‘Tecrit son bulsun, bu zulüm bitsin’ 2021-06-25 09:01:38   Medya Üren   MARDİN - Ağır hasta tutsak Ahmet Çelik’in durumunun giderek kötüleştiğini söyleyen eşi Hazal Çelik, bu durumla doğrudan bağlantılı olan tecridin ve hem tutsaklara hem de ailelere yapılan zulmün son bulmasını istedi.    PKK ve PAJK'lı tutsaklar, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan ağırlaştırılmış tecridin son bulması ve cezaevinde yaşanan hak ihlallerine karşı 27 Kasım 2020’de açlık grevi eylemi başlattı. 209 gündür eylem devam ederken, bunun yanında hak ihlalleri de sürüyor. Tecrit politikaları tüm cezaevlerine yayılırken, pandemi gerekçesiyle aileler aylardır tutsaklarıyla açık görüş sağlayamıyor, kapalı görüşler ise sınırlı yapılıyor.   2015 yılında evine yapılan polis baskınında darp edilerek gözaltına alınan ve günlerce işkence gören Ahmet Çelik, ağır hasta tutsak. Gördüğü işkence nedeniyle 6 yıldır yürüyemez  halde olan Ahmet’in beyninin gittikçe küçüldüğü ve tedavi edilmediği öğrenildi. 16 yıl hapis cezası alan Ahmet’in tahliye olmasından ve tedaviye başlamasından başka bir çözümün olmadığını söyleyen Hazal Çelik, eşinin göz göre göre ölüme itildiğini kaydetti.   Siyasi tutsaklara yönelik hak ihlallerinin gün geçtikçe arttığını söyleyen Hazal, eşiyle yaptığı telefon görüşmesinde sesinin daha da kötü geldiğini ve cezaevlerinde çok fazla ihlallerin yaşandığını anlattığını belirtti. Yemeklerin kötü olduğunu, banyo yapmak için yeterli su verilmediğini, hasta tutsakların hastaneye veya revire götürülmediğini söyleyen Hazal, ailelerin de dışarıda perişan olduğuna işaret etti.   ‘Artık yürüyemiyor’   Eşi Ahmet’in çocuklarının gözü önünde darp edilerek gözaltına alındığını hatırlatan Hazal, eşi tutuklandığından bu yana ekonomik olarak da çok zorlandıklarını söyledi. 4 çocuğu olduğunu söyleyen Hazal, en büyüğünün 17 yaşında olduğunu ve okul okuduğu için ancak günlük işlere gidebildiğini belirtti. Çocuklarını büyük zorluklarla büyütmeye çalıştığını dile getiren Hazal, “Bunu bize yaşatmaya ne hakları var?” diye sordu. Daha önce ailesinin, eşinin ailesinin destek olduğunu ancak son 1 yıldır pandemi nedeniyle hepsinin durumunun kötüye gittiğini ve artık kimseden destek alamadığını belirten Hazal, “Çocuklarım babalarını özlüyorlar ama görmeye bile gidemiyoruz. Eşim artık yürümekte bile zorlanıyor. Arkadaşlarının yardımıyla yürüyor. Beyni gittikçe küçülüyor” ifadelerine yer verdi.   ‘Tecridi kırmalıyız’   Tecridin artık hem tüm cezaevlerine hem de topluma yayıldığını ifade eden Hazal, “Yaşadıklarımız zulümdür. Hangi insanlıkta bu var? Tutsaklar üzerindeki tecrit kalksın. Hasta tutsaklar tedavi edilsin, serbest bırakılsın. Aileler daha fazla perişan olmasın. Bir an önce bir çözüm bulunmalı. Yüzlerce hasta tutsak var ve hepsinin durumu ağır. Buna karşı halkın da, siyasi partilerin de bir şeyler yapması gerekiyor. Tutsaklara ses olmalıyız. Tecridi kırmalıyız” dedi.