'Bizi düşünüyorlarsa fiyatları düşürsünler' 2020-04-28 09:04:00   Filiz Zeyrek   ADANA - Salgın sürecinde iktidarın yurttaşları yönlendirdiği sosyal yardımlaşma kurumları ve kaymakamlık numaralarına günlerdir ulaşamadıklarını belirten yurttaşlar, hiçbir yerden yardım almadıkları gibi artan fiyatlar nedeniyle de açlık sınırında olduklarına dikkat çekti.   Koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye’de 2 bin 900 yurttaş yaşamını yitirdi, vaka sayısı ise 110 bini aştı. Yetkililer tarafından “Evde kal” çağrıları yapılırken, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ihtiyaç sahibi yurttaşlara “Sosyal yardımlaşma ve kaymakamlıklarımızı aradığınız takdirde size yardımcı olacaklardır” açıklaması yapmıştı. Ancak birçok kişi söz konusu kuruluşlara ulaşamadıklarını, telefonlara dahi cevap verilmediğini ifade etti.   ‘Söyledikleri hiçbir şey doğru çıkmıyor’    Salgın öncesinde günlük tarım işçisi olarak geçinmeye çalışan ancak şu anda işe gidemedikleri için çok zorlandığını belirten Sara Çelik Osman, “Bir aydan fazladır işe gidemiyoruz. Bu konuda destek olunacağını söylediler ama hiçbir destek yok. Yapılıyorsa da bizim bir şeyden haberimiz yok. Sürekli ekranlara çıkıp ‘yurttaşımıza şu kadar, bu kadar destek sağladık’ diyorlar ama hiçbiri de doğru değil. Bir yandan bunlar söylenirken, diğer yandan da fiyatlara zam yapılıyor. İki kilo domates alamıyoruz hala çok yüksek, her şey çok pahalı çok zorlanıyoruz. Şu anda evdeyiz, çalışamıyoruz. Kiracıyım, çocuklarım var. Faturaları ödeyemiyoruz” dedi.   ‘İnsanlar karınlarını doyuramaz durumda’    İnsanların kaymakamlıklara yönlendirildiğini ancak yardım alamadığını ifade eden Sara, “Kaç gündür arıyorum bir kez bile ulaşamadım. Biz para dilenmiyoruz, salgın nedeniyle işe gidemiyoruz ve ihtiyaçlarımızı karşılamamız gerekiyor. Fiyatlar çok yüksek. Bundan dolayı çok zorlanıyoruz, pazara dahi gidemiyoruz. Böyle giderse insanlar perişan olacak. Artık itiraz ediyoruz. Böyle bir adalet olamaz. İnsanlar kendi karnını doyuramaz durumdayken bir şeyler yapılmıyor. Elimizde avucumuzda yok ne yapacağımız bilmiyoruz. Zaten ülkede ekonomik kriz vardı bu salgınla daha da kötü oldu” ifadelerini kullandı.   ‘Fiyatalar düşürülmüyor nasıl geçinecek’   Yemek tüpü, un gibi temel ihtiyaçlarda çok zorlandıklarını, fiyatların çok yükseldiğini söyleyen Kadriye Tatlı ise tepkisini şöyle dile getirdi: “Biz devletin kurumlarından beklenti içinde olmak istemiyoruz. Bizi düşünüyorlarsa fiyatları düşürsünler, ekonomiyi düzeltsinler yeter. Tüp olmuş 120 TL. Bir çuval un aynı şekilde 120 TL. Domatesin kilosu 5 TL, biberin kilosu 10 TL olmuş. Nasıl geçinecek bu insanlar? İşe de gidemiyorlar durum çok kötüye gidiyor. Kimse virüsü anmıyor, insanlar nasıl geçineceğini konuşuyor. Ekonomi zaten çok kötüydü şimdi çok daha kötüye gidiyor. Ramazan da geldi ve fiyatalar daha çok artacak.”    ‘Hakkım olanı istiyorum’   İki çocuğu bulunan ve engelli olan Xalat Çelik de şunları söyledi: “Ben Suriye’den DAİŞ’in saldırıları sonucu buraya geldim ve çok zor günler yaşıyoruz. Çok iyi olmayan durumumuz, şimdi daha çok kötü ve bu salgın bizi perişan etti. İş yok, para yok, sara hastasıyım ve iki çocuğum var. Başka ülkeler halkına yardım ediyor ama burada hiçbir yardım yapılmıyor. Bari bu zor günleri atlatmak için bir şeyler yapsınlar. Bana göre yapılan yardımları da yandaşlarına yapıyorlar. Bize yardım etmeseler de en azından fiyatlar düşsün. Raporum var. Hakkım olanı almak istiyorum, en azından bu zor süreçte. Bu virüsten önce eşim arada bir bahçeye gidiyordu. Artık bahçeye gidemediği için hiçbir şey alamıyoruz. 4 gündür kurumları arıyorum ama telefon sürekli meşgul. O kadar insan bir iki telefon numarası üzerinden nasıl ulaşacak? İnternet üzerinden de başvurulara cevap verilmiyor. Yani anlayacağınız hepsi yalan, hepsi oyalama.”