Şule’nin ardından 2 yıl: Kadınların adalet mücadelesi sürüyor 2020-05-28 09:06:23   ANKARA - Şule Çet’in, Berk Akand ve Çağatay Aksu tarafından cinsel saldırıya maruz bırakıldıktan sonra katledilişinin 2’nci yıl dönümü. Bu yıl kadınlar Şule’yi evlerinde mum yakarak anacak.   Katledilen kadınların “ne giydikleri”, “ne içtikleri” ve “kimlerle birlikte” olduğu mahkeme salonlarında yargılama konusu oluyor. Binlerce kadın toplumun yanı sıra mahkemelerin de kendilerini yargılamasından ötürü şiddete sessiz kalmaya itiliyor. Erkek şiddetine maruz kalan ve katledilen kadınlardan biri de Şule Çet. Şule, 28 Mayıs 2018’de Berk Akand ve Çağatay Aksu tarafından bir plazanın 20’nci katından atılarak katledildi. Dosya “şüpheli ölüm” üzerine açılırken, Şule’nin katledilmesinden sonra Berk Akand ve Çağatay Aksu ifadeleri alınmak üzere gözaltına alındı. Failler verdikleri ifadenin ardından serbest bırakıldı. Yapılan itirazlar üzerine failler yeniden gözaltına alındı ve tekrar serbest bırakıldı. Kadınlar ve kamuoyunun tepkileri sonucu 3’üncü kez gözaltına alınan Berk Akand ve Çağatay Aksu tutuklanarak cezaevine gönderildi. “Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok” diyen kadınlar, duruşmalara katılarak Şule için verilecek adil kararı bekledi.   Peki sanıkların kadın mücadelesi ile tutuklandığı ve bir buçuk yıl sonra ceza aldığı Şule Çet davasında neler yaşandı?   DNA testlerinde çıkan bulgularda ‘temas’ denilerek geçiştirilmeye çalışıldı   Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 6 Şubat 2019 tarihinde görülen ilk duruşmaya sanık Berk Akand ve Çağatay Aksu “iyi niyetin simgesi” haline gelen takım elbise ile katıldı. Sanık Çağatay Aksu, ifadesinde, Şule ile “abi-kardeş” olduklarını iddia ederek erkek aklın senaryolarını dile getirdi. Mahkeme başkanının “Pencere pervazında parmak izi ve avuç izin bulunmadı” sorusuna Çağatay Aksu, alkollü olduğunu, şoka girdiğini iddia etti. Duruşmada Şule’nin ev arkadaşına attığı mesajları da inkar eden Çağatay Aksu, mesajların “bahane” olduğunu öne sürdü. Diğer sanık Berk Akand ise savunmasında, sinir krizi geçirdiğini ve müzikten kaynaklı bir şey duymadığını iddia etti. Şule’nin parmaklarında DNA’nın bulunması ise, “temas olmuştur” denilerek geçiştirildi.   Olay yeri keşfi iki defa yapıldı   15 Mayıs tarihinde görülen ikinci duruşmaya kadınlar yoğun bir şekilde katılırken, salonun küçük olmasından kaynaklı avukatlar ve mahkeme heyeti arasında gerginlik yaşandı. Duruşmada söz alan Şule’nin aile avukatı Umur Yıldırım, olay gününü videolar üzerinden anlatarak, Şule’nin “intihar” etmediğini kaydetti. Sanık avukatları ise Şule’nin intihar ettiğini iddia ederek, yeniden olay yeri keşfi yapılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, olay yeri keşfi için inceleme alanının hazırlanması ve ATK raporunun beklenmesine karar vererek duruşmayı erteledi.   Dosyaya sürekli yeni deliler eklendi   Ertelenen duruşmadan sonra birçok delil dosyaya girerken, en önemli olan deliller kaybedildi. Dosya savcısı Alev Ersan Albuz, delillerin Adli Tıp’a geç gönderilmesi ve dosyada yeterli hızın sağlanmaması gerekçeleri ile görevden alınırken, dosya Ankara Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Koca’ya verildi. Şule’nin dosyasında sürekli değişimler yaşanırken, “O saatte dışarıda ne işi vardı” diyen ATK uzmanı Mehmet Nuri Aydın hakkında Ankara Tabip Odası (ATO) meslekten men edilmesi için soruşturma açtı. Şule’nin katledilmesine ilişkin birçok soru işareti bulunurken, sanık avukatlarından Levent Ekmen, yayın yasağının getirilmesi ve duruşmanın kapalı olması için başvuruda bulundu. Sanık avukatları ve sanıklar dosyayı bir an önce kapatılma peşindeyken, dosyaya sürekli yeni deliller eklendi.   Sanıklardan ‘mesajların silindiği’ iddiası   Dava dosyasına giren hastane kaydı, reçete ve tedavi evraklarının incelenerek bir rapor hazırlanması için 3 kişilik bilirkişi heyeti oluşturmasına karar verildi. Heyet yapacağı inceleme sonucunda Şule’nin psikolojik durumuna ilişkin bir rapor hazırlayarak mahkemeye sundu. Davada diğer önemli bir gelişme ise Şule’nin ev arkadaşının telefonuyla ilgili yaşandı. Şule’nin telefonu ikinci defa incelenmek üzere Jandarma Kriminal Daire Başkanlığına gönderilmişti. Şule’nin ardından ev arkadaşı Lilia T.’nin de telefonu incelemek üzere Jandarma Kriminal Daire Başkanlığına gönderildi. Sanık Çağatay Aksu ve Berk Akand, Şule’nin ev arkadaşının bazı mesajları sildiğini iddia etti.   ‘Psikolojisi bozuk’ denilen Şule’nin intihara meyilli olmadığı kanıtlandı   Mahkeme heyeti, Şule’nin psikolojik durumunun belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan talep edilen raporun beklenmesine karar verdi. Rapor dosyaya girerken, Şule’nin intihara meyilli olmadığı uzman görüşlerinden sonra yeniden kanıtlandı. Olay yeri keşfi incelemesinde failler getirilemezken, olay yeri görüntülerinde 18 dakikalık görüntülerin olmadığı ortaya çıktı. Şule’nin katledilmesinin ardından failler, 18 dakika içerisinde içeride kalırken, o sırada delileri yok ettikleri ortaya çıktı.   Kadınların öfkesi sonucu bir buçuk yıl sonra karar çıktı   Mahkeme salonunda her duruşmada Şule için “o gece orada ne işi vardı”, “iki erkekle ne içiyordu”, “zaten kız değildi” gibi yargılayıcı ve cinsiyetçi söylemler kullanıldı. Bu durun kadınların öfkesini daha da artırdı. Mahkeme heyeti 1 buçuk yıl sonra yani davanın 6’ncı duruşmasında karanı açıkladı. 4 Aralık 2019’da görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti sanık Çağatay Aksu’ya “nitelikli saldırı”, “eylemi gizlemek” ve “kasten öldürme” suçundan müebbet, “nitelikli cinsel saldırı” suçundan 10 yıl 6 ay, “alıkonulma” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Sanık Berk Akand için ise Çağatay Aksu'nun işlediği suçlara yardım ettiği kanaatine varan mahkeme, Berk Akand'ı "kasten öldürme suçuna yardımdan” 12 yıl 6 ay, "nitelikli cinsel saldırı suçuna yardımdan” 5 yıl, "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardımdan” 1 yıl 3 ay hapse mahkum etti.   Her iki taraf kararı istinafa taşıdı   Kararın açıklandığı duruşmada faillerin aileleri ve duruşmaya katılan kadınlar arasında sözlü tartışmalar yaşanırken, failler ise mahkeme heyetine “sitem” ederek duruşma salonundan ayrıldı. 21 Ocak 2020’de taraflar kararı istinaf mahkemesine taşıdı. Şule’nin ailesinin avukatları, sanık Çağatay Aksu’ya indirim uygulanmasını kabul etmeyeceklerini belirterek, “müebbet hapis” Berk Akand’a da “üst sınırdan” ceza verilmesi gerektiğini belirterek, sanık avukatları da “maddi delil olmadan sanıkların cezalandırıldığı” iddiasıyla kararı istinafa taşıdı. Davanın müdahillerinden olan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da sanıklara alt sınırdan ceza verilmesinin ve “iyi hal” indirimi uygulanmasının vicdanları sızlattığını belirtilerek karara itiraz etti.   Savcı kararı istinaf etmekten vazgeçti   Çağatay Aksu'nun “kasten öldürme” suçundan müebbet, “cinsel saldırı” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak” suçlarından 39 yıla kadar hapsini, Berk Akand'ın işlenen suçlara yardımdan 31 yıla kadar hapsini talep eden Cumhuriyet Savcısı ise karara itiraz için mahkemeye süre tutum belgesi verdi. Gerekçeli kararın açıklanmasının ardından savcı, mahkemeye sunduğu dilekçesinde, kararı istinaf etmekten vazgeçtiğini bildirerek, dilekçesini geri çekti.   Savcı mahkemeye sunduğu dilekçesinde: "Ankara 31’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin 04.12.2019 gün ve 2018/511 esas ve 2019/446 sayılı kararı ile ilgili her ne kadar istinaf yoluna gidileceği düşüncesiyle 09/12/2019 tarihi müddeti muhafaza talebinde bulunulmuş ise de, dosya kapsamı da gözetilerek, Şule Çet’e yönelik cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten öldürme suçlarını işlediği iddia olunan sanık Çağatay Aksu ile bu suçların işlenmesine yardım ettiği iddia olunan sanık Berk Akand hakkında aleyhlerine istinaf kanun yoluna başvurma talebinden vazgeçilmiştir" ifadelerine yer verdi.   Mumlarla anılacak   Şule’nin dosyası hala istinaf sürecinde. Şule’nin ardından da kadın katliamları devam ediyor. Koronavirüs salgını sürecinde kadına yönelik şiddet daha da artarken, kadın mücadelesi de sürüyor. Kadınlar haklarını ve adalet taleplerini her türlü engele rağmen yüksek sesle dile getiriyor.   Şule’nin arkadaşları da hem Şule’yi anmak hem de kadın katliamlarına dikkat çekmek amacıyla, katledilmesinin ikinci yılında çarşambayı perşembeye bağlayan gece mumlar yakacak. 29 Mayıs aynı zamanda Şule’nin doğum günü.