Açlık grevleri için Adalet Bakanlığı’na çağrı 2021-06-14 14:55:57   İSTANBUL - MATUHAY - DER, Açlık Grevleri ‘nin 200'üncü gününe ilişkin gerçekleştirdiği açıklamada, başta PKK Lideri Abdullah Öcalan olmak üzere cezaevinde ki tutsakların temel haklarının korunması gerektiğini vurgulayarak, “Açlık grevi eyleminin daha ağır noktalara gelmeden ve can kayıpları yaşanmadan çözüm üretilmesi için Adalet Bakanlığı’nı göreve çağırıyoruz” dedi.   Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Dayanışma Derneği(MATUHAY-DER), PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin son bulması talebiyle başlatılan açlık grevi direnişinin 200'üncü gününe ilişkin basın toplantısı gerçekleştirdi.   Basın metnini, MATUHAY - DER Üyesi Zübeyde Gülsür okudu.   ‘İnfaz koşulları ağırlaştırılarak tutsakların aleyhine işlendi’   Açlık grevi direnişinin bugün 200’üncü güne geldiğini vurgulayan Zübeyde, “Türkiye hapishanelerinde uzun süredir yaşanan hak ihlallerine yönelik gerek tutsakların, gerekse avukatlarının her türlü yasal girişimleri sonuçsuz kalmış aksine bu durum sürekli hale gelmiştir. Özellikle son süreçte Pandemi bahane edilerek siyasi tutsaklar açısından infaz koşulları daha da ağırlaşmış ve aleyhlerine bir durum yaratılmıştır.” dedi.   ‘Pandemi sürecinde ihlaller giderek arttı’    Pandemi koşullarında açlık grevine giren tutsakların durumlarının daha riskli olduğunu ve bağışıklık sistemlerinin zayıfladığının altını çizen Zübeyde, “Pandemi koşullarının eklenmesi ile ihlaller giderek artmıştır. Özellikle cezaevlerinde bulunan çok sayıda hasta tutsak normal koşullarda dahi sağlık hizmetlerine erişebilme noktasında sorun yaşarken Pandemi tedbirleri gerekçe gösterilerek tedavileri tamamen durma noktasına gelmiş adeta ölüme terk edilmişlerdir. Bu konu da uyarı yapan hekimler bu süreçte başlatılan açlık grevlerinin önce ki eylemlerden daha fazla risk taşıdığını da dile getirmektedir” ifadelerini kullandı.   ‘Cezaevinde yaşanan tecrit dışarıya da yansıdı’   PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecrit koşullarının Türkiye cezaevlerinde ve dışarıda da sürdürüldüğünü kaydeden Zübeyde, “Cezaevlerinde ki tutsakların dışarıda ki ailelerinin düzenli yakınlarıyla görüş yapamaması, mevcut görüşlere sınırlı sayıda görüşçü alınması, tutsakların cezaevlerinde yaşanan sıkıntıları dile getirmelerinden kaynaklı cezaevi idarelerinin verdikleri telefon görüş cezaları, tutsakların ailelerinin yaşadığı illerden çok uzak illerde ki cezaevlerine sürgün edilmeleri, cezaevlerinde ki yakınlarının yaşadıkları ağır koşullardan kaynaklı kaygılarını dile getirdikleri için bir çok aileye soruşturmalar açılmış olması içeride yaşanan tecridin dışarıya yansıma hali olduğu açıkça ortadadır”  diye konuştu.   ‘Açlık grevi ağır noktaya gelmeden çözüm üretilmeli’   Açlık grevinin 200 gündür sürmesine rağmen yetkililerin herhangi bir adım atmadığını belirten Zübeyde, “Tecritin bir işkence niteliğinde olduğunu, başta Sayın Abdullah Öcalan olmak üzere cezaevinde ki tutsakların Ulusal mevzuat ve Uluslararası sözleşmelerde ki temel haklarının korunması gerektiğini, toplumsal belleğimizde ağır tahribatlar ve derin yaralar oluşturabilecek olan bu sürecin bir an önce çözüme kavuşturulmasını, süresiz - dönüşümlü açlık grevi eyleminin daha ağır noktalara gelmeden ve can kayıpları yaşanmadan çözüm üretilmesi için Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumları bu konuda sorumluluklarını yerine getirmeye ve kalıcı çözümler için bir an önce adım atmaya çağırıyoruz”  şeklinde konuştu.