‘Tüm ezilen kesimler sesini yükseltmedikçe işkence devam edecektir’ 2020-07-02 09:03:02   İZMİR - TJA aktivisti Rojbin Çetin’e yönelik işkenceye tepki gösteren kadın aktivistler, tamamen bilinçli bir devlet politikası olduğunu belirterek, “Toplumun tüm ezilen kesimleri mücadele hattı çizmedikçe bu işkence devam edecektir. Faşizme karşı ortak mücadele hattı oluşturulmalı” dedi.    Demokratik Yerel Yönetimler üyesi ve Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Sevil Rojbin Çetin’e yönelik köpekli saldırı ve işkenceye tepkiler devam ediyor. İzmir’deki aktivistler ve hak savunucuları işkenceye karşı sessiz kalmamak gerektiğine vurgu yaptı.    ‘Savcının hemen soruşturma açması gerekir’    Gözaltında işkencenin iddia düzeyinde bile olsa her savcının resen soruşturma açması gerektiğini belirten hak savunucusu Günseli Suna Kaya, Türkiye’nin imzacısı olduğu uluslararası sözleşmeler ve anayasasının da işkenceyi suç kabul ettiğini hatırlattı. Rojbin’in bilinçli bir şekilde hedef alındığına işaret eden Günseli, “Rojbin politik bir kadındır, kadın hakları ve özgürlüğü militanıdır. Yerel yönetimdeki yetenekleri, çalıştığı alanlardaki etki alanı, çalışkanlığı ve olası diğer kişilik özellikleri iktidar sahiplerini rahatsız etmiştir. Uygulanan işkencenin onu korkutmaya, sindirmeye, kişilik bütünlüğünü sarsarak davasından vazgeçirmeye dönük olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.   ‘İşkenceye susmak suça ortak olmaktır’   Daha önce askeri cezaevleri ve eylemlerde köpeklerle saldırılar yapıldığını söyleyen Günseli, “Mamak Askeri Cezaevi’nde sayımlara köpekler getirilirdi. 1996’da Konak Meydanı’nda ailelerin oturma eylemlerine köpeklerle saldırılarda bulunulurdu. Yöntem yeni değil yani, zaman zaman devreye sokuluyor. İktidardan alınan güçle yapılıyor bu. Bu güç, yapanların, faillerin cezasız bırakılmasından kaynaklanıyor. Eşitsizliğin ve adaletsizliğin olduğu toplumlarda işkence toplumu sindirmek için kullanılır ancak bu karşıtını da doğurur, beraberinde direnişi de getirir. Bir insanlık suçu olan işkenceyi uygulayan ve emri verenler kadar susanlar da suça ortaktır” dedi.   ‘Yasada 12 yıla kadar hapis öngörülüyor’    Kadın siyasetçilere, aktivistlere ve kadın kurumlarına sistematik baskı ve şiddet uygulandığını belirten İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Kadın Komisyonu’ndan Cemile Karakaya, Rojbin’e yapılan işkencenin Birleşmiş Milletler “İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Küçültücü Muamele ve Cezaya Karşı Sözleşme”nin yıldönümünde gerçekleştiğini dile getirdi. Anayasanın 90’ıncı maddesinde garanti altına alınan sözleşmenin yok sayıldığını belirten Cemile, “TCK’nin işkence başlıklı 94. maddesine göre bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan bedensel veya ruhsal yandan acı çekmesine, aşağılanmasına veya irade yeteneğinin etkilenmesine aşağılanmasına yol açarak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası uygulanır” hatırlatmasında bulundu.    ‘Bu saldırılar tüm topluma yöneliktir’    Emekçi Kadınlar’dan Deniz Cesurel, Rojbin’in yarı çıplak fotoğraflarının çekilerek cinsel işkence yapıldığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “İşkence böylesine uluorta ve pervasız. Daha yakın dönemde Diyarbakır emniyetinden işkence fotoları servis ediliyor. Bunlar pervasızlığın ne boyuta ulaştığını gösteriyor aslında. Bu zihniyet bodrumlarda çocukları ölüme mahkum eden, birkaç aylık bebeği ‘terörist’ diye yaftalayan, Sur’da genç kadının yatak odasında aynaya çirkin sözler yazan, cansız bir kadının bedenini teşhir edebilecek kadar çirkin bir zihniyet. Devlet geçmişte yapılan işkencenin açığa çıkmaması için çaba sarf ederken şimdi ise neredeyse canlı yayın işkenceler yapıyor. Çünkü toplumda korku ortamı yaratmak istiyorlar. Bu saldırlar yalnızca Kürt halkına ya da kadınlara yönelik değil bir bütün olarak işçi, emekçi sınıfına, devrim cephesine yöneliktir. Bilinçli bir devlet politikası olarak yapılıyor.”   ‘Ortak mücadele hattı oluşturulmalı’   Deniz, tüm saldırılara karşı ortak bir cephe oluşturulması gerektiğini ifade ederek, “Bizler, toplumun tüm ezilen kesimleri olarak ortak bir mücadele hattı çizmedikçe bu işkence devam edecektir. İşkenceci zihniyet iktidarını sürdürmeye devam edecektir. Faşizme karşı ortak mücadele hattı oluşturmalı ve yükseltmeliyiz” diye konuştu.