‘Önderimiz, bizleri karanlıktan aydınlığa getirdi’ 2020-10-29 09:02:08   ŞIRNAK - PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride ilişkin konuşan kadınlar, tecridin ülkede hatta dünyada birçok soruna neden olduğunu kaydetti.“Önderimiz, bizleri karanlıktan aydınlığa getirdi” diyen kadınlar tecridin bir an önce son bulması gerektiğini söyledi.    PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde yürütülen tecrit devam ediyor. Avukatları ve aile bireyleri ile görüştürülmeyen Abdullah Öcalan ve yanında bulunan 3 kişiye 6 aylık iletişim ve avukat görüşü yasağı getirildi. Derinleşen tecrit toplum üzerine etki ederken, toplumun birçok kesimi tarafından ülkedeki sorunların temel kaynağı olarak tecridi görüyor. Şırnaklı kadınlar, sorunların temel kaynağı olan tecridin kaldırılması gerektiğini vurguladı.   ‘Tecridin ağırlaşmasıyla yaşam daha zor bir hale geliyor’   Konuşmasına PKK Lideri Abdullah Öcalan’a selam göndererek başlayan Safiye Belge (65), tüm halklar gibi huzur ve barış içinde yaşamak istediklerini dile getirdi. İstedikleri tek şeyin özgür bir yaşam olduğuna dikkat çeken Safiye,“Tüm önderler gibi Önderimizin de özgür olmasını, halkının yanında olmasını istiyoruz. Tecridin ağırlaşmasıyla yaşam daha da zor bir hale geliyor. Özellikle de cezaevleri ağırlaşan tecritten en çok etkilenen alanlardan. Tutsaklar üzerindeki baskılar artarak devam ediyor. Dünyaya Kürt olarak geldik ve Kürt olarak da öleceğiz. Kimliğimizi asla inkar etmeyeceğiz. Onlar bize ne yaparsa yapsın biz Kürdüz. Sürdürülen savaşın durması için tecride son verilmesi gerekiyor. İktidar çıkarları doğrultusunda tecridi bilerek ağırlaştırıyor. Kimsenin ölmemesi için savaşın durmasını istiyoruz. Annelerin gözyaşı akıtmasını istemiyoruz artık. Bugün Önderimiz özgür olsaydı özgür bir yaşam sürdürüyor olacaktık” diye belirtti.   ‘Önderimiz, özgür bir yaşam için bir direniş başlattı’   Taybet Tatlı (48) da ağırlaştırılmış tecridi kınayarak, tüm halklar gibi Kürt halkının da özgür bir yaşam sürme hakkına sahip olduğunu kaydetti. Halk olarak yılardır baskılara maruz kaldıklarını belirten Taybet şöyle devam etti: “Artık bizim de huzurlu bir yaşam sürme hakkımız var. Önderimiz, özgür bir yaşam için bir direniş başlattı. Biz kadınlar da onun sayesinde varlığımızdan haberdar olduk. Devlet bizden dilimizi almak ve yok etmek istiyor. Devlet ne yaparsa yapsın irademizi kıramayacak çünkü irademiz yüreğimizdedir. Önderimizin özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz. Her şeyden önce Önderimizin özgürlüğünü talep ediyoruz. Eğer Önderimiz özgürlüğüne kavuşursa savaş da duracak. Yıllardır kalıcı barış ve özgürlük talebinde bulunuyoruz. Tüm Kürtlerin Önderine sahip çıkması gerekiyor. Ne zamana kadar esir olacağız? Kızlarımıza ve çocuklarımıza tecavüz ediyorlar, çocuklarımızı öldürüyor ve tutsak ediyorlar.”    ‘Savaş, tecridin ağırlaşmasıyla büyüdü’   Fatma Küçük (50), tek isteklerinin tecridin kaldırılması olduğunu ifade etti. Fatma, huzurlu, güzel ve özgür bir yaşam istediklerine işaret ederek, “Yıllardır savaş koşullarında yaşam sürdürüyoruz. Bu savaşta çok sayıda kişi yaşamını yitirdi ve yitirmeye devam ediyor. Bu savaş,tecridin ağırlaşmasıyla büyüdü. Tecridin yaşamımızda büyük etkileri var. Yaşamın her alanında saldırılara maruz kalıyoruz. Bu savaşın durması için tecridin bir an önce kalkması gerek. Tecrit insanlık suçudur ve kabul edilemez. Tecridin kaldırılması için birlikteliğin oluşması gerek. Tecride karşı sesimizi yükseltelim” sözlerine yer verdi.   ‘Tecrit en çok kadını etkiliyor’   Hüsna Aslan (45) ise tecridin tüm toplum üzerine etki ettiğinin altını çizdi. Özellikle kadınların tecritten etkilendiğine dikkat çeken Hüsna, kadınlara özgürlük yolunu Abdullah Öcalan’ın açtığını vurguladı. “Önderimiz,bizleri karanlıktan aydınlığa getirdi” diyen Hüsna, “Önderlik sayesinde zulme karşı direniyoruz. O yüzden de tecrit en çok kadını etkiliyor. Elbette Kürt halkını da etkiliyor. Örneğin ben eskiden ne varlığımı ne de özgürlüğü bilmiyordum ama Önderimiz sayesinde varlığımı ve kimliğimi tanıdım. Önderimiz bizim önümüzü açtı ve onun sayesinde hem dünyayı hem de kadını tanıdık. İktidar keyfi bir şekilde tecridi ağırlaştırıyor. Önderimizle görüşmeler yapılıyor olsaydı bugün bu savaş olmuyor olacaktı ve dünya daha güzel olacaktı. İktidar, Kürt halkının özgür ve bilgili olmasını istemiyor. O yüzden de tecridi ağırlaştırıyor” ifadelerini kullandı.   ‘Direnişimiz bu zulmü sonlandıracaktır’   Tecride karşı kadının sesini yükseltmesi gerektiğine işaret eden Hüsna, direnmekten başka yollarının olmadığını kaydetti. Hüsna, insanların daima direnmesi gerektiğini söyleyerek, “Direnişimiz bu zulmü sonlandıracaktır. Tecridin derinleşmesiyle cezaevlerindeki hak ihlalleri de artmaya başladı. Bu zulmün son bulması için tecridin bir an önce kaldırılması gerekiyor. Tüm dünya halkları Kürt halkı üzerinde nasıl bir zulüm yürütüldüğünü görsün. Evden adımımızı attığımız anda kapının önünde tecrit altındayız. Biz anneler üzerinde de büyük zulümler var. Konuştuğumuzda iktidar bizi alıp cezaevine koyuyor. Devlet, kadının özgürleşmesini istemiyor, köle kalmasını istiyor. Tecride karşı sesimizi yükselteceğiz. Susmak insanlık suçudur” dedi.