Gözaltında tecavüz tehdidi: Şikayette bulunacağız 2021-06-19 11:32:07   ANKARA - Katıldıkları eylemde polislerce darp edilerek gözaltına alındıkları sırada yaşadıklarını aktaran kadınlar,  tecavüz, taciz ve her türlü tehdide rağmen sokakları terk etmeyeceklerinin altını çizdi. Kadın Savunma Ağı’ndan Buse Üçer ise “Bir amirin kadınlara tecavüz ile tehditte bulunduğunu duyduk. Bunun için ayrı bir şikayette bulunacağız” dedi.    İstanbul Sözleşmesi’nin feshine karşı çıkmak için bugün İstanbul’da gerçekleşecek olan “İstanbul Sözleşmesi Mitingi”ne katılım çağrısında bulunmak için 16 Haziran günü Ankara’nın Çankaya ilçesine bağlı Sakarya Caddesi’nde bir araya gelen onlarca kadın, polisin saldırısıyla karşılaştı. Kadınlar, polisler tarafından darp edilerek sözlü hakarete, tacize ve tecavüz tehdidine maruz bırakıldı.   Polis şiddetiyle karşı karşıya kalan kadınlar yaşadıklarını anlattı.      Kadın Savunma Ağı’ndan Buse Üçer, yaşananları şu sözlerle anlattı: “Gözüme bile bile biber gazı sıkıldı. Devletin kadınlara olan bu sert tutumunun en önemli nedeni, kadınların örgütlü gücünden artık korkuyor olmaları, dünyayı değiştirme gücünün kadınların elinde olması ve devletin bunun farkında olmasıdır. Kadın mücadelesi, feminist mücadele o kadar çok büyüdü ki herkesin hem meşru hem de militan bir mücadele olarak, hayatın bütün güzelliklerini isteyen kadınlar olarak yeni bir hayat kurmak istiyoruz. Bu nedenle de mücadelemiz sürüyor ve bundan elbette ki korkmaları çok normal. Bence korksunlar da zaten.”   ‘Amirin kadınları tecavüz ile tehditte bulunduğunu duyduk’   Polisin sıktığı biber gazı nedeniyle görme sorunu yaşayan Buse, ambulans istemesine rağmen getirilmediğini dile getirdi. Buse, “Zor bir durumdu. Gözaltı aracındayken, gözlerimi açabilecek halde değildim ve arkadan sesler duydum. Tehdit ve dayak sesleri duyuluyordu. Özellikle de bir amirin kadınlara tecavüz ile tehditte bulunduğunu duyduk. Bunun için ayrı bir şikayette bulunacağız. Bir tokat sesi duydum ve daha sonrasında bunu arkadaşlara sorduğumda gerçekten de tokat atıldığını öğrendim. Zaten 18.30’da gözaltına alındık ve saat 24.00’e kadar işlemlerimiz sürdü. Özellikle yavaşlatıldığını ve tecavüz tehdidinde bulunduğumuz araçta özel olarak yavaş işlem sürdürüldüğünü düşünüyoruz. Orada özellikle üst arama konusunda yine sıkıntı çıkarıldı.  Tam olarak 3 kere üzerimizi aradılar. Önce hastanede daha sonra bahçede aramak istediler, fakat ‘özel bir alanda arayın bu şekilde olmaz’ dedik. Bu kez ince arama olacak şekilde bir ifade kullanıldı ve bunun nedenini sorduğumuzda ise özel bölgelerimizde telefon gibi araç bulundurabileceğimizi, söylediler. ‘Bize çıplak arama da mı yapacaksınız?’ şeklinde bir soru sorduk. ‘Hayır ama dokunacağız’ gibi bir cevap aldık” diye ifade etti.   ‘İktidar içerisindeki çatlaklar giderek büyüyor’   Kendilerine ters kelepçe takılmak istendiğini ancak bunu kabul etmediklerini kaydeden Buse, büyük bir dayanışma ile direnerek haklarını teslim etmemeye çalıştıklarını vurguladı. Buse, “Faşizmin dozu giderek artıyor, çünkü iktidar içerisindeki çatlaklar giderek büyüyor.  İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasının bir sebebi de budur. Erdoğan, iktidarı ayakta tutamıyor. Kadın düşmanlığı ile aslında diğer tarikatları ve gerici grupları kendi içine bir şekilde çekerek kadın düşmanlığı ile bir sonraki seçimleri belki kazanmak için bir strateji uyguluyor. Belki de dağılan bu mafya devletin kendi içerisindeki çatlaklarını onarmak için yeni ittifaklar yaratabilmek için bu şekilde saldırılar uyguluyor.  Ancak, bunların hiçbiri işe yaramıyor. Kadınlar mücadele etmekten geri durmuyorlar. Bu nedenle de kazananın bizler olacağına inanıyoruz. Her zaman tarih önünde utananlar ve yargılananlar diktatörler oldular. Mücadele edenler ise hep güzel şekilde anıldılar. Buradan faşizme ve diktatörlüğe karşı mücadele eden Mirabel kardeşleri hatırlatarak son vermek isterim.  Mirabellerin ruhu ile sokaklardayız ve mücadelemizi sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.   ‘Kadınlar cinsel saldırı tehditleri alıyorlar’   Ankara Tabip Odası Kadın Sağlığı ve Kadın Hekimlik Komisyonu üyesi Benan Koyuncu, polisin son zamanlarda özellikle Ankara’da gerçekleşen tüm eylemlere sert bir şekilde saldırdığını söyledi. Eylemlerde polisin görüntüsünün çekilmemesine dair düzenlemeyi hatırlatan Benan, böylece şiddeti artırmanın yolunun da açıldığına dikkat çekti. Katıldıkları eylemde hem işkenceye maruz kaldıklarını hem de işkenceyi kayıt altına almalarının engellendiğini vurgulayan Benan, “Türkiye’de en hareketli olan en önde olan kadın hareketini engellemeye yönelik daha sert bir çabaları var. Kadınlar cinsel saldırı tehditleri alıyorlar, fiziksel şiddete maruz kalıyorlar. Ben de katıldığım eylemde polisler tarafından darp edildim. Vücudumda hala işkence izleri bulunuyor. Darp raporu aldım” sözlerine yer verdi.   ‘Duruma tepki göstermemiz üzerine darp edildik’   Kadınları yıldırmak için saldırıldığının altını çizen Benan, şiddete karşı dururken şiddet ile karşılaştıklarına işaret etti. Birçok kadının tacize maruz bırakıldığını dile getiren Benan, “Bize cinsiyetçi küfürlerde bulundular. Duruma tepki göstermemiz üzerine de darp edildik. Hukuki süreci başlatacağız, böyle bir şeyi asla kabul edemeyiz” dedi.   ‘Devlet makbul kadın yaratmaya çalışıyor’   Yeni Demokrat Kadın üyesi Dilan Mollaahmetoğlu ise İstanbul Sözleşmesi’ni feshedenlerin kadınlara sert bir şekilde saldırdığını belirtti. Kadınların gücünün farkında olunduğunu vurgulayan Dilan şöyle konuştu: “Darp edilerek gözaltına alındım. Erkek polisler beni ayaklarımdan sürükleyerek götürdüler. Saçlarımı çektiler, tekme attılar bana. Beni kimsenin olmadığı bir aracın içine attılar. Kimseye haber vermemem için telefonumu, çantamı her şeyimi aldılar. Çantamda ilaçlarım olduğunu söylememe rağmen aldılar.  Ben astım hastasıyım ve onlar da bunu biliyorlar. Ben gazdan çok etkileniyorum ve o yüzden sesim böyle çıkıyor. Onlar beni almaya çalışırken ben direndim çünkü meşru olan bizdik ve meşru olan orada direnen kadınlardı. Bir tane kadın arkadaşın yüzüne gaz sıkıldığına bayıldığına şahit oldum. O sırada ben o arkadaşın yanına gittiğimden kaynaklı polis beni hedef aldı. Devlet zaten makbul kadın yaratmaya çalışıyor ve biz kadınlar buna tabi ki itaat etmiyoruz. Onların tolere etmeye çalıştığı kadın olmayacağız. Her gün katledilen arkadaşlarımızın öfkesiyle sokaklardayız. 1 Temmuz’da da tüm alanları direniş alanına çevireceğiz.”