92 Newrozu'ndan bugüne: Berivanların direnişi sürüyor 2021-03-18 09:01:01     Rojda Aydın   ŞIRNAK - 1992 Cizre Newrozu’nun tanıklarından Ayşe Ertene, “Berivan Ciziri’den sonra dünyaya gelen birçok çocuğa ‘Berivan’ ismi verildi. Ve bugün ‘o’ Berivanlar mücadeleyi ve direnişi sürdürüyor” diyor.    Direnişin bayramlaştırdığı efsanelerden süzülüp gelen Newroz, bölgede yaşayan her kadın için oldukça önemli. Diğer bir deyişle baharın gelişini müjdeleyen Newroz’un Kürt halkı için anlamı ise çok büyük. Tarihsel açıdan bakıldığında ise akla ilk gelenlerden biri de 1992 Cizre Newrozu’dur Kürt halkının hafızalarına kazınmış olan Cizre Newroz’u tarihe “Kanlı Newroz” diye geçmiş olsa da Kürtler için aslında direniş Newrozu’dur. Resmi verilere göre 1992’de Newroz kutlamalarına yönelik saldırılarda Şırnak’ta 47, Cizre’de 57 ve Nusaybin’de 16 kişi katledildi.   Cizre Newrozu’nda yaşamını yitiren ve 3 çocuğu olan Hüseyin Ertene’nin eşi Ayşe Ertene (51), o süreçte yaşananları ajansımıza anlattı. 92 Newroz’unda 21 yaşında olan Ayşe, “O günü asla unutmayacağız” diyor.    ‘Halka ateş açıldı’   Anlatmaya “Kanlı ve vahşet bir gündü” diye başlayan Ayşe şöyle devam ediyor: “Devlet o süreçte ‘Herkes serbest bir şekilde Newroz’u kutlayabilir’ dedi. Bizler de yöresel kıyafetlerimizi giyerek Newroz alanına gittik. Çocuğum 40 günlüktü ama Newroz’da evde duramazdım. Ailem çocuğum var diye Newroz’a katılmama izin vermiyordu. Ama ben kimseyi dinlemedim ve kutlamanın olduğu alana gittim. Newroz alanında halaylarımızı çektik. Bir süre sonra haber geldi. Devletin Cudi Mahallesi’nde yolları kapattığını duyduk. Aradan kısa zaman geçtikten sonra polisler biber gazı atmaya başladı. Daha sonra Cudi Mahallesi’nde 4 kişinin devlet tarafından öldürüldüğünü öğrendik. Yediden yetmişe o dönem herkes alanlardaydı ve korkmuyordu. Daha sonra kitlesel bir şekilde mezarlığa doğru yürüyüşe geçtik. Ve bir anda silahlar sıkılmaya başladı, saldırdılar. Herkesi bir yere dağıttılar.”    Eşi Hüseyin katledildi…   92 Newrozu’nda birçok kişinin yaşamını yitirdiğini ve yaralandığını ifade eden Ayşe, “İnsanlar esir alınmış. Halk orada tutulmuş bir yere kıpırdayamıyor. Çok sayıda kişi yaralandı. Halk onların tedavisini yapmaya çalıştı. Ailem, eşim Hüseyin’in öldürüldüğünü o akşam öğrenmişti. Ama bana bir şey demediler. O gün sabaha kadar uyumadım ve eşimi arıyordum sokaklarda. Ailem, bana sabah eşimin öldürüldüğünü söyledi. Eşimin öldürüldüğünü duyunca kendimden geçtim. Sabaha kadar sokaklarda çatışma devam etti. Çatışmanın yaşandığı sonraki gün hastaneye gittik eşimin cenazesini getirdik. Eşimin cenazesini camiye yıkamak için götürdük ve devlet buna izin vermiyordu. Dışarıya çıktığımız zaman saldırıyordu. En son 4- 5 kişi cenazeyi alıp mezarlığa götürdü. Mezarlıkta da saldırı oldu. Zar zor defnettik. O gün çocuk yaşlı demeden herkese saldırdılar ve öldürdüler. O kara günü hiçbir zaman unutmadık ve unutturmayacağız” diye belirtiyor.   ‘Berivan, direnişçi, mücadeleci ve güçlü bir kadındı’   Cizre Newrozu’nda halka öncülük eden Berivan Ciziri’yi hatırlatan Ayşe, şunları dile getiriyor: “Berivan halk için direnişin sembolü oldu. Berivan, direnişçi, mücadeleci ve güçlü bir kadındı. Berivan küçük yaşlarda mücadele içerisinde yerini aldı ve direnişini sürdürdü. Bilgili ve iyi bir kadındı. Halkına düşkündü. 92 Newrozu’nda yine öncülük yaparak, direnişte yerini aldı. O kara gün kolundan yaralanmasına rağmen direniş alanını bırakıp gitmedi. Berivan direnişi ve güzelliği ile bizleri de kendine aşık etti. Berivan Ciziri’den sonra dünyaya gelen birçok çocuğa ‘Berivan’ ismi verildi. Ve bugün ‘o’ Berivanlar mücadeleyi ve direnişi sürdürüyor. Yolumuz direniş ve mücadele yolu. Bizler şehitlerimizi hiçbir zaman unutmayacağız.”   ‘Zulme karşı boyun eğmeyelim’   Her yıl Newroz Bayramı yaklaşınca, aklına ilk gelenin direniş olduğunu vurgulayan Ayşe, sözlerini şu şekilde tamamlıyor: “Bizler bu yıl da 21 Mart’ta alanlarda Newroz’u kutlayacağız. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Newroz’a katılacağım. Bizler Cizreliler olarak Newroz kutlamasından hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Newroz baharın, yeni yaşamın ve direnişin sembolü. Newroz ateşimiz hiçbir zaman sönmeyecek. Bir kibrit çöpü de olsa ateşi yakıp Newroz’umuzu kutlayacağız. Hiçbir baskı ve engel bizi durduramaz. Büyüklerimiz, bu direniş gününü bugüne kadar kutladı. Bizler de bugün bu direniş mirasına sahip çıkıyoruz. Bu Newroz, Demirci Kawa’nın direnişidir aynı zamanda. Newroz ateşi, barış ve özgürlüğün ateşidir. Ölümlerin son bulmasını istiyoruz. Mücadelemizden vazgeçmeyelim. Tüm gençlerimiz her zaman alanlarda olsun. Zulme karşı boyun eğmeyelim.”