‘Salgınla beraber sağlık sorunları daha görünür oldu’ 2021-04-21 09:06:52   URFA - Pandemi ile birlikte sağlık alanında yaşanan sorunların daha görünür olduğunu dile getiren SES Urfa Şube Eşbaşkanı Eylem Salar, “Kadın doğum ve çocuk hastanelerinde yatak sayısı olması gerekenin altında. Bu Urfa için özellikle çözümsüz bırakılmış, her dönem sorun olarak önümüze çıkıyor. Anne ölümlerini politik ölümler olarak değerlendirmek gerekiyor” dedi.   Koronavirüs (Covid-19) salgınının ilk vakalarının Türkiye’de görülmesinin üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçti. Hükümet bu süreçte “tedbir” adı altında kimi yasaklar getirse de vakaların azalmasından hemen sonra “normalleşme” sürecine gitti ve normalleşme süreçlerinde vaka sayıları katlanarak artmaya devam etti. Yanlış politikalar sonucu vakaların artması, sağlık kuruluşlarında da sorunların büyümesine neden olurken, Türkiye, en yüksek ölüm oranlarına tanıklık ettiği günlerden geçiyor.   Urfa’da ise yaşanan sağlık sorunları koronavirüs ile beraber daha da katmerleşti. Urfa’da yaşanan sağlık sorunları milletvekilleri aracılığıyla birçok kez Meclis gündemine taşınsa da sorunların çözümü için etkin bir adım atılmış değil.   Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Urfa Şube Eşbaşkanı Eylem Salar, Urfa’da yaşanan sağlık sorunlarına ilişkin konuştu.   ‘Sorunlar daha da görünür olmaya başladı’   Urfa’nın en eski yerleşim yerlerinden biri olduğunu söyleyen Eylem, Suriye’de yaşanan iç savaşın ardından Urfa’ya göç eden Suriyelilerle beraber nüfusun 2 buçuk milyona ulaştığını hatırlattı. Urfa’da işsizlik sorunun da arttığına dikkat çeken Eylem, ekolojik tahribat ve mevsimlik işçilik gibi birçok sorunun yaşandığına değindi. Eylem, “Özellikle de pandemi süreciyle beraber var olan sorunlar daha da görünür olmaya başladı. Üniversite hastanelerinde birçok akademisyenin ihraç edilmesi, yeterli eğitimcinin kalmamasına neden oldu. Şu an filyasyon ekibinde çalışan arkadaşlarımız herhangi bir aşılama yapılmadan çalışmak zorunda bırakılıyor” dedi.   ‘Herhangi bir iyileşmeye gidilmedi’   Eylem, 1 Mart itibariyle ikinci bir normalleşme süreciyle karşı karşıya kaldıklarının ve bu süreçle beraber vaka sayılarında ciddi bir artış olduğunun altını çizerek, bu vakaların ileriki günlerde daha da artacağını kaydetti. Eylem, koronavirüsün ilk vakalarının Türkiye’de çıkmasının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hükümet tarafından sağlık alanında herhangi bir iyileşmeye gidilmediğine işaret ederek, bütün yükün sağlık emekçilerine ve yurttaşa yüklendiğini vurguladı. Eylem, “Bugün eğer vaka sayılarında düşüş gerçekleşmiş ise bu Sağlık Bakanlığı’nın değil; sağlık emekçilerinin sayesindedir. İktidar her defasında pandeminin bıraktığı etkilerin üstünü örtmeye çalışmakta. Biz sağlıkçılar bu süreçte hak gaspları ile karşılaştık. Kamu alanında alınan tedbirler sağlık alanında alınmadı. Arkadaşlarımızın emeklilik, yıllık izin hakkı, istifa hakkı elinden alındı” ifadelerini kullandı.   ‘Ayrımcı bir dil kullanılıyor’   Personel ve tıbbi malzeme eksikliğinden kaynaklı yurttaşların başka şehirlere gitmeye mecbur bırakıldığını aktaran Eylem, bunun da sağlık emekçilerinin görevlerini yapamaması ve yurttaşların sağlık haklarından faydalanamaması anlamına geldiğini belirtti. Eylem, “Koruyucu sağlık hizmetleri yetkililer tarafından derhal çözülmelidir. Örneğin pandemiden önce Urfa Eğitim Araştırma Hastanesi’nde çalışan kadın doğum uzmanlarının yarısı istifa ederek, kentten gitti. Çalışma koşulları iyileştirilmezse bu istifalar devam edecektir. Urfa’da yeterli düzeyde kadın doğum uzmanı ve çocuk uzmanı yok. Suriye’den gelen vatandaşlar da sağlık hizmetlerinden faydalanamamakta. Sağlık alanının karmaşıklığı, dilden kaynaklı yaşanan sorunlar ve yeterli düzenlemeler yapılmadığı için sağlık çalışanlarının Suriyeli vatandaşları bir yük olarak gördüklerinden kaynaklı ayrımcı bir dil kullandıklarını görebiliyoruz” diye konuştu.   ‘Kadın buluşmaları yapılabilir’   Doğurganlık ve yeni doğan sayısının en fazla olduğu şehirler arasında Urfa’nın da bulunduğunu hatırlatan Eylem, kadınların sağlık imkanlarına ulaşmakta zorlandığını ve bundan kaynaklı da ciddi hastalıkların ortaya çıktığını söyledi. Eylem, “Kadın doğum ve çocuk hastanelerinde yatak sayısı olması gerekenin altında. Bu Urfa için özellikle çözümsüz bırakılmış, her dönem sorun olarak önümüze çıkıyor. Anne ölümlerini politik ölümler olarak değerlendirmek gerekiyor” dedi.   Eylem son olarak yetkililere şu çağrıda bulundu: “Sağlığın toplumsallaşması için kadın buluşmaları yapılabilir. Her bölgede anatomi sağlıkçı yetiştirmek gerekiyor. Çünkü her bölgede yaşanan sağlık sorunlarının dile getirilmesi, yaşanacak sorunların önüne de geçebilir. Belediyeler bünyesinde sağlık okulları açılabilir. Mevsimlik tarım işçileri gittikleri yerlerde sağlık hakkına erişmede sorun yaşamakta. Bu nedenlerden kaynaklı bizler anadilde sağlık hizmetini savunuyoruz.”