Sözleşme’nin ilgili maddeleri ile kadınlar değil failler korundu 2021-05-30 09:01:48   HABER MERKEZİ - İstanbul Sözleşmesi’nin diğer maddelerinde olduğu gibi Türkiye 53, 54, 55, 56 ve 58’inci maddeleri de etkin uygulamadı. Etkin uygulanması halinde Ayşe Çeçen’in failleri “ak”lanmayacak, 60 kez şikayetçi olan ve uzaklaştırma kararı aldıran Sevtap Şahin yaşıyor olacak ve Mutlu Kaya’yı katletmeye çalışan erkek serbest kalmayacaktı.   AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından fesih kararı verilen İstanbul Sözleşmesi’ni sahiplenen kadınlar, 20 Mart öncesinde verdikleri mücadeleyi, bu tarihten sonra yükselterek sürdürüyor. “Kadınların anayasası” olarak nitelendirilen Sözleşme’nin maddelerini işlediğimiz yazı dizimizde bugün 53, 54, 55, 56 ve 58’inci maddelere yer veriyoruz.   Madde 53 - Engelleme veya koruma emirleri   1. Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet mağdurlarının uygun engelleme veya koruma emirlerinden yararlanmasını temin edecek gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.   2. Taraflar 1. fıkrada sözü edilen engelleme emirlerinin aşağıdaki niteliklere sahip olmasını temin etmek üzere gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır:   - söz konusu emirler mağdurun derhal korunmasını sağlayacak ve mağdura gereksiz finansal veya idari yük getirmeyecektir;   - belirli bir süre için veya bu süreyle ilgili bir değişiklik yapılıncaya veya yürürlükten kalkıncaya kadar verilecektir;   - gerektiğinde derhal yürürlüğe (ex parte) girecektir;   - diğer yargı süreçlerinden bağımsız olarak veya bunlara ilaveten verilebilecektir;   - daha sonra başlatılabilecek yargı süreçlerine dahil edilmesi mümkün olacaktır.   3. Taraflar 1. fıkrada saptanan kısıtlama veya koruma emirlerinin ihlallerin etkili, orantılı ve caydırıcı cezai veya diğer yasal yaptırımlara tabi olmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.   Neredeyse 60 kez şikayetçi oldu   Ankara’da 15 Haziran 2020’de Sevtap Şahin, evli olduğu Özcan Şahin tarafından katledildi. Sistematik şiddet nedeniyle katledilmeden 9 ay önce annesin evine yerleşen Sevtap, burada failin saldırısına uğradıktan 3 gün sonra, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Sevtap’ın ailesi, kızlarının yaklaşık 60 kez şikayette bulunduğunu söylerken, olay günü görevli polislerin de “görevlerini ihmal ettiklerini” belirtti. Sevtap’ın annesi Sevil Gözüyaşlı, “Kızım ihmalden öldü. Bu sistemde kadınlar korunmuyor. Kadınlar niye öldürülüyor diye merak ediyordum. İşte bundan öldürüyorlarmış” sözleriyle kadınların katledilmesine tepki gösterdi.   Ancak Sevtap’ın ölümü de koruma ve uzaklaştırma kararlarının sadece kağıt üstünde kaldığını gösterdi.   Madde 54 - Soruşturmalar ve kanıtlar   Taraflar herhangi bir hukuk veya ceza davasında mağdurun cinsel geçmişi ve davranışıyla ilgili var olan kanıtlara yalnızca davayla ilgili ve gerekliyse izin verilmesini temin etmek üzere gerekli yasal veya diğer önlemleri alacaktır.   Tecavüze uğrayan kadın yargılandı   Mardin’de özel hareket polisi B.K. tarafından tecavüze uğrayan M.B.’nin davası Sözleşme’nin bu maddesine uyulmadığını gösteren örneklerden yalnızca biri. “Nitelikli cinsel istismar” suçundan 12 yıla kadar hapis cezası istenen B.K. hakkında Mardin 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 8 Şubat 2018’de beraat kararı verildi. Cinsel saldırı Adli Tıp Kurumu tarafından da raporlanırken, mahkeme kadının suç duyurusunu geç yapmasını karara gerekçe yaptı. Gerekçeli kararda kadının özel hayatı irdelendi ve sanık polis yerine adeta kadın yargılandı. Kadın karar duruşması öncesi intihara kalkışırken, fail yargılanma boyunca tutuksuzdu. 