Filmmor'un suç duyurusunda bulunduğu kadınlardan açıklama 2021-05-21 13:53:18   İSTANBUL - Mobbing, emek sömürüsü ve ayrımcılığa maruz kaldığını açıklayan 13 kadın+ hakkında Filmmor tarafından yapılan suç duyurusuna ilişkin kadınlar ikinci kez açıklama yaptı: “Hazırladığımız ilk metni basın ve kamuoyuyla paylaşmadan önce kendilerine ilettik ve bu noktada kendileriyle bir iletişim yolu yaratmaya çalıştık. Bu taleplerimizin hiçbiri karşılık bulmadı, ancak ifşa metni yayınlandıktan sonra inkarcı ve alaycı bir karşılık geldi.”   2016-2020 yılları arasında çeşitli dönemlerde Filmmor Kadın Kooperatifi’nde çalışan veya gönüllü olarak emek veren 13 kadın+, Şubat ayında bir metin kaleme alarak ayrımcılık, mobbing, emek sömürüsü ve hak ihlallerine maruz kaldıklarını duyurmuşlardı. İmzacı kadınlar, kamuoyunda ifşa yapmadan önce iki mail atıldığını, fakat bu maile dönülmediğini ve dikkate alınmadığını da belirtmişlerdi.   13 kadın+’nın imzasıyla yayımlanan açıklamanın ardından kapanma kararı aldığını duyuran Filmmor, metnin imzacısı olan kadınlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Söz konusu suç duyurusuna ilişkin bir açıklama metni daha kaleme alan kadın+’lar, “Metni yayınladığımız diller gerekçe gösterilerek hedef gösterildik. Bu durumun kendisi bile metnimizde belirttiğimiz hususları nasıl yeniden ürettiklerini kanıtlar niteliktedir” sözlerini kullandı.   “2016-2020 yılları arasında çeşitli dönemlerde Filmmor Kadın Kooperatifi’ne çalışan ya da gönüllü olarak emek veren, ayrımcılık ve şiddete maruz kalan kişiler olarak yayınladığımız metinden sonra gelişen olaylar ve hukuki süreçler doğrultusunda ikinci bir açıklama yapmayı elzem gördük” diyen kadın+’lar, yayınladıkları metni politik ve feminist bir zeminde tartışma imkanı bulabilmek ve bir iyileşme sağlanabilmesi için paylaştıklarını dile getirdi.   ‘Tüm öznelerin bilmeye hakkı olduğunu düşündük’   Kadın+’lar açıklama metnini kamuoyuyla paylaşma gereksinimi duymalarının nedenini şu cümlelerle açıkladı: “Geçen süre zarfında karşı taraf durumu gerçeklik dışı beyan ve ithamlar yoluyla manipüle ederek yönetmek için hamleler yaptı. Feminist ve LGBTİ+ hareketinin tüm öznelerinin bilmeye hakkının olduğunu düşünerek ve olaylar karşısındaki tutumumuzu kamuoyuyla paylaşmak istedik.”   Metinde, Filmmor’un kadın+’ları feminist ve emekçi özneler olarak tanımadığı, feminist etiğe uymayan bir şekilde maruz bırakıldıkları şiddet, ayrımcılık ve sömürüye dair hiçbir açıklama yapmadan kapanma kararı almaları, basına duyurulmuş ve 19 yıllık bir kurumun kapanmasını talep ettikleri algısının yaratıldığını öne sürdü.   Filmmor’un kapanmasını hiçbir zaman talep etmediklerini aktaran imzacı kadın+’lar, “Bizim talebimiz; bahsedilen üç şahsın bir özeleştiri yapıp Filmmor yönetim kurulundan istifa etmesi ve bizim yaşadığımız bu sorunlu sistemin düzeltilmesi yönündedir. Kaldı ki Filmmor sonrasında yola devam edeceğini ve Haziran’da festival yapacağını açıklamıştır” açıklamalarına yer verdi.   ‘Kendileriyle bir iletişim yolu yaratmaya çalıştık, taleplerimizin hiçbiri karşılık bulmadı’   Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi: “Yaşanan süreç içinde yaptıkları açıklamalarda kendilerini uyarmadan, geri dönüş hakkı tanınmadan ifşaya başvurduğumuz söylenmiştir. Bizler, geçirdiğimiz çalışma süreçlerimiz boyunca kendileriyle, bu davranış biçiminin doğru olmadığını ve bu çalışma biçiminden rahatsız olduğumuzu belirten birçok mesaj ve mail paylaştık. Ayrıca hazırladığımız ilk metni basın ve kamuoyuyla paylaşmadan önce kendilerine ilettik ve bu noktada kendileriyle bir iletişim yolu yaratmaya çalıştık. Bu taleplerimizin hiçbiri karşılık bulmadı, ancak ifşa metni yayınlandıktan sonra inkarcı ve alaycı bir karşılık geldi. Dolayısıyla bizler  ‘Ben bu metnin bir hafta boyunca şaka olduğunu sandım’ gibi söylemlerin, yaşanan olayların içi boşaltılıp, hafife alınması için yaratılmaya çalışılan bir algı olduğunu düşünüyoruz.”   Kişisel bilgiler bilinçli olarak ifşa edildi   Yine bu süreç içerisinde şeffaflık ilkesinin bahane olarak öne sürüldüğünü ifade eden imzacı kadınlar, emekçilerin açık ev adresleri, telefon numaraları, T.C kimlik numaraları, banka hesap bilgileri gibi kişisel bilgilerinin kamusal erişime açılmasını güvenliklerini tehdit eden ve bilinçli yapılmış bir adım olarak gördüklerini aktardı. Açıklamada ifşa ettikleri kişilerin, imzacıların ve şu anda çalıştıkları kurumların yöneticileriyle iletişime geçip, kendilerine karşı manipülasyon yaratmaya çalıştıklarını bildiklerini ve bu davranış biçimini kınadıklarına da yer verildi.   ‘Bu politik bir mesele’   Açıklamada son olarak şu ifadeler kullanıldı: “Türkiye’de giderek daraltılan sivil toplum, medya ve film alanlarında hak temelli değerlerin bilhassa finansal ve politik yollarla suistimal edilerek kişisel çıkarlara hizmet etmek uğruna kullanılmasını endişe ve öfkeyle izliyoruz. Filmmor çalışanlarının ve tüm emekçi kadın ve LGBTİ+ların; patronların tüm yalnızlaştırma çabalarına rağmen birbirleriyle iletişim halinde olduğunun ve dayanıştığının; kişilerin maruz bırakıldığı şiddetin hiçbir şekilde kişisel olmadığının, bunun bir örüntü ve politik mesele olduğunun kavranmasını talep ediyoruz.   Feminist ve LGBTİ+ hareketi içindeki herkesi, kendi imtiyazlarını sorgulamaya, hareket içindeki ve dışındaki şiddet örüntüsüne son vermek adına yapılan ifşaları dikkate almaya davet ediyoruz. Feminist ve LGBTİ+ hareket içindeki dikey, şiddet içeren ve hiyerarşik yapılanmaların patriyarkaya karşı olan mücadelemize ciddi hasar verdiğini düşünüyoruz ve kesişimsel, kapsayıcı feminizmin Türkiye’de birtakım ayrıcalıklı ve ayrımcı kişi ve kurumlara rağmen giderek yayılarak ve güçlenerek devam edeceğine de inancımız tam.”