Güvenlik soruşturması resmileşti: Kamusal alanlar AKP ve MHP'lileştiriliyor 2021-04-19 09:03:11   Dilan Babat   ANKARA - Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun yürürlüğe girmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim Sen Genel Başkanı Nejla Kurul, bu uygulamanın farklı kesimlere uygulanabileceğini belirtti. Nejla, ayrıca kamusal alanın AKP ve MHP’lileştirilmek istenildiğine dikkat çekti.      AKP’nin getirdiği ve kamuoyunda “fişleme yasası” olarak bilinen kamuya ilk kez atanacaklar için “Güvenlik soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu” muhalefetin oylarıyla reddedilmişti. Oylama sonrası AKP ve MHP tarafından kanunun yeniden oylanması talebi tartışmalara neden olurken, kanun teklifinin maddelerine geçilmesine ilişkin oylama, AKP’nin oylamanın içtüzüğe aykırı yapıldığı itirazı üzerine geçtiğimiz hafta yenilenmişti. Tekrar görüşülerek kabul edilen teklif Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.     Eğitim Sen Genel Başkanı Nejla Kurul, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nu ve iktidarın eğitim sistemini getirdiği duruma ilişkin ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.       ‘Öğrencilerin okuldan kopuşları çok fazla’    Pandemi sürecinde her alanda olduğu gibi eğitim alanında da “aç kapama” uygulaması ile karşı karşıya kalındığını söyleyen Nejla, Ekonomik İşbirliği Kalkınma Teşkilatı (OECD) raporlarına göre Türkiye’nin en uzun süreli okulları kapatan dördüncü ülke olduğunu belirtti. Nejla, “Aslında bu kapatma arzusunun kendisi giderek otoriterleşen ve sağ popülist iktidarların işine gelen bir süreç. Gerekli önlemleri alarak okulları açma olanakları çoğaltma imkânı varken, bu önlemler alınmadı. Uzunca bir zamandır biz, ‘önlemleri alın, okulları açın çünkü öğrencilerimizin çok ciddi sorunları var. Öğretmenler eve sıkıştı kaldı.  Aynı zamanda uzaktan eğitim iyiye gitmiyor. Öğrencilerin öğrenme kayıpları ve okuldan kopuşlar çok fazla’ diye ifade ettik” dedi.      ‘Eğitim alanında karmaşalar sürüyor’    Nejla, aşının eğitim emekçilerinin birinci önceliği olduğunu, aşı sürecinin başlamasıyla 15 Şubat’ta köy öğretmenlerine yönelik aşılamanın başladığını ve 80 bine yakın köy öğretmenin aşılandığı bilgisini paylaştı. Aşılamanın bütün öğretmenlere dönük yapılması gerektiğini vurgulayan Nejla, “Aşılamada yol alınamadı. Fakat önceki gün ilkokul öğretmenlerinin aşılanmaya başlandığını öğrendik. Ancak bu durumun hangi hızla yapıldığını ya da tüm öğretmenleri kapsayıp kapsamadığı konusunda yeterli bir bilgiye sahip değiliz. Son kabine toplantısında okul öncesi okulların açılacağı bildirildi ama bu öğretmenlerimiz nedense aşılanmıyor. Aynı zamanda ilkokullardaki eğitim uzaktan eğitime alındı ama öğretmenleri aşılanmaya başlandı. Mili Eğitim Bakanlığı ve Cumhurbaşkanı Eğitim Öğretim Politikaları Kurulu bu konuda bir strateji izlemiş değil. Eğitim alanında bir karmaşa sürüyor” diye belirtti.      ‘Öğretmen azaltma istihdamına gidilebilir’   Çok kalabalık sınıflar ve okulların bu süreçte temel sorun olduğunu dile getiren Nejla, ataması yapılmayan öğretmenlerin durumuna işaret etti. Öğretmen işsizliğinin had safhaya ulaştığını vurgulayan Nejla, “Öğretmen istihdamı yapılabilseydi ki 20 bin dendi.  Emekli olacak öğretmenlerin sayısına denk geliyor ama bunda da öğretmen alımına gidilmedi. Öte yandan Mili Eğitim Bakanı ‘uzaktan eğitim kalıcı olacak’ biçimde açıklama yaptı. Pandemi sürecinde uzaktan eğitime geçilerek öğretmen istihdamında bir azaltmaya doğru gidebileceği sinyallerini de verir gibi oldu.  Sonra açıklamasını değiştirerek, ‘yüz yüze eğitim bizim için esastır’ dedi. Bu kuşku verici iki açıklamayı Türkiye kamuoyu kuşkusuz değerlendiriyor” ifadelerini kullandı.      ‘İlk adımlarını KHK’larla atmışlardı’    Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile iktidarın kamusal alanı daraltmak, resmileştirmek ve devletleştirmek istediğini ve güvenlik soruşturması ile bir çaba içerisine girdiğini ifade eden Nejla, “Bunun ilk adımlarını OHAL döneminde KHK’larla attılar. Kararnamelerle somut delile dayandırılmayan kanaatler üzerinden insanların ihracı ile kamusal alan daraltılmıştı. KESK’e üye olan iş kollarından bu süreçten etkilenen 4 bin 600 civarında çalışan vardı. Ama 130 bine yakın kişi ‘Gülen iktisatlı’ denilerek eğitim alanında, bunların sayısının 35 bine ulaştığını biliyoruz. Buradan da yine haksız ve hukuksuz bir biçimde önceden yasal olan çeşitli örgütlere üyelik dikkate alınarak, yine kurum kanaatleri ile pek çok kişinin ihraç edildiğini biliyoruz” şeklinde konuştu.      ‘Kamusal alan AKP ve MHP’lileştiriliyor’   OHAL’in kalkmasıyla birlikte devreye Yüksek Disiplin Kurulu’nun girdiğini belirten Nejla, bu politikaların ömrünün AKP ve MHP’nin ömrü ile sınırlı olduğunu söyledi. Kamusal alanın sadece Cumhurbaşkanı alanı olmadığına vurgu yapan Nejla, “Kamusal alan dediğimiz alan her kesimin kamu yararı çerçevesinde, her kesimin insan olmaktan doğan çalışma, eğitim, sağlık ve yaşam hakkı olmak üzere herkesin sorunlarına çözüm olacak bir alan. Devletten daha geniş bir alandan söz ediyoruz. O yüzden güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması gelecekte iş bulmak isteyen tüm gençlerimizin önünü kapatan ve gençlerimize ‘boyun eğmesen kamuda istihdam edilemezsin’ diyen son derece zalim ve kamusal alanı AKP ve MHP’lileştirmek biçimde işleyebilecek bir konu olarak değerlendirmek gerekiyor. Bu tehdit farklı kesimlere uygulanabilir” uyarısında bulundu.