‘Gözaltılar siyasi soykırımın bir parçası’ 2021-05-25 19:20:12   DİYARBAKIR - Amed Emek ve Demokrasi Platformu, sendika, siyasi parti ve dernek yöneticilerine yönelik Diyarbakır ve Ankara merkezli başlatılan gözaltı operasyonlarına ilişkin basın açıklaması düzenledi. Açıklamada polis, "Çeteleşen siyasete karşı hayır" yazılı dövize el koydu.   Amed Emek ve Demokrasi Platformu, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) yönetici ve üyeleri ile sendika, siyasi parti ve dernek yöneticilerine yönelik başlatılan gözaltı operasyonlarına ilişkin Yenişehir ilçesinde bulunan Xezal Parkı’nda basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, Kürtçe ve Türkçe “Gözaltılar, baskılar bizi yıldıramaz!” yazılı pankart açılırken, “Demokrasi mücadelesi engellenemez”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” “Duvarı örenler altında kalacak” yazılı dövizler taşındı.   Öte yandan polis, “Çeteleşen siyasete karşı hayır” yazılı dövize el koyarak, taşınmasına izin vermedi.   Burada ilk olarak söz olan SES Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Şiyar Güldiken, ülkede özgürlük ve demokrasi mücadelesi veren insanlara karşı baskıların her geçen arttığını, ancak belgeleriyle ortaya çıkan suçların soruşturma konusu dahi edilmediğini ifade etti.   29 aktivist gözaltında   Ardından basın metnini okuyan Amed Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Zuhal Sezer, 24 Mayıs günü aralarında sendika, siyasi parti ve dernek yöneticilerinin de bulunduğu 29 aktivistin gözaltına alındığını hatırlattı. Zuhal, üyeleri Fırat Akdeniz’in gözaltına alındığı esnada vücudunun çeşitli yerlerinden darp edildiği ve tehditlere maruz bırakıldığını aktardı.   ‘İktidar tükendi’   AKP-MHP iktidarının başta Kürt siyasetçiler olmak üzere, tüm muhalif parti ve kurumlara yönelik düzenlediği operasyonların, siyasi soykırımın bir parçası olduğunu ifade eden Zuhal, bu durumun hukuk dışı ve iktidarın tükenmişliğinin göstergesi olduğunu ifade etti. Sezer şöyle devam etti: “Ülkede bir yandan hak ihlalleri, yokluk, yoksunluk, işsizlik ve ekonomik kriz giderek derinleşirken, iş ve kadın cinayetleri artarken, halkın direnişine rağmen rant uğruna doğa, iktidar eliyle mütahitlere peşkeş çekilip talan edilirken bir yandan da iktidarın zulmüne karşı direnenlerin gözaltına alınması, tutuklanması, işten atılması, sürgüne gönderilmesi gibi bir çok haksız hukuksuz cezalandırmalar, toplumun büyük bir kesimini sindirmeyi amaçlarken, geri kalan kısmını da susmaya ve AKP politikalarına boyun eğmeye zorlamaktadır."   ‘Kaynaklar iktidar ve çeteler arasında paylaşıldı’   Ülkenin kaynaklarının çıkar ilişkisi ekseninde iktidar ve organize suç çeteleri arasında paylaşıldığını belirten Zuhal, “Siyaset mafya medya ve organize suç örgütlerinin çıkar kavgaları halkı yokluğa, yoksulluğa ve karanlık bir geleceğe mahkûm etmektedir. AKP MHP iktidarı devletin bütün kademelerine sirayet etmiş olan anlayışı tek adam rejimi ile adeta mafya ve çete ilişkilerini devlet karakteri haline getirmiştir. Devletin en üst kademesinden en alt kademesine kadar görev yapan tüm AKP kadroları aynı anlayış ve zihniyetle bulundukları koltukları çıkarları uğruna kullanmaktadırlar” dedi.   Sezer son olarak, demokratik, barışçıl, özgür, şeffaf bir toplum için mücadele eden arkadaşlarının derhal serbest bırakılmasını istedi.