‘İktidarın ataerkil isteklerine teslim olmayacağız’ 2021-06-08 19:13:21     İZMİR - İstanbul Sözleşmesi’nin feshine karşı bir araya gelen kadınlar, “İstanbul Sözleşmesini kendisine tehdit olarak gören siyasi iktidarın baskıcı ve ataerkil isteklerine teslim olmayacağız” dedi.   Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Kadın Meclisi, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine karşı Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya geldi. “İstanbul Sözleşmesi bizim vazgeçmiyoruz” yazılı pankartın taşındığı basın açıklamasında “İstanbul Sözleşmesi bizim vazgeçmiyoruz”, “Ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Erkek devlet şiddetine son”, “İktidar elini sözleşmeden çek” sloganları atıldı. Basın açıklamasını kadınlar adına Hülya Çağlar okudu.   Kararname hükümsüzdür    Kadınların mücadelesi sonucu imzalanan İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanmasında eksikliklerin yaşandığını ifade eden Hülya, Sözleşeme’den 1 Temmuz itibariyle resmen çıkılacağını hatırlattı. Sözleşme’nin kadınları her türlü şiddet ve ayrımcılıktan koruduğunu dile getiren Hülya, "Kadınların can güvenliğini sağlamak, kadın mücadelesinin kazanımlarını geliştirmek, eşit ve adil bir toplum kurgulamak siyasi iktidarların sorumluluğudur. İsmi İstanbul olan, Türkiye’de imzalanan sözleşmeden ayrılmak abesle iştigaldir! Hukuk devleti ilkelerine göre bu kararname hükümsüzdür, Anayasanın 90’ıncı maddesine aykırıdır. İstanbul Sözleşmesi uluslararası sözleşmedir ve kanun hükmündedir, yetki gaspıyla TBMM devre dışı bırakılamaz” şeklinde konuştu.      Sözleşmenin iptali erkekleri cesaretlendiriyor    Sözleşme etkin uygulansaydı, katledilen kadınların şimdi yaşıyor olacağını belirten Hülya, “Sözleşme’nin iptali kadının erkekler tarafından korkusuzca katledilmesi anlamına geliyor. İstanbul Sözleşmesi’nin siyasal iktidar ve iktidarla aynı ideolojiden beslenen gerici çevrelerce hedef alınmasının nedeni Sözleşme’nin toplumsal cinsiyet eşitliğini temel almasıdır. Kadınları değil aileyi korumayı önceleyen, şiddeti değil boşanmayı engellemeyi amaç edinen iktidarın cinsiyetçi saldırılarının hedefi tekçi, gerici ideolojisini kadınların yaşamı üzerinde kurduğu denetimle tüm topluma yaymaktır” dedi.    Yaşam hakkımız için vazgeçmiyoruz     Aileyi İstanbul Sözleşmesi’nin ve Sözleşme’yi savunanların değil, erkek-devlet şiddeti ve sözleşmeyi uygulamayanların dağıttığına işaret eden Hülya, şunları söyledi: "İstanbul Sözleşmesi’nin nefret diliyle beslenen ırkçı, gerici kesimlerce hedef alınmasının nedeni Sözleşme’nin ırk, renk, dil, din, siyasi veya her tür görüş, cinsel yönelim, medeni hal, göçmenlik statüsü gibi nedenlerle hiçbir kesimin ayrımcılığa uğramamasını temin etmesidir. İstanbul Sözleşmesi’ni kendisine tehdit olarak gören siyasi iktidarın baskıcı ve ataerkil isteklerine teslim olmayacağız. Biliyoruz ki kadın cinayetleri politiktir, yaşamın her alanında kadın mücadelesi ve kadın dayanışması ile eşit ve özgür bir toplumu hep beraber inşa edeceğiz. Yaşam hakkı için, özgürlük için vazgeçmiyoruz, kabul etmiyoruz.”   Basın açıklaması sloganlar eşliğinde son buldu.