Gözaltılara tepki: Yargı, polis kadınlar katledilirken neredeydi! 2021-04-14 14:25:32     İZMİR - İstanbul Sözleşmesi’ni protesto eyleminde 4 kadının gözaltına alınmasına tepki göstermek amacıyla yapılan basın açıklamasında “Peki bize kelepçe vuran erkek egemenliği, kadın katillerini ararken nerede, polis nerede, yargı nerede? Bir paylaşım için yüzlerce sayfa dosya hazırlayan yargı, her fırsatta işkenceci yüzünü gösteren polis 12 Nisan’da neredeydi” diye soruldu.   İzmir’de İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz Kampanya Grubu, dün Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü önünde “Sözleşmeyi alacağız faşizmi yıkacağız” pankartı açan Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) ve Özgür Genç Kadın (ÖGK) üyesi 4 kadının gözaltına alınmasını, kadınların getirileceği Bayraklı Adliyesi önünde açıklama yaparak protesto etti. Basın açıklamasına Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay da katıldı. “İstanbul Sözleşmesi’ni savunmak suç değildir” yazılı pankartın açıldığı basın açıklamasında kadınlar “Gözaltılar serbest bırakılsın”, “Jin jiyan azadî”, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” sloganları atıldı. Basın açıklamasını kadınlar adına Nazlı Yöyler gerçekleştirdi.   ‘Polis, yargı 12 Nisan’da neredeydi’   İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararından sonra birçok kadının katledildiğini, LGBTİ+’ların işkenceye uğradığını söyleyen Nazlı, “Yetmedi 12 Nisan’ı tecavüz günü ilan ettiler. Hatta sosyal medyada ‘Kadınları koruyan sözleşme kalktı, istediğimiz her şeyi yapabiliriz’ dediler. Tüm bunlar olurken Sözleşme’nin mücadelesini veren bizlere kadınlara, LGBTİ+’lara ne oldu? Birçok mücadele arkadaşımız gözaltına alındı, işkence gördü, darp edildi, tutuklandı. Peki bize kelepçe vuran erkek egemenliği, kadın katillerini ararken nerede, polis nerede, yargı nerede? Sosyal medyada yaptığımız herhangi bir paylaşım için yüzlerce sayfa dosya hazırlayan yargı, her fırsatta işkenceci yüzünü gösteren polis 12 Nisan’da neredeydi” diye sordu.   Nazlı işlemleri devam eden kadınların serbest bırakılması çağrısında bulunarak, “Başta da söylemiştik gözaltılar serbest bırakılana kadar buradayız. İstanbul Sözleşmesi’ni alana kadar her yerdeyiz” şeklinde konuştu.   Kadınların eylemi değil fesih kararı suçtur   Milyonlarca kadının sahiplendiği sözleşmeden çekilme kararına kadınların itiraz ettiğine işaret eden Serpil, kadınların kendi anayasaları olarak gördüğü İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının protesto edilmesinin değil, gece yarısı kararıyla Sözleşme’nin feshedilmesinin suç olduğunu ifade etti. Bu durumun demokratik hak saldırısının büyüklüğünü gösterdiğini dile getiren Serpil, “Bu Sözleşme bütün partilerin ortak kararı ile çıkarılmıştı. Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada kadınların erkeklerle eşit olduğunun ve kadınlara yönelen bütün şiddet biçimlerine karşı devletin elini taşın altına koyacağını garanti eden bir sözleşme. Biz kadınlar bu Sözleşme’nin ortadan kaldırılmasını kabul etmiyoruz, Sözleşme’den vazgeçmeyeceğiz, sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” diye belirtti.   ‘Sözleşme, bütün demokrasi güçleri tarafından savunulmalı’   Gece yarısı fesih kararının, “kimsenin hakkının güvence altında olmadığını gösterdiğini” belirten Serpil, şöyle devam etti: “Dün Soma’da 301 maden işçisi davasında da gördük. 301 maden işçisinin ölmesine, 162 maden işçisinin yaralanmasına katledildiği davada da gördük. Buna sebep olan failler hükümet tarafından korundular. Yargıtay’ın ilgili dairesi örneğin basit taksirle ceza alan cezalarını yeterli bulmadı ve olası kasıtla cezalandırılmasını savundu ama Yargıtay’ın ilgili dairesine hükümet tarafından müdahale edildi. 3 üyesi değiştirildi ve karar daha geri bir zeminde çıkarıldı. Yani kurumların aldığı kararlar bile hükümetin müdahalesi ile değiştirilebiliyor ve işçiler, kadınlar, ezilen halklar, ezilen emekçiler, sermaye ve erkek yanlısı iktidar tarafından mağdur ediliyor. Kazanılmış hakları yok ediliyor. Hiçbirimizin kazanımı güvence altında değil. O nedenle İstanbul Sözleşmesi toplumun bütün demokrasi güçleri tarafından savunulmalıdır.”   Son olarak kadınların gözaltına alınmasının değil fesih kararının hukuksuz olduğunu belirten Serpil, kadınların Sözleşme’nin uygulanması için mücadelesini sürdüreceğini dile getirdi.