‘Tecrit ağırlaştırılmasıyla amaçlanan ülkeyi kaosa sürüklemek’ 2021-05-30 09:05:09   HAKKARİ - Cezaevlerindeki tutsakların, tecridin ve ihlallerin sonlandırılması için 185’inci gününde devam eden açlık grevi eylemini değerlendiren HDP Kadın Meclisi üyesi Selcan Saygı, “Tecrit Ortadoğu halklarına kadar sirayet etmiş durumda” dedi. Selcan, tutsakların taleplerinin bir an önce yerine getirilmesini istedi.    İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi’nde 22 yıldır tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit giderek derinleşiyor. Tecridin ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin son bulması için PKK ve PAJK'lı tutsakların 27 Kasım 2020’de başlattığı süresiz dönüşümlü açlık grevi eylemi, 185’inci gününü geride bıraktı.    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Yüksekova Kadın Meclisi üyesi Selcan Saygı, açlık grevi eylemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.    ‘Türkiye’de yaşanan sorunların ana kaynağı tecrit’   Abdullah Öcalan’ın 22 yıldır tecrit altında olduğuna dikkat çeken Selcan, tecridin sadece İmralı Adası’ndan ibaret olmadığını vurguladı. Selcan devamında, “Tecrit, Ortadoğu halklarına sirayet etmiş durumda. Türkiye’de yaşanan sorunların an kaynağı tecrittir” dedi.    ‘İktidardan adım yok’   Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven öncülüğünde 8 Kasım 2018’de başlayan ve tutsakların da dahil olmasıyla ölüm orucuna dönüşen açlık grevi eyleminin, 200’üncü gününde Abdullah Öcalan ile görüşmelerin başlamasıyla sona erdiğini anımsatan Selcan, tecridin ise hiç bitmediğine işaret etti. Tecridin bu kez tamamen sonlanması için başlayan açlık grevi eyleminin de 185’inci gününde olduğunu söyleyen Selcan, “İktidar halen herhangi bir adım atmış durumda değil. Sürdürülen eylemin dönüşümsüz greve dönme ihtimali var. Kürt bir birey olarak Sayın Öcalan’ın sağlık durumu hakkında bir bilgi edinemiyoruz” dedi.    ‘Demokratik çözümün yolu İmralı’   Tecridin ağırlaştırılmasıyla asıl amaçlananın ülkeyi “kaosa” sürüklemek olduğunu vurgulayan Selcan, “Bizler yıllardır artık dillerimizde ezber hale gelen bir cümle var. Biz Kürt halkı olarak ülkede yaşanan bütün olumsuzlukları, Türkiye’yi aydınlık bir döneme taşıma, tüm sorunları demokratik yollarla çözelim diyoruz ve demokratik çözümün tüm yolları da İmralı’dan geçer. Barışın tek adresi İmralı’dır” diye belirtti.    Eylemi sahiplenme çağrısı   Eylemdeki tutsakların koronavirüs tehlikesiyle de karşı karşıya olduğuna işaret eden Selcan, “Açlık grevinde olan tutsaklar hijyenik bir ortamda olmadığı gibi de grevde oldukları için vücutları hastalığa açık durumda. Cezaevlerinde ise siyasi tutsaklar üzerinde ciddi baskıların olduğu gibi ciddi hak ihlalleri de bulunmaktadır. Tüm siyasi tutsakların talepleri bizim de taleplerimizdir. Onları ve başlattıkları grevi sahipleniyor ve sahiplenme çağrısında bulunuyoruz” sözlerini kullandı.    ‘Bir an önce adım atılmalı’   Son olarak iktidara çağrıda bulunan Selcan, “Israrla söylüyoruz ve söylemeye devam edeceğiz; insanlar ölmeden ve cezaevlerinden tabutlar çıkmadan derhal iktidar bir adım atmalı. Cezaevleri ölüm yerleri olmadan, tabutlar çıkmadan herkes üstüne düşen görevi yerine getirmeli. Halkımızın da grevleri sahiplenmesi gerekiyor” diye konuştu.