İSİG: Kadın işçilerde işsizlik oranı yüzde 35’in üzerinde 2021-04-30 12:40:37     ANKARA - İSİG, Ortak İşçi Sağlığı ve Güvenliği Talepleri'ne dönük yaptığı açıklamada, Türkiye’de bir yıllık pandemi sürecinde yaşanan hukuksuzluğa dikkat çekti.   Ankara İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 1 Mayıs’ta Ortak İşçi Sağlığı ve Güvenliği Taleplerini imzalamaya ve Birleşik Mücadele'ye çağrıda bulunarak yazılı bir açıklama yaptı. Türkiye’de koronavirüs (Covid-19) salgınının bir yılını geride bıraktığı belirtilen açıklamada, bu süre zarfında ne bilimin gereklilikleri yerine getirildi ne de pandemiden kaynaklı oluşan krizin yönetebildiği belirtilen açıklamada, krizin sağlık ve sosyal güvenlik sistemi nedeniyle daha fazla derinleştiğine ve aritmetik biçimde artış gösteren vaka ve vefat sayılarının, salgın krizinin sadece sağlık krizi olmadığına dikkat çekildi.     ‘Bulaşın en fazla olduğu mekanlar çarkların döndüğü yerler oldu’    Pandeminin ilk aylarında sendikalar, meslek örgütleri, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütlerinin ücretli idari izin ve kuluçka süresine oranla 14 günlük kapanma taleplerine hükümet tarafından “çarklar dönmeli” cevabı verildiği kaydedilen açıklamada, “Sermaye birikiminin sürmesi için mal ve hizmet üretiminin halk sağlığını öncelediği bu dönemde ‘evde kal’ çağrılarına karşı fabrikalara özel çalışma izinleri verildi, kapalı devre çalışma sistemi fiilen hayata geçirildi, işyerlerinde mesai saatleri işverenlerin inisiyatifine terk edildi, işçiler çalışmaya devam etti. Covid-19 adım adım bir işçi sınıfı hastalığına dönüştürüldü. Vaka haritalarında en fazla yoğunluğa sahip illerin, işçi nüfusunun olduğu sanayi havzaları olması bunu doğruladı. Bulaşın en fazla olduğu mekanlar; fabrikalar, şantiyeler, tersaneler, depolar, marketler, hastaneler ve okullar, yani çalışmanın devam ettiği, ‘çarkların döndüğü’ yerler oldu” denildi.      ‘861 işçi virüsten yaşamını yitirdi’    İSİG Meclisi’nin verilerine göre 11 Mart 2020-10 Mart 2021 tarihleri arasında en az 861 işçi Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirdiği anımsatılan açıklamada, “Hiç de tesadüfi olmaksızın, salgından en çok etkilenen ve en fazla ölümün yaşandığı işkolları temas riskinin en fazla, fiziki mesafenin en az olduğu, kişisel koruyucu ekipman sorunlarının yaşandığı ve üretim ve performans baskısının daha çok hissedildiği sağlık, ticaret-büro, genel işler, güvenlik, tekstil ve metal işkolları oldu. Salgının bir yılında sağlık, sosyal hizmetler işkolunda 367 emekçi, ticaret, büro, eğitim, sinema işkolunda 228, belediye, genel işkolunda 71, savunma, güvenlik işkolunda 8, petro-kimya, lastik işkolunda 7, banka, finans, sigorta işkolunda 7, enerji işkolunda 6, basın, gazetecilik işkolunda 5, inşaat-yol işkolunda 5, gıda, şeker işkolunda 4, ağaç, kağıt işkolunda 3, iletişim işkolunda 3, çimento, toprak, cam işkolunda 3, madencilik işkolunda 2 işçi Covid-19 nedenli iş cinayeti sonucu yaşamını yitirdi. Ancak yine de, eldeki bilgiler oldukça yetersiz. Örneğin, çalışan nüfusun yüzde 10’una yakını göçmen olmasına ve göçmen işçiler işçi sınıfının en güvencesiz ve kötü koşullarda çalışan kesimi olmasına rağmen göçmen işçi ölümlerine ulaşılamadı” bilgisine yer verildi.     ‘Kadın işçilerde geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 35’    İş cinayetlerindeki örgütsüzlük durumunun salgın ölçeğinde kendisini daha fazla gösterdiğini, yaşamını yitirenlerin 94’ünün sendikalı, 767’sinin ise sendikasız işçi olduğuna vurgu yapılan açıklamada, Kod-29'dan kaynaklı işten atılmalar ve ücretsiz izinlerinin temel sorunları daha fazla artırdığı ifade edildi.  Açıklamada, “Salgın döneminde ücretsiz izne çıkan işçiler ise günlük 50 TL ile hayatta kalmaya çalıştı. Yalnız 2020 yılında 177 bin işçi Kod-29 hilesi ile işten atıldı. Güvencesiz, kayıt dışı, günlük işlerde çalışan milyonlarca işçi ise işsiz kaldı. Geniş tanımlı işsiz sayısı 10 milyonu geçti. Kadın işçilerde geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 35’in üzerine çıktı. ‘Sosyal mesafe’ adı altında sınıfsal mesafeye dönüştürülen ‘Hayat eve sığar’ anlayışı ile pekiştirilen tüketim ideolojisi, başta depo, market, kurye ve lojistik olmak üzere belirli işkollarındaki işçileri üretim ve performans baskısı altında daha çok ezdi” sözlerine yer verildi.      ‘Sağlıksız öğünlerin verilmesi sorunu devam ediyor’    Pandemi sürecinde sağlık emekçilerinin yaşadıkları sorun ve sırtlarına yüklenen sorumluğa da değinilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Sağlık emekçileri bu süreçte hem halkın sağlığı, hem de kendi hakları için mücadele verdi. Enfeksiyon riskinin en fazla olduğu sağlık işkolunda iş yükünün artması, psikolojik tükenmişliğin yayılışı sağlık çalışanlarının en önemli sorunları oldu. Nöbet ve ek ödeme ücretlerinin ödenmemesi, kimi sağlık kurumlarında işten çıkarmalar nedeniyle çalışan sayısının azalması mevcut sağlık personeli üzerindeki iş yükünü ve riskleri daha da artırdı. Hastane çalışanları ve filyasyon ekiplerinin günlük kalori ve enerji ihtiyacını karşılamayacak sağlıksız öğünlerin verilmesi gibi sorunlar da devam ediyor.”    ‘İnşaat işçilerine kâğıt imzalatılarak hakları gasp edildi’    Metal işkolunda bazı iş yerlerinde Covid-19 tanısı konulmuş işçi oranın yüzde 30’a ulaşıldığı işkolundaki sendikaların raporlarına göre imalat sanayisinde aktif vaka sayısının en az 112 bin olduğu, 3 milyon 280 bin işçinin ise çalışma ortamından kaynaklı yakın salgın riski altında çalışıldığı belirtildi.  Pandemi sürecinde 10 bin inşaat işçinin işten çıkarıldığını ve şantiyelerde tek bir odada 20-30 işçinin kaldığı bunun yanı sıra işverenlerin işçilere, “Koronavirüs kaparsam sorumluluk bana aittir” ibareli kâğıtların imzalandığına ve hakların gasp edildiği kaydedildi.      Açıklamada, talepler şöyle sıralandı:    "*İşten çıkarma yasağı uzatılsın, patronların Kod-29 gibi yollarla işçileri işten çıkarması, zorunlu ücretsiz izin ve zorunlu yıllık izin dayatması yasaklansın.    *Çalışma saatleri, ücretler ve haklarda bir kayıp olmaksızın en çok günlük 6 saat olacak biçimde sınırlandırılsın. Çalışma süresinin kısaltıldığı işyerlerinde patronların, bu süreleri işçilerin izinlerinden düştüğü hukuksuz uygulamalarına son verilsin.    *Kişisel hijyen ve korunma malzemeleri işçilere ve halka ücretsiz olarak dağıtılsın. İşçilerin sağlık taramaları ve temaslı takibi yoğunlaştırılsın ve işyerlerinin denetimi yapılsın.    *Patronların vaka sayılarını gizlemesinin önüne geçecek düzenlemeler yapılsın. İşyeri-ev bulaş riski takip edilsin.    *Vaka sayısının belirli bir oranın üzerinde olduğu işyerleri kapatılsın.    *6- İşyerlerinde İSG denetimlerine ve kontrol aşamalarına sendikalar ve meslek örgütleri de dahil edilsin.    *Aşılama sürecine tüm çalışanlar dahil edilsin ve ivedilikle aşılama gerçekleştirilsin.    *Sağlık ücretsiz ve herkesçe erişilebilir hale getirilsin. Başta testler olmak üzere tüm sağlık hizmetleri kamu hastanelerinde ve özel hastanelerde ücretsiz olarak yapılsın.    *İlaç şirketlerinin kârı değil, kamu yararı düşünülsün. Halk sağlığı için aşılarda patent hakkı kaldırılsın.    *Kendisi ve yakını virüs nedeniyle karantinaya alınan işçi hastalık süresi kapsamında olsun ve bu süredeki gelir kaybı önlensin.    *Alınan karar ve tedbirlerin ancak kamunun bir bölümünde değil, özel sektör, kayıt dışı sektör ve 50’den az çalışanı olan işyerlerinde uygulanması ve yaptırımı sağlansın, gerekli önlemlerin alınmadığı işyerleri için aktif bir ihbar, denetim ve ceza mekanizması oluşturulsun.    *Koronavirüsün en riskli yaş grubunu oluşturan 50 yaş ve üstü işçilere salgın bitene kadar izin hakkı tanınsın.    *Zorunlu sektörler dışında işyerlerinde üretime ara verilsin, işçiler idari izinli sayılsın."    İmzacılar ise şunlar:    Ankara Dayanışma Akademisi, Ankara Dişhekimleri Odası, Ankara İşçi Meclisi, Ankara Tabip Odası, AVM Çalışanları Derneği ,BES Ankara 1 Nolu Şube, BES Ankara 2 Nolu Şube ,Birlik Sendikası, BTS Ankara Şube, Dev Sağlık-İş Ankara Temsilciliği, Dev Yapı-İş Ankara Temsilciliği, DGD-Sen, DİSK İç Anadolu Bölge Temsilciliği, Eğitim-Sen, Eğitim-Sen Ankara 1 Nolu Şube,  Eğitim-Sen Ankara 2 Nolu Şube, Eğitim-Sen Ankara 3 Nolu Şube, Eğitim-Sen Ankara 4 Nolu Şube, Eğitim-Sen Ankara 5 Nolu Şube,  ESM Ankara Şube , Haber-Sen ,  Haber-Sen Ankara Şube , İşçi Fanzin , İnşaat-İş Ankara Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu , Kültür Sanat-Sen Ankara Şube , Nakliyat-İş Ankara Temsilciliği,  Patronların Ensesindeyiz Ağı,  Petrol-İş Ankara Şube , PTT-Sen , SES , SES Ankara Şube,  Sincan İşçi Birliği , Tarım Orkam-Sen Ankara Şube , Tek Gıda-İş Ankara 1 Nolu Şube , Tek Gıda-İş Ankara Fırınları Şube , Tez Koop-İş ,TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu , TOMİS , Toplumsal Hukuk , Tümbel-Sen Ankara 1 Nolu Şube , Tümbel-Sen Ankara 2 Nolu Şube ,Türkiye Gazeteciler Sendikası Ankara Temsilciliği ,Yapı Yol-Sen Ankara Şube.