‘Önderliğimizin özgürlüğünü istiyoruz’ 2021-02-12 09:10:15     MUĞLA - Cezaevlerinde devam eden açlık grevi eyleminin önemini vurgulayan tutsak Mehmet Çelik’in annesi Zeynep Çelik, bu eylemin tecride karşı başlatıldığını ve tecridin bir an önce kaldırılması gerektiğini söyledi. Zeynep bunun için ise “Mücadele Kürtlerin hakkıdır” dedi.    PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması cezaevlerindeki hak ihlallerinin son bulması için Türkiye ve bölge cezaevlerinde siyasi tutsakların 27 Kasım 2020’de başlattığı süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemi 16’ncı grupla 78’inci gününde devam ediyor. Tutsakların eyleminin önemini ve tecridin kaldırılması gerekliliği üzerinde duran aileler, diğer yandan Abdullah Öcalan’ın uluslararası komplo ile 15 Şubat 1999’da Türkiye’ye getirilişinin 22’nci yıldönümüne işaret etti.    Kayseri Cezaevi’nde açlık grevi eyleminde yer alan tutsak Mehmet Çelik’in annesi Zeynep Çelik, Kürtlere yönelik baskılara ve ağırlaştırılmış tecride ilişkin konuştu.    ‘Tutsaklar hukuksuzluğa karşı direniyor’   Mehmet’in 10 yıl önce Diyarbakır’da düzenlenen barış mitingine katıldığı için tutuklandığını belirten Zeynep, oğlunun, 2018-2019 yıllarında Demokratik Toplum Kongresi Eşbaşkanı Leyla Güven’in başlattığı açlık grevi eylemine de katıldığını hatırlattı. Zeynep, “Tutsaklar, hukuksuzluğa karşı direniyor, herkes onlara destek vermeli. Bizi yönetenler sadece bir gün bizim çocuklarımızı kendi çocuklarının yerine koysun ve nasıl oluyormuş görsün. Onlar insan hakları davasının arkasındalar” dedi.    ‘Müzakereler başlatılsın’   Tutsakların demokrasi mücadelesi verdiğini söyleyen Zeynep, “Biz de onlar gibi Önderliğimizin özgürlüğünü istiyoruz. Birleşmek istiyoruz, diğer halklar gibi bir arada olmak istiyoruz. Bizim için Fars, Arap, Türk fark etmiyor, hepsini aynı görüyoruz, onlar da bize saygı duysun. Neden bu kadar zulüm? Önderlikle müzakereler başlatılsın” dedi.   ‘Mücadele Kürtlerin hakkıdır’   Ekonomik nedenlerden dolayı yaklaşık 45 yıl önce Muş’tan Muğla’ya göç etmek zorunda bırakıldıklarını söyleyen Zeynep, bu süre zarfında Kürtlere yönelik baskıların devam ettiğini, kimliğini inkar etmelerinin istendiğini söyledi. Baskılara rağmen Kürtçe konuşmaya devam ettiklerini vurgulayan Zeynep, “Torunlarım Kürtçeyi az konuşuyor. Zamanla unutuyorlar, çünkü Kürtçe ders yok. Türkçe eğitim verildiği için anadillerini unutmak zorunda bırakılıyorlar. Bu da zulümdür. Mücadele, Kürtlerin hakkıdır. Bize neden bu ahlaksızlığı yapıyorlar” diye sordu.    ‘Birlik olmazsak her anne aynı şeyi yaşayacak’    Siyasi tutsakları Türk-Kürt ayrımı yapmadan kendi çocukları gibi gördüğünü ifade eden Zeynep, ailelerin birlik olması gerekliliği üzerinde durdu. Zeynep, “Eğer birlik olmazsak aynı şeyleri her anne yaşayacak” dedi.    ‘Tecrit hem cezaevinde hem dışarıda yaşanıyor’   Her milletin bir lideri olduğu gibi Kürtlerin de bir lideri olduğunu dile getiren Zeynep, “İmralı’ya avukat ve aile görüşü serbest bırakılsın. Talepler kabul edilirse belki açlık grevinden vazgeçerler. Tecrit, cezaevlerinden dışarıda da yaşanıyor. Hem tutsaklara hem de tutsak yakınlarına hakaret ediliyor. Çocuğumuza elbise gönderiyoruz, vermiyorlar. Telefonda iyiyiz diyorlar ama bilmiyoruz. Bekçi, polis bugün her yerde var. Biz demokrasi, insanlık istiyoruz” diye konuştu.