Kürt Gazeteciler Günü: Mücadele ve ardıllar daima sürecek 2021-04-21 09:12:04   İSTANBUL - Kürt Gazeteciler Günü’nün 123’üncü yılında kadın gazeteciler, tüm baskı ve gözaltı politikalarının Kürt gazetecileri hakikatin izinde yürümekten alıkoyamayacağını belirterek, "Biz nasıl ki Apê Musa'nın, şu an tutuklu ve katledilmiş olan gazetecilerin ardıllarıysak bizim de ardıllarımız olacak. Birçok gazeteci yazması ve olması gereken yerde değil, hapiste" mesajı verdi.   Mîqdad Mîdhed Bedirxan tarafından 22 Nisan 1898 tarihinde Mısır'ın başkenti Kahire’de basılan ilk Kürtçe gazete olan Kürdistan yayın hayatına başladı. 1973 yılından beridir de her yıl 22 Nisan, Kürt Gazeteciler Günü olarak karşılanıyor. Ancak 123 yıl önce Kürdistan gazetesi ile başlayan yolculuk sürerken, Kürt basınına dönük baskı, sansür, polis şiddeti, gözaltı ve tutuklama politikaları da artarak devam ediyor. Mezopotamya Ajansı'ndan (MA) Rojin Altay, Sendika.Org'dan Ceylan Bulut ve Derya Saadet, Kürt Gazeteciler Günü’nde, iktidar tarafından uygulanan yıldırma politikalarının Kürt gazetecileri hakikati yazmaktan vazgeçiremeyeceği ve mücadelelerinin asla sona ermeyeceği değerlendirmesinde bulundu.   'Arkadaşlarımızın kalemi ile yazıyoruz'   "Her şeyden öte yaşadığımız coğrafyada gazeteci olmak zorken Kürt gazeteci olmanın yükü katbekat artıyor" diyen MA muhabiri Rojin Altay, Kürt kadın gazetecilerin hakikatin izinde yürümeye devam edeceklerinin sözünü vererek gazetecilik yaptıklarını belirtti. Rojin, Kürt gazetecilerin defalarca gözaltına alındıklarını, tutuklandıklarını, katledildiklerini dile getirerek, “nereden geldiği belli olmayan kurşunlarla katledildiklerinin bilincinde olduklarını” sözlerine ekledi. Kürt halkının susturulmaya çalışılmasına karşı 123 yıldır devam eden bir hakikat mücadelesinin olduğuna işaret eden Rojin, “hakikat gazeteciliği yapan Kürt gazetecilere ilişkin, "Bugün arkadaşlarımızın ardılları olarak onların tükenmek bilmeyen kalemleriyle hakikati yazmaya devam ediyoruz" açıklamasını yaptı.   'Kürt olduğumuz için'   Kürt gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle gözaltına alınabildiklerini belirten Rojin, şöyle devam etti: "Yakın süreçte Van'da Mezopotamya Ajansı'ndan Cemil, Adnan, Mehmet arkadaşımız, Jinnews muhabiri Şehriban Abi ve gazeteci Nazan Sala gözaltına alındı. İktidarın üzerini örtmeye çalıştığı, özel savaş politikasıyla Kürt halkını yok etmeye, korkutmaya çalıştığı bir durum karşısında arkadaşlarımız kalemlerini eline alıp hakikatin izinde yürümeye karar verdiler ve o haberi yaptıkları için gözaltına alınıp tutuklandılar, Kürt basını bunu defalarca yaşadı. Haber takibi sırasında da polis tarafından hedef gösterilerek gözaltına alınıyoruz, bu salt gazeteci olmamızdan kaynaklanmıyor, Kürt olduğumuz için iktidarın üzerimizde uygulamaya çalıştığı politikanın birer örneği."   "Biz nasıl ki Apê Musa'nın, şu an tutuklu ve katledilmiş olan Kürt gazetecilerin ardıllarıysak, bizim de ardıllarımız olacak, bu mücadele hiçbir zaman bitmeyecek" diyen Rojin, tutuklu olan Kürt gazetecilerin bir an önce serbest bırakılması, katledilen gazetecilerin faillerinin açığa çıkarılması ve Kürt gazetecilerin mücadelesinin önüne set çekilmemesi çağrısında bulundu.   ‘Kalemi sağlam olan hiçbir gazetecinin sindiğini görmedim’   Sendika.Org muhabiri Ceylan Bulut ise Kürt basınında sadece baskının değil, sansürlemeyle beraber birçok engellemenin de olduğunu belirterek buna karşı bir direnç, karşı koyuş ve iradenin sergilendiğini vurguladı. "Susturmaya, yok etmeye, görünür kılmamaya çalışılıyorlar ama bunun karşısında ‘Biz de varız, görünüyoruz’ diyor Kürt gazeteciler, bu açıdan çok kıymetli buluyorum bu duruşu" ifadelerini kullanan Ceylan, söz konusu politikaların geçmişten günümüze değin sürdüğünü fakat kalemi sağlam olan ve haber alma hakkını savunan hiçbir gazetecinin sustuğunu, mücadele etmekten vazgeçtiğini ve sindiğini görmediğini vurguladı.   'Tutuklansalar da kaldıkları yerden devam ediyorlar'   Kürt gazetecilerin mesleklerini ve hakikati bırakmayacaklarını aktaran Ceylan, "Tutuklandıktan ve cezaevinden çıktıktan sonra da kaldığı yerden devam eden insanların iradesine tanık oldum, bu açıdan da sönümlenecek bir şey değil" dedi. Ceylan, aralarında muhabirimiz Beritan Canözer'in de bulunduğu geçtiğimiz hafta serbest bırakılan gazetecilere yönelik gösterilen dayanışmaya ilişkin ise şunları kaydetti: "Müthiş bir dayanışma var. En son Beritan Canözer'de gördük bunu. Beritan gazetecilik yaptığı, kadınların sesi olduğu için gözaltına alındı ve bir dayanışma örneğiyle de serbest bırakıldı. Twitter'dan destek gösterdiler, özellikle de gazeteciler arasındaki dayanışmanın bitmediğinin bir kanıtı bu."   ‘Kürt gazetecilerin direnişi cesaret doğurdu’   Belirli bir polis şiddeti olduğunu söyleyen Ceylan, bununla beraber bir de erkek gazeteci şiddetinin var olduğunu ve bunun çok görünür olduğunun altını çizdi. Kürt gazetecilere dönük baskı politikalarına işaret eden Ceylan, bir irade ortaya koyarak halkın haber alma hakkından vazgeçmeyeceklerini dile getirdi. Ceylan, Kürt gazetecilerin sergilediği direniş pratiğinin cesaret doğurarak aynı zamanda da birbirlerinden güç almalarını sağladığını ifade etti.   'Yazması ve olması gereken yerde değil, hapisteler!'   Ceylan son olarak endişe ve taleplerini şöyle sıraladı: "Jinnews'e yapılan saldırılar arasında internet sitesi de kapatılıyor sürekli, birbirimizle dayanıştıkça, birbirimizin sesi oldukça varız. Endişelerimiz çok fazla tabii ki. Çünkü iktidarın baskıları hiç durmuyor, gazeteciler üzerinde yıllardır bir baskı var, birçok gazeteci gazetecilik yaptığı için şu an yazamıyor, çizemiyor, yazması ve olması gereken yerde değil, hapisteler. Bunlar tabii ki bizi kaygılandıran ve endişelendiren şeyler. Baskıların son bulmasını, gazetecilerin yazabilmelerini ve olması gerektiği yerlerde olmalarını istiyorum."   'Gazeteciler susmuyor ve korkmuyor'   Sendika.Org muhabiri Derya Saadet de Kürt basınına yönelik sürekli olarak bir erişim engelinin söz konusu olduğuna ve bu engelin sürekli hale getirilmesinin çok farklı bir boyut olduğuna değinerek, engellemelerin hiçbir şekilde gazetecilerin seslerini kısamayacağını aktardı. Derya, "Sahada ve siteye getirilen erişim engelleriyle bir şekilde yıpratmaya çalışıyorlar gazetecileri ama gazeteciler susmuyor ve korkmuyor, bir şekilde yaptıkları haberi duyurmaya devam ediyorlar, site kapatılsa da farklı bir yerden paylaşmaya devam ediyorlar" dedi.   "Öteki ve Türkiye'de yaşıyor olmanın bir ezilmişliğiyle beraber bir de Kürt kadın gazeteci olmak ve iki taraftan öteki olmak var" diyen Derya, tüm baskı ve yıldırma politikalarına rağmen gazetecilerin seslerini çıkartmayı ve haberlerini yapmayı sürdüreceklerini dile getirdi.