CFWIJ Kurucu Direktörü Kiran: Türkiye'deki durumdan endişe duyuyoruz 2020-09-22 09:06:08   Habibe Eren   ANKARA - Gazetecilikte Kadın Koalisyonu verilerine göre bu yılın ilk yarısında en az 68 kadın gazeteci saldırıya uğradı, kadın gazetecilere yönelik tehditlerde ise Türkiye ilk beş ülke arasında üçüncü sırada. Koalisyonun Kurucu Direktörü Kiran Nazish Türkiye’deki durumdan endişe duyduklarını belirterek, " Türkiye en çok kadın gazeteci hapseden ülke olarak gösterilebilir.  Bizim takip ettiğimiz ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor" dedi.    New York ve Avustralya merkezli olarak 2017 yılında kurulan bir kadın gazeteciler ağı olan Coalition For Women in Journalism ( Gazetecilikte Kadın Koalisyonu), dünya çapında kadın gazetecilere yönelik artan fiziksel ve online saldırılara karşı bugün  #ThreatsToWIJ hashtagiyle dünya çapında bir kampanya düzenleyecek. CFWIJ bu kampanyayı ilk kez 2018’de, Gazeteci Gauri Lankesh’in 5 Eylül’de Hindistan’da katledilmesiyle başlattı.    Koalisyon kampanyayı, “Bu yıl aynı gün Pakistanlı gazeteci Shaheena Shaheen katledildi. Kadın gazetecilerin, bu denli sonuçlara ve hatta ölümlere yol açan tehditlere her gün maruz kaldığını göstermek için bu kez kampanyayı küresel olarak başlatmaya karar verdik” sözleriyle duyurdu.    Türkiye ilk beş ülke arasında    Gazetecilikte Kadın Koalisyonu verilerine göre bu yılın ilk yarısında en az 68 kadın gazeteci mesleğini icra ederken saldırıya uğradı. Aynı rakam 2019 yılının ilk yarısında en az 16 idi. Bu yılın ilk yarısında totalde kaydedilen vakaların 25’ini online tacize ve hakarete maruz kalan gazeteciler oluştururken bu rakam 2019 yılının ilk yarısında 17 idi. Kadın gazetecilere yönelik tehditlerin bölgesel dağılıma bakıldığında 2020 yılının ilk yarısında en çok vaka kaydedilen 5 ülke sırasıyla Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan, Türkiye, Mısır ve Pakistan.   Ortadoğu, Pakistan ve Asya’da gazetecilik yapan ve gazetecilik faaliyetleri nedeni ile ABD’ye iltica etmek zorunda kalan Gazetecilikte Kadın Koalisyonu (Women in Journalism) Kurucu Direktörü Kiran Nazish,  hem Ortadoğu’daki deneyimlerini hem koalisyonu hem de kadın gazetecilerin yaşadığı sorunları değerlendirdi.    ‘Kadınların sahip oldukları haklar ellerinden alınmaya çalışılıyor’   Ortadoğu ve Güney Asya bölgeleri arasında çok benzer olan iki nokta olduğuna dikkat çeken Kiran,  iki bölgede de yaşayan toplumun ya Müslümanlardan ya da tutucu insanlardan oluştuğunu belirtti. Bir diğer ortak noktanın ise toplumun liberal ve seküler kısmının azınlıklardan oluştuğunu ifade eden Kiran,  “Tutucu ülkelerdeki toplumlarda azınlık olmayan kesim kadın haklarına dair hiçbir düzenleme yapmıyorlar. Dolayısıyla insan hakları noktasında en çok problemler de buradan çıkıyor. Kadınların sahip oldukları haklar ellerinden alınmaya çalışılıyor. Ve insan hakları noktasında sorunlu olan ülkelerde bu durum demokrasileri de doğrudan etkiliyor. Pakistan’a geldiğimizde orası da Ortadoğu’daki diğer birçok ülke ile aynı sorunları yaşıyor. Liberaller orada da azınlıkta ve hep mücadele ediyor. İnsanlar demokrasi gereği olmasına rağmen haklarını savunamıyor. Hatta öyle ki Pakistan hükümeti, insan hakları ve kadın haklarını savunan liberalleri ya hapse atıyor ya da öldürülmelerine göz yumuyor” dedi.   ‘Pakistan’da artık herkesi öldürüyorlar’   Yalnızca Pakistan değil, Ortadoğu’daki birçok ülkede ve Türkiye’de insan hakları savunucuları ve gazetecilerin cezaevinde olduğunu vurgulayan Kiran, ancak Pakistan’da artık hak savunuculuğu yapmanın bile mümkün olmadığını dile getirdi. Kiran, “Çünkü bu insanlar 70’lerde 80’lerde cezaevlerindeydiler; fakat artık hepsi öldürüldü. Ve ülkedeki herkesi susturmayı başardılar böylece” belirtti.     ‘Türkiye’de gazeteciler cinsiyet ayrımına maruz kalıyor’   Türkiye’de çalışmalarına devam etmek istemelerinin en temel sebeplerinden birisinin; Türkiye’de gazetecilerin cinsiyet ayrımcılığına maruz kalması olduğunu dile getiren Kiran, “İster iktidara yakın bir medya kuruluşu olsun ister, muhalefete yakın olsun neresi olursa olsun kadın gazetecilerin her anlamda eşitsizliğe maruz kaldığını gördük en çokta bununla mücadele etmek istedik” ifadelerini kullandı.   ‘Türkiye’deki durumdan endişeliyiz’   Haber merkezinde kadınların ayrımcılığa maruz kaldığını dile getiren Kiran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela; bir haber merkezindeki bir kadın gazeteci evli ise ona daha farklı bir gözle bakılıyor. Yükselme şansının olması, kısıtlanması, aslında sahip olabileceği yeterli kaynaklara sahip olamaması… İkinci nokta ise hükümetin kadın gazetecilere tavrı ve yaptırımları. Bir kadın gazeteci insan hakları veya kadın hakları ile konuştuğunda veya haber yaptığında çok agresif bir şekilde hedef alınıyor. Zaten dünyadaki diğer ülkelerle kıyaslandığında Türkiye en çok kadın gazeteci hapseden ülke olarak gösterilebilir. Türkiye bizim takip ettiğimiz ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor. Her gün bir duruşma takip ediyoruz, her gün bir kadın gazetecinin duruşması oluyor. Ya da çok sık olarak tanık olduğumuz şeylerden birisi kadın gazetecilerinin evinin basılması oluyor. Alanda fiziksel saldırı, tacize maruz kalan kadın gazeteciler oluyor. Bu yüzden Türkiye takip ettiğimiz ülkelerin en başında geliyor. Türkiye’deki durumdan endişeliyiz ve kaydettiğimiz vakalar arasında en yüksek olan ülkeler arasında.”   ‘Seyirci kalamadım’   Koalisyonu, 17 yıl gazeteci olarak çalıştıktan sonra kurmaya karar verdiğini anlatan Kiran,  aynı zamanda Pakistan ve Hindistan’da gazetecilik alanında profesör olarak çalıştığını ve şu an Kanada’da bir üniversitede profesör olarak çalıştığını sözlerini ekledi. Kadın gazetecileri eğiten ve mesleklerinde yardımcı olan bir pozisyonu olduklarını kaydeden Kiran,  koalisyonu kurma amacını şu sözlerle anlattı: “Özellikle Pakistan ve Afganistan gibi ülkelerde çok zor şartlarda gazetecilik yapan kadın gazetecilere eğitmenlik yaptım. Dünyanın birçok yerinde birçok farklı şekilde kadın gazeteciler hedef alınıyor. Yani bu çalıştığınız yerdeki ayrımcılıktan başlıyor ve sadece bir ülkeyle sınırlı olan bir şey değil. Pakistan’da çalışırken de bu ayrımcılığa tanık oldum, sadece tanık olmakla kalmadım cinsiyetim yüzümden aynı ayrımcılığa ben de maruz kaldım. Pakistan’dan sonra Afganistan’da çalıştım. Burada Taliban’ın saldırısına uğrayan çok fazla kadın gazeteci gördüm. Sonra Ortadoğu’da ve ardından Meksika ve Amerika’da çalıştım,  birçok kadın gazetecinin çalışma koşullarına tanık oldum. Hiç biri erkek gazetecilerle aynı maaşı almıyordu. Sonra bu koalisyonu bütün dünyadaki kadın gazeteciler için kurmaya karar verdim. Doğu’dan batıya bütün kadın gazeteciler aynı sorunlarla mücadele ederken buna seyirci kalmak istemedim.”   ‘Hala kadın gazeteciler aynı şeyler için mücadele ediyor’   Kiran, “2020’ye gelmiş olmamıza rağmen hala kadın gazeteciler aynı şeyler için mücadele ediyor. Geçen yıl savunuculuğa başladık ve sonunda insanların bize kulak verdiğini ve anlattığımız şeyleri duyduğunu ve farkındalık yaratmaya başladığımızı gördük. Kadın gazetecilerin hakları konusunda gerek hükümetleri gerek medya kuruluşlarını gerekse haber merkezlerini biraz daha bu yöne bakmaları konusunda zorladık” dedi.    Kiran Nazish kimdir?   Güney Asya ve Ortadoğu’yu kapsayan bağımsız bir gazeteci. 2015'te Federe Kürdistan Bölgesi'nde yaşayan Kiran, DAİŞ’e karşı savaşı, Kürt mücadelesini ve bölgedeki mülteci krizlerini inceledi. 2014 yılında Daniel Pearl Bursu ile ödüllendirildi. Hindistan'da Covering Conflict ve International Journalism dersleri vermiş bir gazetecilik profesörü ve Pakistan'da eski bir demokrasi hakları aktivisti. Şu anda Pakistan'daki sansürün görkemli inceliklerini anlatan bir kitap üzerinde çalışıyor. Pakistan, Nepal, Hindistan, Afganistan, Türkiye, Suriye, Irak ve ABD’den haberler yaptı. Şu an ABD’de yaşıyor.