TJA’nın kampanyası farklı kimliklerden kadınları buluşturacak 2020-09-22 09:04:03   Melike Aydın   DENİZLİ - “Em Xwe Diparêzin” kampanyası ile Denizli’de farklı kimliklerden kadınlarla bir araya gelerek mücadele edeceklerinin mesajını veren TJA aktivisti Cevahir Kayar, “kadınların kendini korumanın mücadeleyi büyütmekle gerçekleşeceğini” vurguladı.   Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde başlayan “Em Xwe Diparêzin” (Kendimizi Savunuyoruz) kampanyasının Denizli ayağı da 20 Temmuz’da başlatıldı. TJA aktivisti Cevahir Kayar, kampanyaya ilişkin konuştu.   ‘Şiddet, sömürü daha da arttı’   “Em Xwe Diparêzin” kampanyasının “batıda yaşayan kadınların da ihtiyacına hitap ettiğini” söyleyen Cevahir, yaklaşık iki haftadır devam eden mahalle çalışmalarında TJA’nın ve başlattığı kampanyanın heyecan yarattığını dile getirdi. Kadına yönelik artan şiddet, emek sömürüsü ve yozlaştırma politikalarının pandemi ile daha da arttığını belirten Cevahir, bunlardan biri olan uyuşturucu kullanımına dikkat çekti. Cevahir, “Uyuşturucu kullanımı özellikle gençler arasında artmış durumda. Örneğin Kürt nüfusunun yoğun olduğu bir mahallemiz var. Bir gün gariban görünümlü biri gelip kötü bir ev tutuyor. Hatta mahalleli maddi durumu yok diye yardım ediyor. Ancak bir süre sonra gençleri yanına çektiği ve uyuşturucuya alıştırdığı anlaşılıyor. Bir gecede ansızın ortadan kayboluyor. Ancak mahallede neredeyse uyuşturucu kullanmayan ev yok ve bu saklanıyor. Mücadele etmekten ziyade susup kabulleniliyor. Annelerin ise itirazı var her zamanki gibi” sözlerini kullandı.    ‘Ev içi kölelik fıtrat gibi dayatıldı’   Devletin kadını sosyal alandan soyutlama politikalarının hep var olduğunu, ev içi köleliğin “kadının fıtratı” gibi dayatıldığını kaydeden Cevahir, devletin Kürt kadınına yöneliminin de bu şekilde devam ettiğini ifade etti. Pandemiyle beraber kadının ev içi iş yükünün de devletin baskı ve tehdidinin de arttığına işaret eden Cevahir, “Bizler de mahallelerde kadınlarla konuşurken şahit oluyoruz, hissediyoruz. Kadınlar gözaltına alınma, tutuklanma korkusu yaşıyor, gelecek kaygısı, elindekini de kaybetme korkusu yaşıyor. Bu nedenle de kendini koruma güdüsüyle yaklaşıyor. Biz de aslında bu korumanın mücadeleyi büyütmekle gerçekleşeceğini anlatıyoruz” dedi.   Farklı kimliklerden kadınlar da katılacak   Denizli’de farklı siyasi oluşumlardan kadınların hak ihlallerine karşı bir araya gelebildiğini, ayrıca Denizli Kadınlar Birlikte Güçlü platformu içinde yer aldıklarını söyleyen Cevahir, “Denizli pilot bölge olduğu için özellikle İran’dan yoğun göçler alıyor. Afganistan’dan, Somali’den göçler de var ve göçmen kadınların sorunları bilinmiyor. Sınırlı sayıda da olsa Ermeni kadınlar ve Alevi kadınlar da var. Koşulların yaratılması halinde o kadınlara da ulaşabilmemiz mümkün” ifadelerini kullandı.     ‘Dayanışmayı büyütüyoruz’   Değerlendirmesinde, Kürtlere yönelik ırkçı saldırılara da işaret eden Cevahir, halkların birbirine düşman olmadığının altını çizdi. Ayrıştırıcı politikaların aşılmasında öncülüğü kadınların yapacağını söyleyen Cevahir, şöyle konuştu: “HDP’li kadınlar olarak da çalışırken aynı söylemle gidiyoruz. Biz kadınların birleştirici olması gerektiğine inanıyoruz. Bir kadın tecavüze maruz kaldığı zaman kimliğini, nereli olduğunu, dinini sorgulamıyoruz. Yanında olmamız gerektiğini anlıyoruz. Gülistan Doku, İpek Er örneği var. Denizli’de Hafize Kurban olayı var. Bunun dayanışmasını büyütüyoruz. Kadın kimliğinden kadın sınıfsal mücadelesinden bahsediyoruz. Toplumun yarısı olmakla beraber burada bir sınıf olduğumuzu dile getiriyoruz ve bütünlük sergilemek zorunda olduğumuzu biliyoruz. Başarabileceğimizi biliyoruz. İktidarın, faşizmin bütün yönelimlerine karşı umudumuz hep var ve bizi ayakta tutan da umut.”