Cumartesi Anneleri: Bir hukuksuzluk, anayasasızlık cehennemindeyiz 2020-06-27 13:11:31   İSTANBUL - 27 yıl önce ev baskını sonrası kaybedilen Görümlü köylüleri için adalet isteyen Cumartesi Anneleri, “Bir hukuksuzluk, anayasasızlık cehennemindeyiz. Kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz” dedi.   Cumartesi Anneleri “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdikleri eylemlerinin 796’ncısını, koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleştirdi. Eylemde 27 yıl önce Silopi’deki evinden gözaltına alındıktan sonra bir daha kendilerinden haber alınamayan Şemdin Culas, Mehmet Salih Demirhan, Halit Özdemir, İbrahim Akın, Hamdo ve Şimşek isimli köylülerin kayıp hikayeleri paylaşılarak adalet istendi.    'Dava avukatı Tahir Elçi'yi de katlettiler'   Eylemde ilk olarak Şemdin Culaz’ın eşi Mevlüde Culaz söz aldı. Ramazan ayında sahur vakti için uyandıkları sırada askerler tarafından köylerine baskın yapıldığını anlatan Mevlüde, bu baskın sırasında Abdurrahman ve Şemdin’in götürüldüğünü ve kendilerinden bir daha haber alamadıklarını ifade etti. Mevlüde, “Tek dileğimiz kayıplarımızın bulunmasıdır. 4 yıl geçti biz Tahir Elçi’nin yanına gittik. Avukatımız oldu ve davaya bakmaya başladı. Davamız devam etti ama hiç bir sonuca ulaşamadık. Hatta Tahir Elçi, taburda kazı çalışması bile yaptırdı ama nafile. Sonra mahkemeyi Şırnak’a aldılar. Oradan Diyarbakır’a ve en son ise Ankara’ya. Bir sonuç çıkmadı. Tahir Elçi’yi de katlettiler” diye konuştu.   ‘Kemiklerine ulaşmak istiyoruz’   Ardından söz alan Mehmet Salih Demirhan’ın oğlu Yusuf Demirhan, sabah saatlerinde evlerine kapıları kırılarak girildiğini ve bu baskın sırasında babasının götürüldüğünü kendilerinin ise dışarı çıkarılarak evin ateşe verildiğini anlattı. Babasından o günden sonra bir daha haber alamadığını söyleyen Yusuf, “Ben inanıyorum. Bir sonuç alacağız. Biz hakkımızı savunuyoruz. Kemiklerine ulaşmak istiyoruz, bir mezarımız olsun istiyoruz” dedi.   ‘Gerekli soruşturmalar yapılmadı’   Dava avukatlarından Mehmet Emin Aktar söz aldı. Kayıp hikayesini anlatan Mehmet, dava dosyası hakkında bilgi verdi. Davanın güvenlik gerekçesiyle Ankara 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldüğünü ve 3 Temmuz 2015 tarihinde sanıklar hakkında beraat kararı verildiğini aktardı. Dosya kapsamında dönemin görev yapan askerlerinin anlatımı ile gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan köylülerin tanık olduğu anlatımların olmasına karşın gerekli soruşturmalar yapılmadığını ve dosyanın şu an temyiz aşamasında olduğunu ifade etti.   ‘Bir hukuksuzluk, anayasasızlık cehennemindeyiz’   Eylemde bu haftanın açıklamasını 28 Temmuz 1993 tarihinde Bitlis şehir merkezinde polis olarak bilinen üç kişi tarafından kaçırılan Özgür Gündem Gazetesi çalışanı Ferhat Tepe’nin kardeşi Ayşe Tepe okudu. Ayşe, Şemdin Culaz, Mehmet Salih Demirhan, Halit Özdemir, İbrahim Akın, Hamdo ve Şimşek isimli köylülerin kayıp hikayesini paylaşarak, adalet istedi.  Anayasasının hak, hukuk ve özgürlükleri devlete karşı korumak için olduğunu belirten Ayşe, “Oysa biz kayıplarımızı ararken ne hak ve özgürlüklerimizi güvence altına alacak bir hukuk sisteminin, ne de anayasanın korunması altındayız. Bir hukuksuzluk, anayasasızlık cehennemindeyiz. Bu yüzden gözaltında kaybedilen insanlarımıza ve adalete ulaşamıyoruz. Kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz. 97 haftadır hukuksuz bir biçimde bize kapatılan kayıplarımızla buluşma mekanımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” dedi.