‘Katiller ile aramızdaki buzlu cam devlet eliyle kaldırıldı’ 2021-04-12 09:02:15     Dilan Babat   ANKARA - Kampüs Cadıları’dan Melike Büyük, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesini kadın kazanımlarına yönelik bir hamle olarak görürken, Mor Dayanışma’dan Selda Kondakçı ise “İstanbul Sözleşmesi katillerimiz ile aramızdaki buzlu camdı. O buzlu cam şu an devlet eliyle kaldırıldı” dedi.    Geçtiğimiz haftalarda Türkiye Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekildiğini duyurdu. Kadın mücadelesinin hukuki alanda en önemli kazanımlarından biri olarak görülürken, iktidar tarafından sürekli “övünerek” söz ettiği İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilme kararı kadınlar tarafından büyük tepkilere neden oldu. Çekilme kararı ardından kadınlar her alanda kitlesel eylemleriyle, iktidarın çekilme kararını protesto etmeye devam ediyor.     ‘Bu ülkede kadına yönelik şiddet gerçekliği var’   Sözleşmenin feshedilmesinin bir gecede verilen bir karar olmadığını söyleyen Kampüs Cadıları’ndan Melike Büyük, AKP’nin uzun zamandır inşa etmek istediği yeni bir rejimin hamlesi olarak gördüklerini söyledi. İktidarın, sözleşmeden çekilme kararının nedenlerinden birinin de kadın kazanımlarını yok etmek olduğunu söyleyen Melike, “Türkiye erkek şiddetinin yoğun yaşandığı bir ülke. Bu ülkede kadına yönelik şiddet gerçekliği var. Bu şiddet evlerden, kampüslerden ve sokaklardan taşıyordu. İstanbul Sözleşmesi’nin içeriğinde ‘ev içi şiddetin önlenmesinden cinsel taciz birimlerinin kurulmasına’ kadar maddeleri kapsıyor. Sözleşme yerine getirilmiş olsaydı kadına yönelik şiddettin azalmış olacağını görecektik. Ama ne yazık ki iktidarın karalama kampanyaları gütmesi, ‘kutsal aileyi’ ön plana çıkararak konuşması, LGBTİ+’lara yönelik söylemleri, kadınlara bu sözleşme ile saldırması aslında sözleşmenin içeriğini boşaltarak, yeni rejimi inşa etmeye çalıştığını görebiliyoruz” dedi.    ‘Siyasal ve politik bir karar’   AKP’nin özellikle kimi kararları gece aldığını ve sözleşmenin feshedilmesi kararının da bunlardan biri olduğunu kaydeden Melike, iktidarın şiddetten yana seçim yaptığını söyledi. Melike, “Bu sözleşmenin feshinin ardından bir günde 6 kadının öldürülmesi bu siyasal ve politik kararın bir sonucu.  Bakıldığında bir günde birçok kadın öldürülüyor, bir yılda binlerce kadın şiddete maruz kalıyor. Ama sözleşmenin feshinden sonra öldürülen kadınlar erkeklerin devlet gücünü arkasına alarak, uyguladıkları şiddeti meşrulaştırmaya yönelik hamleler olarak önümüze çıkacaktır. Bu da var olan erkek şiddetinin daha fazla artmasına yol açacak” diye belirtti.    ‘Uzun soluklu bir sürecin başlangıcındayız’   Kadın örgütlerinin uzun zamandır sözleşmenin uygulanması için alanlarda olduğunu ve mücadele hatlarını da buna göre şekillendirdiğini ifade eden Melike, bu hattın “Kararı geri çek” hattına dönüştüğünü dile getirdi. Melike, “Bugün Türkiye’nin birçok yerinde birlikte güçlü oldukları eylemsellikler devam ediyor. Ancak çok uzun soluklu bir sürecin başlangıcındayız. İktidar ya kadın mücadelesinin bir yerinde bir çatlak bulup o çatlağı içinden sızıp yeni bir rejim inşa edecek ya da biz kadınlar hep birlikte inşa ettiğimiz barajı daha fazla güçlendirerek, bunu engelleyeceğiz”şeklinde konuştu.     ‘Bataklığın çamuru elbette bize bulaşacaktı’   Mor Dayanışma’dan Selda Kondakçı ise, sözleşmenin kadın, çocuk ve LGBTİ+’ların yaşam teminatı olduğunu söyledi. Çekilme kararı ile faşizmin kendini her alanda kurumsallaştırdığını kaydeden Selda şu sözlere yer verdi: “Hükümetin içine saplandığı ekonomik ve siyasi krizin yaratmış olduğu bataklığa halkı içine çektiği bu bataklığın çamuru elbette bize bulaşacaktı. Erk iktidarın tüm konforlu alanlarına yaslanan, kadınlara akıl vermeye çalışan, LGBTİ+’ları yok sayan ve kendi cihatçı gerici tabanını güçlendirmeye çalıştığı kişilere karşı kadınların söyleyeceği sözün olmadığı anlamına gelmiyor. Kadınların nice mücadelelerle aldığı bu haklar bir kişinin bir söylemi ile bırakılmaz ki biz kadınlar buna izin vermeyeceğiz. Var olma hakkımız hiç kimsenin iki dudağının arasında değildir. Bu hüküm biz kadınlar için de yok hükmündedir” şeklinde konuştu.    ‘Katillerimiz ile yan yanayız’   Sözleşmenin feshedilmesi ile erkeklerin daha fazla cesaretleneceğini ve cezasızlık politikasının daha fazla artacağını belirten Selda, buna örnek olarak 12 saatte altı kadının katledildiğini anımsattı. Selda, “İstanbul Sözleşmesi, katillerimiz ile aramızdaki buzlu camdı. O buzlu cam şu an devlet eliyle kaldırıldı ve tamamen biz kadınlar katillerimiz ile yan yanayız. Kadınlara yönelik tekçi, nefret ve taciz politikalarına bir zemin hazırlanıyor ve bu şekilde devam edecektir. Amaç kadınların korunması olsaydı İstanbul Sözleşmesi feshedilmezdi” dedi.    ‘Mücadele yaşatır’   İktidarın kendine göre bir kadın profilini oluşturmak istediğini ve hazırlanması beklenilen Ankara Sözleşmesi ile ‘makbul kadın’ dayatması ile karşı karşıya olduklarını vurgulayan Selda, bu dayatmalara karşı kadınların alanlarda yan yana mücadele etmesi gerekliliği üzerinde durdu. Selda, “Var olan haklarımız için her daim mücadele edelim ve o mücadele içerisinde birbirimize sımsıkı sarılalım. Mücadele yaşatır” diye çağrı yaptı.