Tayyibe ve Mümine Sincar’ın faillerinin yargılanması istendi 2021-04-24 12:36:53   DİYARBAKIR - İHD ve kayıp yakınları, 1994 yılında Mardin’de askerler tarafından katledilen Tayyibe ve Mümine Sincar’ın faillerini sorarak, yargılanmalarını istedi.   İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” sloganıyla her hafta sürdürdükleri eylemin 637’ncisini sosyal medya hesabı üzerinden yayınlanan video ile gerçekleştirdi. İHD ve kayıp yakınları, Mardin’in Ömerli ilçesine bağlı Güzelağaç Köyü'ndeki bir eve 27 Haziran 1994’te düzenlenen baskında askerlerce öldürülen Mümine (17) ve Tayyibe Sincar (23) kız kardeşlerin öyküsünü paylaştı.    ‘Savcı otopsi yaptırmadı’   Kız kardeşlerin hikayesini anlatan İHD Eş Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Bataray Saman, konu ile ilgili 15 Ağustos 1994 tarihli Özgür Ülke Gazetesi’ne röportaj veren anne Türkiye Sincar’ın anlattıklarını aktararak, “27 Haziran 1994 tarihinde PKK militanları Ömerli ilçesinde kamu binalarına yönelik silahlı saldırısından sonra gece operasyona çıkan özel harekât timleri, Mümine ve Tayyibe Sincar’ın evine baskın yaptı. Baskın doğrudan Tayyibe Sincar’a yönelik yapılmıştı. Özel harekat polisleri damda yatan fertlerinden Tayyibe’ye silah doğrulttu. O sırada kız kardeşi Mümine ablasının üzerine kapanır. Özel harekât polisleri ateş ederek iki kız kardeşi orada katleder. Olaydan sonra askerler köye gelip cenazeleri almak ister ancak aile ve köylüler buna izin vermez. Daha sonra aile olay yerine savcı ister. Ömerli ilçesinden savcı gelir ve olay mahallinde rapor tutar. 36 tane M-16 kovanı tutulan rapora geçirilir. Ailenin tüm ısrarlarına rağmen savcı otopsi yaptırmaz” diye belirtti.   ‘Mücadelemize devam edeceğiz’   Rahşan, devamında şunları söyledi: “Askerler aynı gün köy muhtarı Mehdi Aksoy’u gözaltına alıp, 30 saat sorguladıktan sonra serbest bıraktı. Köye gelen askerlerin başındaki komutan ‘Eğer koruculuğu kabul etseydiniz, başınıza bunlar gelmezdi’ der. Anne Türkiye; ‘Kızlarım itirafçı ve ihbarcıların asılsız suçlamaları sonucu öldürüldüğünü’ söylüyor. Aile, Ömerli Savcılığına özel harekât polisleri hakkında suç duyurusunda bulunur. Ancak tüm resmi girişimlere rağmen sonuç alamazlar. Bu olay failli meçhul olarak kayıtlara geçer. Hakikat ortaya çıkana kadar, kayıplar ve faili meçhullerin sorumluları yargılanana kadar ve cezasızlık politikasına son verilinceye kadar mücadelemize devam edeceğiz.”