‘Devlet şiddetini eril şiddetten ayrı görmüyoruz’ 2021-06-23 18:49:08     ANKARA -  İstanbul Sözleşmesi Ankara Kampanya Grubu, katledilen Deniz Poyraz’a ilişkin gerçekleştirilen basın açıklamasında, “Devlet şiddetini eril şiddetten, kadın cinayetlerini militarizmden, Kürt halkına ve HDP’ye yönelik savaş politikalarını feminist harekete ve LGBTİ+lara yönelik dışlayıcı, baskıcı tutumdan ayrı görmüyoruz” dedi.   İstanbul Sözleşmesi Ankara Kampanya Grubu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü’ne yönelik saldırıya ve Deniz Poyraz’ın katledilmesine yönelik, HDP Ankara İl Binası’nın önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Kadınlar açıklamanın ardından HDP’ye taziye ziyaretinde bulundu. Açıklamayı kadınlar adına İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Çocuk Hakları Komisyon Üyesi Sevinç Kaçak okurken, açıklamada “Deniz Poyraz isyanımızdır “ pankartı açıldı. Kadınlar açıklamada sık sık; “Katilerden hesabı kadınlar soracak”, “Deniz Poyraz isyanımızdır”, “kadın cinayetleri politiktir”, “Deniz Poraz’ın katili kadın cinayetleriyle faşizmin kesiştiği noktadadır” sloganları attı.    Sevinç yaptığı açıklamada Deniz Poyraz'ın anısına sahip çıkmak gerektiğini vurgulayarak, “Başta HDP olmak üzere Türkiye’de yönetimin artan baskıcı uygulamalarına eşlik eden devlet şiddetine karşı duranların yanında durduğumuzu ve durmaya devam edeceğimizi söylemek için buradayız. Mücadele arkadaşımız Deniz, 24 saat polis tarafından izlenen HDP il binasında göz göre göre katledildi. Duvarında; katledilen 88 kadının adı yazılı bir pankart asılıydı binanın, şimdi o listeye Deniz’in adı da eklendi” dedi.   ‘Yargı yoluyla katliamın üzeri örtülüyor’   Katliam faili Onur Gencer’in hızlı bir şekilde tutuklanmasına tepki gösteren Sevinç, “Katliam gününe ait bölgedeki bütün kamera kayıtları apar topar silindi. Hiçbir soruşturma yürütmeden katil Onur Gencer jet hızıyla tutuklandı. Kadın cinayetlerine karşı sokağa her çıktığımızda bize şiddet uygulayan devletin kolluk güçleri, Deniz’in katilini bağrına basarak ‘emniyetine’ aldı. Bütün bunlar, yargı yoluyla bu organize katliamın da üzerinin örtülmeye çalışıldığını açıkça gösteriyor. Tetikçi katil Onur Gencer, Deniz’i kişisel bir nedenlerle öldürmedi. Bu cinayet; devlet şiddetinden, militarizmden, AKP iktidarının Kürt halkına ve HDP’ye yönelik uyguladığı her geçen gün artan dışlayıcı, kriminalize edici baskı politikalarından ayrı düşünülemez” diye belirti.   ‘SADAT'la olan ilişkisi bizzat devlet tarafından gizleniyor’   HDP İzmir İl binasında gerçekleşen katliamın asıl amacının toplu bir katliam olduğunun altını çizen Sevinç , “Hem katil Onur Gencer'in ifadelerinden hem de AKP ile MHP ortaklığının söylemlerinden açık bir şekilde anlıyoruz. Sağlık çalışanı olduğu iddia edilen katil Onur Gencer'e silahların kimler tarafından verildiği, kimler tarafından Suriye'ye gönderildiği, ismi birçok cihatçı terör örgütüyle anılan SADAT'la olan ilişkisi bizzat devlet tarafından gizleniyor. Muhalif olan herkesin bir örgütle bağlantısını kuranlar, ne hikmetse organize bir saldırıda hiçbir örgüt bağlantısı bulamıyor. Bu gizli ilişkiler ağı ve cezasızlık politikaları hepimiz için birer tehlike haline gelmişken, yaratılmaya çalışılan bu kaos ortamına geçit vermeyeceğiz” dedi.   ‘Hepsinin karşısında ve hep birlikte yan yana duruyoruz! ‘   “Katil Onur Gencer'in katliamın ardından açığa çıkan fotoğraflarını daha önce de yaşanan kadın katliamlarının ardından çok defa görmüştük” diye ifade eden Sevinç sözlerine şöyle devam etti:  “Arkasına bayrak alarak, bir elinde silah, diğer eliyle ‘bozkurt’ işareti yapan erkek devletin militanları kadınlar için bir tehdittir! Bugün Deniz’le birlikte yıllardır karşısında mücadele ettiğimiz kadın cinayetlerine biri daha eklendi. Kadın cinayetlerini sona erdirmek için; bu cinayetleri meşrulaştıran söylemler, politikalar, politikacılar ve karar alıcılar karşısında mücadelemizi sürdüreceğiz. Devlet şiddetini eril şiddetten, kadın cinayetlerini militarizmden, Kürt halkına ve HDP’ye yönelik savaş politikalarını feminist harekete ve LGBTİ+lara yönelik dışlayıcı, baskıcı tutumdan ayrı görmüyoruz. Hepsinin karşısında ve hep birlikte yan yana duruyoruz!”