Yunanistan’da açlık grevi: Önderlikle görüşme sağlansın 2021-02-17 09:03:28     HABER MERKEZİ - Yunanistan’ın Lavrion Kampı’nda kalan ve açlık grevlerine dahil olan Berivan Karakoyun ile Fatma Verim, devletlerin PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fikir ve düşüncelerinden korktuğunu belirterek, CPT’nin görevlerini yerine getirmesi çağrısında bulundu.   PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın uluslararası komplo sonucunda Türkiye’ye getirilişinin üzerinden 22 yıl geçti. İmralı Cezaevi’nde tutulan Abdullah Öcalan, ağırlaştırılmış tecrit uygulamaları ile hukuksuzluğa maruz kalırken, haklardan ise faydalanamamakta. Cezaevlerinde bulunan tutsaklar başta olmak üzere Abdullah Öcalan’ın fikir ve ideolojisini benimsemiş kişiler dönem dönem uygulanan tecridi sonlandırma adına birçok eylem ve etkinlik düzenledi, düzenliyor. PKK ve PAJK’lı tutsakların da 27 Kasım 2020 tarihinde ağırlaştırılmış tecride ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine karşı süresiz-dönüşümlü başlattıkları açlık grevi 83’üncü gününde devam ediyor. Cezaevlerinde başlatılan açlık grevleri sürerken, farklı ülkelerde kalan Kürtler ve dostları da tutsakların eylemini büyütmek için tecride karşı açlık grevine başladı.   Yunanistan’ın Lavrion Kampı’nda başlatılan açlık grevi 46’ıncı gününde devam ederken, açlık grevine dahil olan eylemcilerden Berivan Karakoyun ve Fatma Verim açlık grevinin amacını ve tecridi değerlendirdi.   ‘Kürt halkı hakikati ve gerçeği çok iyi biliyor’   Eylemlerini sadece açlık grevi ile sınırlandırmadıklarını ifade eden Berivan Karakoyun, direnişin her yerde olduğunu ve bu direnişi büyütmeyi hedeflediklerini söyledi. Berivan, “Abdullah Öcalan’ın da diğer tutsaklar gibi haklara sahip olması gerekirken, hakları elinden alınarak tecrit uygulanıyor. Kürt halkı ve dostları bunu asla kabul etmeyecektir. Bu tecrit sadece bir kişiye değil, bir topluma uygulanıyor. Öte yandan Kürt halkı üzerinden her daim süren bir komplo olmuştur. Örneklerini Şêx Sait, Seyit Rıza ve Heval Sara şahsında verebiliriz. Fakat hiçbir zaman amaçlarına ulaşamayacaklar. Çünkü Kürt halkı hakikati ve gerçeği çok iyi biliyor. Dostunu da düşmanını da tanıyacak güçtedir. Açlık grevine dahil olan tüm tutsakları ve dışarıda açlık grevlerine dahil olan her eylemciyi Kemal Pir, Mazlum Doğan’ın direniş ruhuyla selamlıyor ve kutluyorum” ifadelerine yer verdi.   ‘Komplo devletlerin kirli yüzünü açığa çıkardı’   Devletlerin grevler konusunda sessiz kalmalarını eleştiren Berivan, Kürt halkının çok direnişçi bir yapıya sahip olduğunu ve hiçbir şekilde Kürtleri test etmeye kalkmamaları gerektiğini sözlerine ekledi. Berivan, Abdullah Öcalan’a dönük gerçekleşen komplodan 7’den 70’e herkesin etkilendiğini ve birçok kişinin bedenini ateşe verdiğini hatırlatarak, “Komplo sonucunda devletlerin kirli yüzleri açığa çıktı. Bunca devletin bir araya gelerek Abdullah Öcalan’ın esir edilmesinin nedeni onun fikirlerinden ve düşüncelerinden korkmalarıdır. Önderliğin düşünceleri insanlığın düşünceleridir, ezilen halkların düşünceleridir. Bundan kaynaklı Kürt halkını pazarlık konusu yaptılar. Tüm ulus devletler büyük bir hata içerisindedir, derhal bu yanlıştan vazgeçsinler. Kürt halkı her zaman o yanlışları söylemeye devam edecektir” dedi.   ‘Neden kimse açlık grevlerinden bahsetmiyor’   Yunanistan’da başlatılan açlık grevlerinde Yunanistanlı yetkililerin çok az sayıda ziyarete geldiğini kaydeden Berivan, “Neden bu direnişe kulaklarını kapatmışlar, neden böyle bir şey yapılıyor? Dünyanın basını neden bedenini ölüme yatırmış insanlar için bir şey yapmıyor? Ayrıca Türk devletinin de basını hiçbir şekilde açlık grevlerinden bahsetmiyor. Bugün burada insanlar bedenlerini açlığa yatırmış. Sesin çıkmaması vicdansızlıktır. Eğer Kürtlerin dostu varsa ses çıkarsınlar, insanlık görevlerini yerine getirsinler. Çünkü Kürt Önderi Abdullah Öcalan üzerinde insanlık dışı muamele uygulanıyor. Bizler de buradan CPT’nin bağımsız olmadığını söylüyoruz. Eğer bağımsız bir komisyon ise tutukları raporları kamuoyu ile paylaşsın. Diğer devletler de Türkiye’ye yaptırım uygulasın. CPT görevini yerine getirmiyor. Bizler buradan CPT’ye sesleniyoruz: Görevini yerine getirsin. Kürt Önderi’nin durumu ne, kamuoyu ile paylaşılsın. Buna göre diğer devletler de tavırlarını ortaya koysunlar. Eğer onlar tavırlarını ortaya koymazlarsa Kürtler tavırlarını uluslararası alanda ortaya koyacaktır” şeklinde konuştu.   ‘Gün Önderliğin özgürlüğüne kavuşma günüdür’   Berivan, Kürtlerin tek çaresinin “birlik” olduğunu vurgulayarak, konuşmasına şöyle devam etti: “Kürt Halk Önderi 1992 yılından bu yana Ulusal Kongre’yi inşa etmek için çabalıyor. Birçok demokratik parti bir araya gelerek kongrenin tarihini belirlemeye çalışıyor. Ancak Erdoğan Güney Kürdistan hükümetini çağırarak onlarla bir araya geliyor. Daha sonrasında Güney Kürdistan hükümeti uluslararası kongre için bir araya gelmeyeceklerini söylüyorlar ve birlik olmayı kabul etmiyorlar. Çünkü tahtlarını kaybetmekten korkuyorlar. Mesut Barzani tahtından korkmasın. Yaptığı yanlıştan dönsün diyoruz. Çünkü yanlıştan dönmez ise yenileyecektir. Şu an Erdoğan’ın iktidarda olduğu hükümetle beraber 8 hükümettir, Önder Apo’nun fikirlerini parçalamak istiyorlar. Ancak bizler diyoruz hakikat karşısında hiçbir güç duramaz. Bir kez daha herkese buradan sesleniyorum bugün direniş, birlik ve barış günüdür. Önderliğin üzerindeki tecridi kaldırmak yetmez, gün Önderliğin özgürlüğüne kavuşma günüdür.”   ‘Önderlik yıllardır dört duvar arasında’   Açlık grevlerine dahil olan Fatma Verim ise cezaevlerinde bulunan tutsakları selamladığını ve direnişleri önünde saygı ile eğildiğini belirterek, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecridin tüm Kürt halkı üzerinde uygulandığını söyledi. Fatma, “Tecridi asla kabul etmiyoruz. Bizler nerede olursak olalım her yerde mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bizler vicdan sahibi olan herkese buradan sesleniyoruz: Cezaevlerinde bedenlerini ölüme yatıran tutsakları görsünler. Yaşanan bu zulmü  kabul etmesinler. Yıllardır Önderlik dört duvar arasında, ailesi ve avukatları ile görüştürülmüyor. Dünya hakları buna nasıl göz yumuyor?  Bizlerde kadınlar olarak bu tecridi kabul etmiyoruz ve her zaman alanlarda olmaya devam edeceğiz. Önderliğimizin davasının arkasında olacağız ve onun davasını bırakmayacağız” diye belirtti.   ‘Görüşme sağlansın’   Fatma, 8 Kasım 2018 yılında başlatılan açlık grevlerinde 9 kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, “Anneler her bir evladını büyütene kadar birçok acı çekiyor. Bundan kaynaklı da en çok etkilenen kişiler anneler oluyor. Bizler de artık yeter diyoruz. Nereye kadar bu zulüm devam edecek. Kanımızdan ne zaman ellerini çekecekler. Barıştan yana olan insanlara çağrımdır: Herkes bu grevlere elini uzatsın. Zindanlarda bedenlerini açlığa yatıran tutsakların talepleri yerine getirilerek, Önderlikle görüşme sağlansın. Tecrit kalksın” diye ifade etti.