‘Yargıçlar iktidarın suçlarına ortak olmamalı' 2021-04-02 12:24:39     ANKARA - Kobanê davasına ilişkin yapılan açıklamada, tutuklu olanların derhal serbest bırakılması çağrısında bulunularak, “ Yargıçlar, hukuk tanımayan siyasi iktidarın suçlarına ortak olmamalıdır” denildi.    Kobanê protestoları gerekçesiyle tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) önceki dönem Eş Genel Başkanları ve MYK üyelerinin Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutsakların değerlendirildiği duruşma görülmeye devam ediliyor. Davaya ilişkin Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede ve milletvekillerinin katılımı ile Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamayı Ümit Dede yaptı.   ‘Davanın kumpas davası olduğunu sadece bizler ifade etmiyoruz’   Açıklamada, 7 Haziran 2015 seçimlerinden bu yana partileri ile baş edemeyen siyasi iktidar ve iktidarın vesayeti altında olan savcılar ve yargıçların parti üyelerine ve partilerine yönelik kumpas soruşturmaları ile yargılamaların yürütüldüğünü belirtildi. Açıklamanın devamında, “Bu davanın ve benzer mahiyetteki binlerce davanın kumpas davası olduğunu sadece bizler ifade etmiyoruz. AİHM Büyük Dairesi, önceki dönem Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş'ın başvurusuna dair verdiği kararda; özelde Selahattin Demirtaş genelde ise tüm muhalifler hakkında yapılan yargılamaların hukuki olmadığını, siyasi iktidarın vesayeti altına girmiş olan yargı mensupları tarafından verilen siyasi kararlarla tutuklandıklarını ve yargılandıklarını belirtmiştir. Ayrıca AİHM büyük dairesi, bu dosya kapsamında bulunan delillerin hukuka uygun olmadığını ve bu delillere dayanılarak yürütülen yargılamanın da adil olmadığını oldukça net bir şekilde ayrıntılı olarak belirtmiştir” denildi.    ‘Niteliklere haiz bir iddianame olmadığı görüldü’    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın HDP’nin kapatılması için hazırladığı iddianameye değinilen açıklamada, “Anayasa Mahkemesi, bizlerin ve Türkiye'nin tüm saygın hukukçularının da belirttiği gibi, söz konusu belgenin yasalarda belirtilen niteliklere haiz bir iddianame olmadığını, böyle bir belge ve ekindeki delillerle dava açılamayacağını, iki gün önce oy birliği ile kabul ederek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na iade etmiştir. Bu karara ilişkin iktidarın küçük ortağının lideri, ‘AİHM kararları bizi bağlamaz. Biz karşı hamlemizi yapar, işi bitiririz’ diyen iktidarın büyük ortağından esinlenerek, ’Anayasa Mahkemesi'nin iade kararı milli vicdanda hükümsüzdür’ değerlendirmesini yapmış ve hızını alamayarak, Anayasa Mahkemesi'nin kapatılması gerektiğini söylemiştir" ifadelerine yer verildi.    ‘Mahkemeler demagoji yapma yerleri değildir’   İktidarın ortaklarının AİHM’in kararlarını tanımadıklarını ve siyasi iktidarın sözcülerinin ise yüksek mahkeme kararlarına dair demagoji yaptıkları ifade edilen açıklamada, “Ancak unutulmamalıdır ki, mahkemeler demagoji yapma yerleri değildir. Yargıçlar ve savcılar, ‘AİHM kararları bizi bağlamıyor’ diyemezler. Anayasa tarafından verilen yetkiyi, iktidar partisi başkanının karşı hamlesinin aracı haline getiremezler. Dolayısıyla Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi yargıçları, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalarak, AİHM Büyük Dairesi kararı ile hukuki dayanaktan yoksun olduğu tespit edilen önündeki dosyada, tüm arkadaşlarımız hakkında derhal beraat karan vermeli ve tahliye etmeli, hukuk tanımayan siyasi iktidarın suçlarına ortak olmamalıdır” diye belirtildi.