'Normalleşme süreci yanlış aktarıldı ve yanlış algılandı’ 2020-07-05 09:03:15   DİYARBAKIR - Bölgede artan virüs vakalarını değerlendiren Yıldız Ok Orak ile Elif Turan, testlerin yetersiz olduğunu ifade ederek, normalleşme sürecinin yanlış algılandığını söyledi.   Normalleşme sürecinin başladığı 1 Haziran tarihi itibariyle ülkede ve bölgede yoğun vaka artışının olduğu görülüyor. Bölgede Diyarbakır, Urfa, Şırnak gibi illerde ani bir şekilde vaka artışı kaydedilirken önlemlerin yetersizliği ise büyük tepki topluyor. Diyarbakır Sağlık Platformu’nun verilerine göre, kentteki çeşitli hastanelerde tedavi gören 3 bin hastanın, enfekte olduğu tespit edilen 170 sağlık emekçisinin ve evlerinde karantinada olan 40 bine yakın enfekte hastanın olduğu biliniyor.   Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Yıldız Ok Orak ve Tabipler Odası üyesi Elif Turan, test sayılarındaki yetersizliğe dikkat çekti.    ’40 bin kişi karantinaya alındı’   SES Eş Başkanı Yıldız Ok Orak, Haziran ayının başlarında başlatılan normalleşme uygulamalarıyla birlikte hasta sayısının pik yaptığını dile getirdi. Üniversite hastanesinde bir binanın pandemi hastanesine dönüştürüldüğünü hatırlatan Yıldız, Mayıs ayının sonuna doğru hastanedeki hasta sayısının 4 ya da 5’e düştüğünü söyledi. O hastanenin kapatılması ve sadece Eğitim Araştırma Hastanesinin pandemi hastanesi olarak kalmasının gündemde olduğunu ifade eden Yıldız, “Bayramdan hemen sonra yani normalleşme süreciyle beraber hasta sayısı bir anda arttı. Ve şu an ki verilere göre hasta sayısı 320,  enfekte olan sağlık emekçileri 170, karantinaya alınmış toplam kişi sayısı 40 bin, hastaneye yatanların sayısı ise 3 bin civarında. Bu veriler sadece Diyarbakır için geçerli. Bölgede de durum böyle. Cizre’de hiç vaka yokken son dönemde vaka sayısı bir anda arttı” diye belirtti.    ‘Yetkililerin önlem alması gerekiyor’   Hükümetin turizmi veya ekonomiyi toplum sağlığından daha çok önemsediğini ifade eden Yıldız, “İnsanlar sürekli birileri tarafından uyarılıyor. Toplum dikkat etmekten, önlem almaktan yoruldu. Asıl yetkililerin önlem alması gerekiyor” dedi. Yıldız, bireysel önlemlerin yalnız başına yeterli olmadığını ve bu nedenle insanlarda “bezmişlik, sıkılmışlık” durumlarının ortaya çıktığını sözlerine ekleyerek, “İnsanlar sürekli dışarıda, arabayla gezmeye çıkıyorlar hiçbir şey yokmuş gibi davranıyorlar bu da tehlikeyi artırıyor” diye konuştu.    Virüsün hala kaybolmadığını ifade eden Yıldız, birinci dalganın etkisinde olduğumuzu ve hala ikinci dalgaya geçilmediğinin altını çizdi. İkinci dalgaya sonbahar aylarında yakalanma riskinin olduğunu ve daha tehlikeli olacağının düşünüldüğünü kaydeden Yıldız, “Ne olacağını kimse bilmiyor herkes tahminlerde bulunuyor. Pandeminin insanlar üzerinde yarattığı psikolojik etkiler var. Herkes o panikten,  belirsizlikten kaynaklı depresyona girdi. Bu özelde sağlık emekçilerinde daha belirgin oldu” diye belirtti.    ‘Sağlık çalışanlarına test yapılmıyor’   Sağlık emekçilerinin çalışma koşullarından dolayı zorlandığını ve tükendiğini dile getiren Yıldız şöyle konuştu: “Geçen hafta iki sağlık emekçisi intihar etti. Vaka artışlarının bu denli artmasının sebebi insanların bir anda sokağa çıkmasıydı. Avrupa ülkeleri kademeli normalleşmeye geçtiler fakat bizde her şey bir anda normale döndü. Normalleşme demek aslında hayatın normale dönmesi demek yani virüsün bitmesi demektir ancak virüs henüz bitmedi. Semptom göstermediği sürece sağlık çalışanlarına dahi test yapılmıyor. Bunun nedeni ise kitlerin az olması. Vaka sayılarının az olmasının nedeni de budur çünkü test sayısı artıkça vaka sayıları da artacaktır. Pozitif vakalar ancak testle tespit edilebilir. Sağlık çalışanlarına, banka memurlarına, postane çalışanlarına, hizmet sektöründe çalışanlara belli aralıklarla test yapılması gerekiyor yoksa taşıyıcı olanları tespit etmek imkansız olur.”   ‘Normalleşme süreci yanlış aktarıldı ve yanlış algılandı’   Diyarbakır TTB Üyesi Elif Turan da Diyarbakır ve bölgede 1 Haziran itibariyle yoğun bir vaka artışı gözlendiğini söyledi. Elif, “Her gün karantinaya alınan insan sayısı artmaya başlıyor. Normalleşme süreci yanlış aktarıldı ve yanlış algılandı. Normalleşme süreci eski halimize dönmek demek değil, koronavirüsle yaşamayı öğrenmek demekti. Maske takmamız, sosyal mesafe ve kişisel temizliğimize dikkat etmemiz gerekiyordu. Maske takmamak bulaşma riskini artırıyorken, kullanılan maskelerin atılması da ayrı bir sorun. Takılan eldivenlerle her yere dokunuluyor ardından kullanılmaya devam ediliyor. Bunlara dikkat edilmesi gerekiyor” sözlerine işaret etti.   ‘Tespit, virüsün yayılmasını önler’   Virüsün kaynağını tespit etme çalışmalarının iyi ilerlemediğini belirten Yıldız, bu nedenle testlerin sınırlı sayıda yapıldığını dile getirdi. Elif, test yapılması için enfekte olmuş kişilerle temas edilmesinin bile yeterli olmadığını, ciddi bir semptom gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Elif şu sözleri kullandı: “Ateş, öksürük, nefes darlığı gibi semptomlar bulunmuyorsa, test yapılmıyor. Virüsün bir kişide tespit edilmesi sonucu çevresinde temasta bulunan birçok kişiye de test yapılmalıdır. Ancak yeteri kadar test yapılmadığı gibi vaka sayılarında da ne durumda olduğumuzu bilmemekteyiz. TTB olarak en başından beri yaygın bir şekilde test yapılması gerektiğini söylüyoruz. Özellikle risk grubunda bulunan kişiler olmak üzere testlerin yaygınlaşması gerekiyor. Ne kadar vaka tespit edebilirsek, o kadar yayılmasının önüne geçmiş oluruz.”