Tutsak annesi Afife: Oğlumdan haber alamıyorum 2021-03-18 09:05:19     DİYARBAKIR - Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutsak Muhammet Kartal'dan haber alamadığını söyleyen annesi Afife Kartal, oğlunun 3 kez açlık grevine girdiğini dile getirerek, "3 haftadır telefon görüşmesine çıkmadı. Cezaevi idaresi ise bilgilerinin olmadığını söylüyor" dedi.   Cezaevlerine yaşanan hak ihlalleri devam ediyor. Çok sayıda cezaevinde pandemi gerekçesiyle tutsaklar birçok hakkından mahrum ediliyor. Keyfi sürgünler, koğuşlara yapılan baskınlar ve verilen hücre cezalarına her gün yenileri ekleniyor.    Üç yıldır Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Muhammet Kartal (22) da hak ihlallerine maruz kalan binlerce tutsaktan biri. 1 yıldır açık görüşlere pandemi nedeniyle çıkamayan Muhammet, 27 Kasım 2020 tarihinde PKK ve PAJK’lı tutsakların başlatmış olduğu süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemine ise 2 kez katıldı. Her hafta ailesiyle telefon görüşmesi yapan Muhammet’in 23 Şubat tarihinden bu yana telefon görüşmesine çıkmadığını kaydeden ailesi, cezaevi idaresinden ise ikna edici bir cevap alamıyor.    Diğer yandan aileleriyle iletişime geçen bazı tutsakların ise, "Cezaevi yönetimi koğuşlara baskın yapıyor. Eşyalarımıza, kitaplarımıza el konuluyor. Açlık grevini bırakmamız yönünde baskı yapıyorlar. Keyfi şekilde karantina bahanesiyle bizi hücrelere koyuyorlar" diye aktardığı ve tutsakların farklı yerlere sürgün ve ya sevk edildiğini aktardığına yer verildi. Muhammet'in de sürgün edilmiş olabileceğini fakat cezaevinden bilgi alamadıkları için endişeli olduklarını dile getiren aile, hak ihlallerinin son bulması çağrısında bulundu.   'Oğlumla ilgili bize bilgi verilmiyor'   Muhammet’in annesi Afife Kartal, 2 Mart’ta telefon görüşmesi için beklediklerini ancak Muhammet’in aramadığını söyleyerek cezaevi idaresini aradığını kaydetti. İdarenin “Bilgimiz yok” cevabını verdiğini ve telefonu kapattığını belirten Afife, "Gece geç saatlerde oğlumla aynı cezaevinde kalan bir tutsağın annesi aradı. Muhammet 'Bizi karantinadayız. O yüzden arayamayacağım' diye haber yollamış. Cezaevini defalarca aradık, bize 'haberimiz yok. Bilgimiz yok' dediler. Oğlum ne durumda bilmiyorum. Muhammet görüşlerde bize cezaevi idaresi tarafından çok baskı gördüklerini, sık sık koğuşların arandığını ve çıplak arama yapmak istediklerini söyledi. Çıplak aramaya itiraz ettiklerinde ise şiddet uygulanıyor. Sıcak su bir saat, soğuk ise günde bir saat veriliyor. İnsanlar bu şekilde nasıl temizliklerini yapacaklar. Hiç temizlik malzemesi verilmiyor. Ben günlerdir oğlumdan haber alamıyorum. Oğlum tecavüzcü, tacizci, katil ve ya hırsız değil. Nedir bu zulüm?" diye sorarak tepki gösterdi.   'Çözüm için bir adım atın ki açlık grevi olmasın'   Cezaevi yönetiminin tutsaklara "Neden açlık grevine giriyorsunuz?" diye sorduğunu ve tepki gösterdiğini söyleyen Afife şöyle devam etti: “Siz de bir çözüm sunun. Başkanları tecrittedir. Çözüm için bir adım atın ki çocuklarımız açlık grevine girmesinler. Sayın Öcalan yıllardır tecritte, haber alınamıyor. Bilgi alınamıyor. Bu adaletsizliktir, kanunsuzluktur. Tutsaklar da durumun düzelmesi için açlık grevine girdi. Şimdi oğlum ne durumda bilmiyorum. Belki Covid-19'a yakalandı. Belki sürgün ettiler. Hiçbir bilgi verilmiyor. Çok endişeliyim, kaygılıyım. Arıyoruz bilgimiz yok deniliyor. Ellerinin altındaki kişiden nasıl bilgileri olmuyor?”   ‘Zulmü kabul etmiyoruz’   "Muhammet en son aradığında açlık grevine girdikleri için haklarında disiplin soruşturması açıldığını söyledi. Kitaplarına, radyolarına el konulduğunu söyledi" diye aktaran Afife, bu zulmü kabul etmediklerinin altını çizdi.    'Ölümle, tutuklamayla çözüme varılmaz'   Tutsak yakınlarına seslenen Afife, “Bir ses verin. Çocuklarımız açlık grevindeyken nasıl evinizde tok oturabiliyorsunuz? Nasıl rahat uyuyabiliyorsunuz? Benim gözüme uyku girmiyor. Yüz günden fazladır açlık grevindeler. Geçen sefer anneler olarak nasıl zincirlerini kırdıysak bu kez de direnip zincirlerini kırmalıyız. O zinciri parçalamalıyız. Evimizde rahat oturmamalıyız. Bir kez yüreğim yandı, ikinci kez yüreğimin yanmasını istemiyorum. Hiçbir annenin yüreğinin yanmasını istemiyorum. Ölümle, tutuklamayla çözüme gidilmez. Bir yere varılmaz. Yüreğim dolu artık ne söyleyeceğimi bilmiyorum" ifadelerini kullandı.