Egeli kadınlar: Tekçiliğe karşı çoğulculuğu yaşamsallaştıralım 2020-06-10 09:13:08     HABER MERKEZİ  - DTK Eşbaşkanı ve HDP Milletvekili Leyla Güven’in vekilliğinin düşürülmesine Ege’deki kadınlar da tepki gösterdi. Kadınlar, “Merkezi tekçiliğe karşı yerelin çoğulculuğunu yaşamsallaştırmak gereklidir” dedi.   Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven ve HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları ile Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Enis Berberoğlu’nun vekillikleri 4 Haziran günü düşürüldü. Vekiller ardından tutuklanırken, Enis Berberoğlu bir gün sonra koronavirüs tedbirleri kapsamında tahliye edildi. Leyla Güven de avukatlarının yaptığı itiraz sonucu dün Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildi. Leyla’nın vekilliğinin düşürülmesi ve tutuklanmasına karşı kadınlar tepkilerini dile getirmeye devam ediyor.    ‘Kadınların önünü kesmek istiyorlar’    HDP’nin aktif çalışmalarının çoğu yerde engellendiğini söyleyen İzmir İl Eşbaşkanı Besriye Tekgür, “Leyla’ya yapılanlar da kadınların önünü kesmek ve sindirme amaçlıdır. 6 ayı aşkın tecride karşı açlığa bedenini yatırmış Kürt özgürlük hareketinin öncülerindendir. Dünyada da kendini kanıtlamış siyasetçidir. AKP ve MHP, HDP üzerinden diğer muhalefet partilerine de gözdağı vermeyi amaçlıyor. Bunun Türkiye’ye sonuçları kötü olur. HDP yalnız bırakılırsa sivil toplum kurumları, kadın kurumları HDP etrafında kenetlenmezlerse tek adam rejimi her şeyi ele geçirecek, insanları nefessiz bırakacaktır” dedi.    ‘Kürt halkı her darbeden güçlenerek çıktı’   Aydın’dan HDP Parti Meclisi (PM) üyesi Ayfer Demirel, tek adam rejiminin halkın iradesini tanımadığını belirterek, “Biz bunu Leyla Zanalardan gördük. Ama Kürt halkı olarak daha da güçlendik, mücadeleyi sahiplenme ihtiyacı duyduk” dedi.  Türkiye Cumhuriyeti’nin neredeyse her kurumunda yazılı olan “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözünün de AKP-MHP ittifakı tarafından tamamen boşa çıkarıldığına dikkat çeken Ayfer, CHP’nin de HDP’yi terörize eden siyasete aracı olmaması gerektiğini vurguladı.    ‘CHP’nin tabanı da kabul etmiyor’    Aydın yerelinde CHP tabanında da bu siyasetin tepki topladığını ifade eden Ayfer, Demokrasi Platformu’nda Kürtlere yönelik sorunlarda CHP’li bileşenlerin geri çekildiğini, bunun nedeninin merkezi idareden gelen direktifler olduğunu söyledi. Kutuplaşmadan uzak bir siyaset yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Ayfer, “CHP’nin yüzde 80’inin demokrasiden yana tavır alacağını düşünüyorum. CHP’nin merkezi açıklamasına alt tabanı da karşı. Ama CHP kendini kenara çekiyor. ‘Yanınızdayız ama alana çıkmayalım’ tavrı var. AKP’nin kutuplaştırma isteğine bir anlamda araç oluyor” dedi.    ‘Üçüncü lütuf muhalefetin basiretsizliği’    Denizli’den PM üyesi Şerife Yıldırım ise, her şeyin Cumhurbaşkanının elinde olduğu algısı yaratıldığını, şiddetin normalleştirildiğini, ülkenin Devlet Bahçeli'nin çizdiği rotada yönetildiğini belirterek, “15 Temmuz için ‘Allah'ın lütfu’ dedi pandemi ikinci lütuf oldu. Üçüncü lütuf ise muhalefetin basiretsizliği oldu” dedi.    ‘Kürtlerin desteğini alamayan muhalefet başarılı olamaz’    Faşizmin her kesime doğru virüs hızında ilerlediğini ancak buna rağmen sessizliğin sürdüğünü söyleyen Şerife şöyle konuştu: “HDP’nin, Kürtlerin desteğini alamayan hiçbir muhalefet bloğunun mevcut iktidar karşısında kazanma şansı olamayacak. Daha çok yan yana duruş ve yelpazeyi genişletmek gerekir. Nereden saldırıyorsa tam da o noktadan eylemi gerçekleştirmek gerekiyor. Toplumla organik bağı güçlendirmek elzemdir. Merkezi tekçiliğe karşı yerelin çoğulculuğunu yaşamsallaştırmak gereklidir. Halkların desteği ile yürüyoruz. Leyla Güven direnişin, başkaldırının, kadın mücadelesinin adıdır. Kadınlarının buna sessiz kalması beklenemez.”