20 yıldır kayıp Ebubekir Deniz’in eşi: Adalet arayışını sürdüreceğiz 2021-05-23 09:02:11     Rojda Aydın   ŞIRNAK - HADEP Silopi İlçe Yöneticisi Ebubekir Deniz'in gözaltında kaybedilişinin üzerinden 20 yıl geçti. Ebubekir’in eşi Divan Deniz, “Acımız 20 yıldır sürüyor, ama umudumuzda hala var. Ömrümün sonuna kadar adalet arayışını sürdüreceğim” dedi.   Şırnak'ın Silopi ilçesinde çağrıldıkları İlçe Jandarma Komutanlığı'na gittikten sonra bir daha kendilerinden haber alınamayan HADEP Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ve İlçe Yöneticisi Ebubekir Deniz'in kaybedilişinin üzerinden 20 yıl geçti.   Serdar ve Ebubekir’den bir daha haber alamayan ailelerin suç duyurusunda bulunmaları üzerine Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı, Şırnak Alay Komutanlığı'nda görevli 47 asker hakkında soruşturma başlattı. Serdar ve Ebubekir'in kaybedilişlerinden sorumlu olarak görülen dönemin Şırnak Jandarma Alay Komutanı Levent Ersöz ile Silopi İlçe Jandarma Komutanı Süleyman Can'ın isimlerinin yer almadığı soruşturma kısa bir süre sonra takipsizlikle sonuçlandı. İsmi sık sık faili meçhuller ile anılan Levent Ersöz'ün olaydan 25 gün öncesinde Serdar Tanış'ın babası Şuayip Tanış'ı çağırarak tehdit etmesi ve aralarında geçen telefon görüşmeleri ise savcılık tarafından soruşturma kapsamına alınmadı.   AİHM Türkiye’yi mahkum etti   Daha sonra Diyarbakır ve Malatya Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ne (DGM) aileler tarafından yapılan başvurular da sonuçsuz kaldı. İç hukuk yollarının kapanmasının ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşınan olay ile ilgili Türkiye, Serdar ve Ebubekir’in kaybedilişleri ile ilgili 172 bin Euro tazminat ödemeye mahkum edildi. AİHM'in verdiği bu kararının arkasında ailelerin girişimleriyle başlatılan soruşturmalar sonuçsuz kaldı.   Dargeçit’te bulunan kemikler eşleşmedi   2 Ocak 2014 tarihinde bir mezarlık görevlisinin ifadeleri doğrultusunda, Dargeçit Belediye Mezarlığı'nda yapılan bir kazıda battaniyeye sarılı bir kişiye ait kemiklere rastlandı. Bulunan kemiklerin kime ait olduğunun tespiti için her iki aileden de DNA örnekleri alındı. İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun yaptığı incelemeler sonucu kemiklerin her iki kişiye de ait olmadığı belirtildi.   Olayın üzerinden geçen zamana rağmen aileler yakınlarının akıbetini sormaya devam ediyor. Yılları, eşinin akıbetini sormakla geçen Divan Deniz (42), dönemin Şırnak Jandarma Alay Komutanı Levent Ersöz'ü olayın sorumlusu olarak görüyor.   ‘Bir daha haber alamadık’   Divan, eşi Ebubekir Deniz’in kaybedilişinin ardından 4 çocuğu ile birlikte özlemlerinin asla tükenmediğini söyledi. Her gün duvara asılı fotoğrafları ile eşini hatırladıklarını dile getiren Divan, eşinin kaybolması sürecini şöyle anlattı: 25 Ocak 2001 tarihinde İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez Karakolu'nda görevli Uzman Çavuş Taşkın Akyün'ün de aralarında bulunduğu 2 kişi tarafından durduruldu Serdar Tanış ve eşimin önü kesilerek karakola ifadeye çağrıldı. Bunun üzerine eşim ve Serdar Tanış daha sonra beraber taksiyle karakola ifade vermeye gitti. Fakat o günden sonra her ikisinden de bir daha haber alınamadı. Saatler aradan geçtikten sonra emniyete gittik eşimi sormak için. Bize buraya gelmediklerini söylediler. Daha sonra bize dediler bir imza işler vardı atıp gittiler. Biz karakola eşime ne yaptıkları sorduk. Bize kim çağırmışsa gidin onlara sorun dediler. O günden bu yana eşimden haber alamıyoruz. Birçok kez başvuruda bulunduk ama hepsi sonuçsuz kaldı.”   ‘Bu 20 yılda hayatımızda sadece acı ve umut değişmedi’   20 yıldır bir gün eşinin geri döneceği umudu içerisinde olduğunu söyleyen Divan, “Dargeçit’e gittik ve bize bu sizin mezarınız denildi. 7 yıl boyunca o mezarı bekledik ama bize göstermediler. Aradan aylar geçtikten sonra mezarı açtılar ve siyah bir şeyin içinde bir avuç kemik vardı. Ama o cenazeler bize ait değildi. Bizler bu dava yolunda olmaya devam edeceğiz. Biz sadece bir avuçta olsa kemiklerimizi istiyoruz. Çocuklarımın gözü hep yollarda bir gün babaları geri dönecek diye. Bir gün geri döneceğini umut ediyoruz. Bu 20 yılda hayatımızda sadece acı ve umut değişmedi. Acımız 20 yıldır sürüyor, ama umudumuzda hala var. Biz birçok zorluk ve engeller gördük. Hala da baskı ve engellerle karşı karşıyayız. Hayatımızda acı hiçbir zaman eksik kalmıyor. Kanımızın son damlasına kadar kemiklerimizi bulana kadar mücadele edeceğiz. Her zaman onların yolunda olmaya devam edeceğiz. Kemiklerimizi bize vermeyene kadar mücadelemiz sürecek” sözlerine yer verdi.   ‘Eşimin de bir mezarı olsun’   Bayramların onlar için bir anlam ifade etmediğini vurgulayan Divan, her bayramı buruk karşıladıklarını dile getirdi. Bayramda gidecek bir mezarın bile olmadığını belirten Divan, “Bayramlarda herkes eş-dostunun mezarını ziyarete giderken, eşimin bir mezarı da yok. Eşimin bir mezarı olsaydı bayramda ziyaret edebilseydim. Ben de bayramlarda yaşamını yitirenlerin mezarını ziyaret ediyorum. İçimdeki buruk acıyla böyle baş edebiliyorum. Bayramlar bizim için kara bayram olarak geçiyor. Çocuklarım hep soruyor babamın mezarı nerede diye? Ben onlara ne diyeceğimi bilemiyorum. Çünkü bu sorunun bir cevabı yok bende. Çocuklarım 20 yıldır babasız büyüdü.  Eşimin cenazesini versinler de bir mezarı olsun. Bayramlarda gidip ziyaret edebileceğimiz bir mezarı olsun” diyerek göz yaşlarına hakim olamadı.   ‘Adalet arayışını sürdüreceğiz’   Divan, son olarak şunları söyledi: “Sadece eşimde değil binlerce insan bu şekilde kayıp edildi. Gitmediğimiz ve başvurmadığımız yer kalmadı. Ama tüm başvurularımız hep sonuçsuz kaldı. Açtığımız davalar sonuçsuz kaldı ve kapatıldı. Kaç defa dava açtık ama hep aynı sonuçsuz kaldı. Eşimin ölüm tarihi kayıtlarda geçmiyor. Seçim zamanı geldiğinde onun da oy kağıdı geliyor. Ama biz davamızdan vazgeçmeyeceğiz. Eşimin kaybedilişinden kim sorumluysa onlar hakkında davacıyız. Biz adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Sadece eşimin değil kaybedilen tüm cenazelerin ailelere verilmesini istiyoruz. Bir parça kemikte olsa bize verilmesini istiyoruz. Mezarımız olduğunda hiç olmazsa bu şekilde sabrımız yerine gelir. Biz bunu yapanlar hakkında sonuna kadar davacı olacağız. Ömrümün sonuna kadar adalet arayışını sürdüreceğiz.”