Tutsak yakını: Artık yeter başkaldırın! 2021-04-06 09:07:42   URFA -Tutsak yakını Remziye Amutgan, cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerinin dört ayı geride bıraktığını belirterek daha güçlü bir sahiplenmenin olması gerektiğini vurguladı. Remziye, “Artık yeter başkaldırın. Çıkın sokaklara biraz konuşun. Korkuyla bir şey elde edemeyiz. Korkusuz olmak kazandırır” dedi.   PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin son bulması talebiyle PKK ve PAJK’lı tutsaklar 27 Kasım 2020 tarihinde süresiz-dönüşümlü açlık grevine başladı. Başlatılan açlık grevi 131’inci gününde devam ediyor.   Hilvan T Tipi Kapalı Cezaevinde kalan Mustafa Amutgan 28 yıl boyunca birçok cezaevine sürgün edildi ve defalarca açlık grevine katıldı. Mustafa’nın eşi Remziye Amutgan, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin herkese çağrıda bulundu.   ‘Ben bunu kabul edemem’   Eşinin 28 yıl boyunca farklı cezaevlerinde kaldığını en son kaldığı Hilvan T Tipi Cezaevi koşullarının ise çok kötü olduğunu belirten Remziye, eşinin siyasi tursak, oğlunun ise adli bir dosyadan kaynaklı tutuklu bulunduğunu ve cezaevine gittiğinde her ikisi ile aynı anda görüşmek istediğini fakat görüştürülmediğini ifade etti. Haftada iki defa cezaevine gitmeye imkanın olmadığını ve buna sağlık sorunlarının da eklendiğini söyleyen Remziye, “Ben cezaevi yönetimine bu konuda öneri de bulundum. Oğlumu ve eşimi tek bir görüş saatinde görüştürsünler diye. Ancak cezaevi yönetimi önce reddetti. Ardından eşimin adlilerin arasına giderek oğlum ve benimle görüşmeyi sağlayabileceklerini söylediler. Lakin bu çok hukuksuzca çünkü biz siyasileri biliyoruz. Ama adlilerin ne yapacağı belli olmaz. Eşimin adlilerin arasına götürmeyi teklif ediyorlar. Ben bunu asla kabul edemem” dedi.   ‘Zaten onlar esirler’   En son cezaevine gittiğinde gardiyanların kendisine, “Cehennem ol git buradan” dediğini sözlerine ekleyen Remziye, eşi ve oğlu ile görüşmek istediğini ancak cezaevinin kendisine pandemiyi gerekçe gösterdiğini kaydetti. Remziye, "Ben ilk gittiğim yerden çıktım başka bir görevlinin yanına gittim. Ben toplamda üç defa içeriye gittim geldim. Cezaevine 2 yıldır yeni müdür gelmiş ancak tutsaklar için herhangi bir şey yapmadı. Cezaevine her gittiğimizde gardiyanlar bizi azarlıyor. Bizde insanız onlar da insandır. İnsan gibi davransınlar. Ben geçen gün cezaevine gittim ancak orada bayılmışım. Bu kadar zulüm neden? Zaten onlar esirler, isteklerini yerine getirmiyorlar. Eşim bakanlığa dilekçe yazmıştı. Ancak gardiyanlar dilekçeyi göndermemişler ve kaybettiklerini belirtmişler. Bu nasıl bir cezaevidir biri bana anlatsın” diye yaşananlara tepki gösterdi.   ‘Herkes baş kaldırsın’   Remziye her geçen gün cezaevlerinde hak ihlallerinin arttığını hatırlatarak, nereye başvuracaklarını şaşırdıklarını dile getirdi. Remziye son olarak şunları belirtti: “Biz derdimizi kime söyleyelim. Nereye gidersem gideyim eli boş dönüyorum. Bana söyleyin nereye gideyim. Eğer bana bir yol bulmazlarsa ben kendimi yakacağım. Artık yeter. Tutsaklar açlık grevindeler, kimse kimseyi soramıyor. Kaç ay oldu hiç mi vicdan merhamet yok. Artık yeter başkaldırın. Çıkın sokaklara biraz konuşun. Korkuyla bir şey elde edemeyiz. Korkusuz olmak kazandırır. Biz neden başımızı eğelim, herkesin başkaldırmasını istiyorum. Başınız dik olsun. Eğer birlik olmazsanız bir bir gidersiniz. Ben artık yaşananlara tahammül edemiyorum. Eşim ayrı hapis, oğlum ayrı ben onları görünce bende dışarıya çıkamıyorum.  Siz söyleyin ne yapayım bu zulüm karşısında.”