz Kazıcı'nın annesi Şefike Kazıcı, "Bugün ölen bütün çocuklar bizim çocuklarımız.  Cezaevlerinde artık tabutların çıkmasını istemiyoruz.  Rica ediyoruz artık bir çözüm bulsunlar.  Devlet açlık grevlerine acil bir çözüm bulsun. Bizim tek istediğimiz şey barış.  Barış dışında ve açlık grevlerinin bitirmesi dışında bir şey istemiyoruz" ifadelerinde bulundu.     'Sessizliğe karşı çocuklarımız ölüyor'   Karabük D Tipi Cezaevi'nde 180 gündür süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan Seyfettin Kurt'un annesi Lalixan Kurt ise, "Ankara'nın girişinde saatlerdir bizi bekletiyorlar. Oğlum 180 gündür açlık grevinde. Bizler cezaevlerinde ölümlerin yaşanmasını istemiyoruz.  Açlık grevlerinin yanında cenazelerimizi artık bizden kaçırmasınlar. Çocuklarımız ölüyor, kendilerine yakıyorlar açlık grevlerine ses vermek için.  Anneler olarak cezaevinde olan bir durum bizi her zaman etkiliyor.  Barış ve çocuklarımız için buradayız. Tecrit kalkana kadar çocuklarımızın yanında olacağız, çocuklarımıza bir şey olmadan hemen adım atsınlar" şeklinde konuştu.