2018’de gerekçeli karar açıklandığında İstanbul Sözleşmesi yürürlükte idi.   Madde 55 - Ex parte (nizasız) ve ex officio (re’sen) yargılama   1. Taraflar, bu Sözleşme’nin 35, 36, 37, 38 ve 39. maddelerinde belirlenen suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturmaların, suçun kısmen veya tamamen kendi topraklarında işlenmiş olması durumunda, mağdurun ifadesine veya şikayetine bağlı olmaksızın ve mağdurun ifadesini veya şikayetini geri çekmesi durumunda dahi devam edebilmesini temin edeceklerdir.   2. Taraflar, kendi iç hukuk kurallarının öngördüğü koşullara uygun biçimde, bu Sözleşme’de belirlenen suçlarla ilgili olarak yürütülen soruşturma ve yargı süreçlerinde mağdurun kendi talebi doğrultusunda kamu kuruluşlarından ve sivil toplum kuruluşlarından ve aile içi şiddet danışmanlarından yardım ve/veya destek almasına olanak sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alacaktır.   Ayşe Çeçen’i katledenler beraat etti   Türkiye’nin bu maddeyi de ihlal ettiğinin örneği Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 2013 yılında ailesinin “kayıp” başvurusunda bulunmasından sonra cenazesi 2019 yılında Kuzey ve Doğru Suriye’nin Qamişlo kentinde toprağa defnedilmiş bir şekilde Özerk Yönetim’e bağlı asayiş ekipleri tarafından bulunan 17 yaşındaki Ayşe Çeçen. Ayşe önce bir uzman çavuş tarafından tecavüze uğramış ardından da aile bireyleri tarafından katledilmişti. Mardin 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bu yıl Şubat ayında görülen karar duruşmasında, haklarında "tasarlayarak öldürme" suçundan iddianame hazırlanan Ayşe Çeçen’in babası Mehmet Faruk Çeçen, amcaları İdris Çeçen, İsmail Çeçen ve akrabaları İdris Çeçen beraat etti. Savcılık, sanıkların cezalandırılmasını isterken, mahkeme delil yetersizliği iddiasıyla sanıkların beraatına karar verdi.    Madde 56 - Koruma tedbirleri   1. Taraflar soruşturmaların ve yargı sürecinin tüm safhalarında, özellikle aşağıdakileri sağlayarak, mağdurların, tanık olarak özel ihtiyaçları da dahil olmak üzere, haklarını ve çıkarlarını koruyacak yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır:   a) mağdurların, ailelerinin ve tanıkların, sindirmeye, misillemeye ve tekrar mağdur bırakılmaya karşı korunmalarını sağlayacaklardır;   b) mağdurun en azından kendisinin veya ailesinin tehlikede olabileceği durumlarda, failin kaçması veya geçici veya kesin olarak serbest bırakılması halinde mağdurun bilgilendirilmesini sağlamak;   c) mağdurlara, iç hukuk kurallarının öngördüğü koşullar altında, hakları ve faydalanabilecekleri hizmetler ve şikayetlerinin takibi, masraflar, soruşturma veya davaların genel gelişimi ve mağdurların bu süreç içindeki rolleri, ve davalarının sonuçları hakkında bilgi vermek;   d) mağdurun iç hukuk kurallarının usulüne uygun olarak duruşmalara katılmasını,, kanıt temin etmesini ve kendi görüşlerini, ihtiyaçlarını ve kaygılarını doğrudan veya bir aracı vasıtasıyla sunmasını ve bunların dikkate alınmasını sağlamak;   e) mağdurlara haklarının ve menfaatlerinin usule uygun olarak arz edilmesi ve dikkate alınması için uygun destek hizmetleri sağlamak;   f) mağdurun mahremiyetini ve görüntüsünü korumak için tedbirlerin alınabilmesini temin etmek;   g) mağdur ile failler arasında temastan mahkemede ve kolluk kuvvetlerinin binalarında, mümkün olduğu ölçüde kaçınmak;   h) davaya taraf olarak katılan veya kanıt sunan mağdurlara bağımsız ve yetkin çevirmenler sağlamak;   i) iç hukuk kurallarına uygun biçimde, mağdurun, varsa uygun iletişim teknolojilerinden yararlanarak, mahkeme salonuna gitmeden veya en azından fail olduğu iddia edilen kişinin mahkeme salonunda bulunmadığı bir ortamda ifade vermesini sağlamak   2. Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet mağduru ve tanığı olan bir çocuğa, çocuğun çıkarları ilkesini dikkate alınarak, yerine göre, özel koruma önlemleri sağlanacaktır.   Failler serbest bırakılıyor önlem alınmıyor   Geçtiğimiz yıl pandemi bahane edilerek Meclis’ten yeni bir infaz düzenlemesi geçirildi. Bu düzenleme ile kadınların sıkça maruz bırakıldığı kasten yaralama, tehdit, hakaret, hürriyetinden alıkoyma suçları infaz indirimi kapsamında yer aldı. Çok sayıda fail bu süre zarfı içerisinde serbest bırakıldı ve faillerin serbest bırakıldığı da mağdur kadınlara bildirilmedi. İnfaz düzenlenmesinin akabinde 17 Nisan 2020’de Kütahya'da Nesibe T. adlı kadın 3 yıl önce boşandığı Veysel S.'nin cezaevinden tahliye olduktan sonra kapısına dayanıp kendisini tehdit ettiği anları video çekerek sosyal medyada paylaştı. Bunun üzerine başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Veysel S.'ye elektronik kelepçeli ev hapsi cezası verilerek tekrar serbest bırakıldı. Yani 56’ncı maddenin b bendi ihlal edildi.   Mutlu Kaya’yı vuran fail açık cezaevinde   Diyarbakır’da Mutlu Kaya'yı vuran ve toplamda 15 yıl hapis cezası alan Veysi Ercan ise İnfaz Yasası kapsamında açık cezaevine geçme hakkı kazandı. Mutlu 2020’de verdiği bir röportajında “Bundan beş yıl önce bir cani erkek tarafından kafamdan vuruldum. Aylarca yoğun bakımda kaldım. Yoğun bakımda gözlerimi açtığımda yürüyemiyordum. Ellerimi, ayaklarımı hissetmiyordum. Konuşamıyordum dahi ve bu cani sadece 15 yıl yedi. Bunun 9 yılını yatıp çıkacaktı ve şu an beş yıl geçtiği için sadece 4 yılı kaldığı için açık cezaevine çıktı. Yani bu infaz paketi onaylandığı için çok üzgünüm. Bunlar yani bunu onaylarken hiç mi vicdanlarını dinlemediler. Ya benim hayatım gitti. Gençliğim gitti" demişti.   Yine 2019’da Müslüm Aslan boşanma aşamasında olduğu Rukiye Aslan’ı katletmeye çalışmış ve bir süre tutuklu kaldıktan sonra da serbest bırakılmıştı. Fail serbest kaldıktan kısa bir süre sonra kızı Ceylan’ı katletmişti.   Madde 58 - Zaman aşımı   Taraflar, bu Sözleşme’nin 36, 37, 38 ve 39. maddelerinde tanımlanan suçlarla ilgili yasal işlemlerin başlatılması için öngörülen zaman aşımı süresinin, mağdurun reşit olmasından sonra etkili bir dava sürecini başlatmaya olanak tanıyacak şekilde, yeterli bir süre devam etmesini ve suçun ağırlığıyla orantılı olarak sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alacaktır.   Zamanı aşımı faillere yaradı   Mersin Üniversitesi’nden mezun olan mühendis A.Y. aynı üniversiteden mezun olan ve sosyal çevresinde bulunan Ali Mert Demir tarafından 2019’da cinsel saldırıya uğradı. Yaşadığı saldırının etkisiyle bir süre yargıya başvurmayan A.Y. delil ve tanıklarla birlikte dava açmaya karar verdinde saldırının üzerinden 6 ay geçtiği için şikayeti işleme alınmadı. Beş yıla kadar hapis cezası öngörülen suç, şikayet süresi nedeniyle yargıya taşınamadı.   Mahkeme ikinci istismarı görmedi   Almanya’da yaşayan ve derslerinin kötüye gitmesi nedeniyle psikoloğa gönderilen 1997 doğumlu çocuğun 7-8 yaşlarından 10 yaşına kadar dedesi tarafından cinsel istismara maruz kaldığı ortaya çıktı. Psikoloğun ailede istismara uğrayan başka birinin olup olmadığının araştırılmasını istemesiyle çocuk, 1985 doğumlu kuzeninin de Türkiye’de yaşayan dedesi tarafından istismara uğradığını anlattı. Kuzenin yaşadıklarını anlatmasına ve şikayetine rağmen davaya müdahil edilmedi ve yargılama sonucunda fail sadece 1997 doğumlu çocuğa yönelik işlediği suç nedeniyle 15 yıl ceza aldı. Mahkeme, yargılama sürecinde ortaya çıkan ikinci istismar olayı için ise zaman aşımı kararı verdi.   Bu kararlarla Türkiye Sözleşme’nin 58’inci maddesini de ihlal etmiş oldu.