Marya Bozan: Kürt halkına karşı katliamın startı verildi 2021-06-26 09:06:02   Mizgîn Marînos - Selma Aka   MAXMUR - “Deniz Poyraz’ın katledilmesiyle birlikte diyebiliriz ki, Kürt halkına karşı katliamların startı verilmiştir” diyen Maxmur Jineoloji Komitesi Üyesi Marya Bozan, “Düşüncelerimizi her yerde ve her koşulda savunmalıyız. Katliamlara karşı sesimizi yükseltmeliyiz” çağrısı yaptı.    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü’ne dönük faşist saldırıda Deniz Poyraz’ın katledilmesine yönelik tepkiler devam ederken, bir yandan da Federal Kürdistan Bölgesine yönelik saldırılar da  gündemdeki sıcaklığını koruyor. Saldırı ve katliamlara karşı ise her yerde yürüyüş, basın açıklaması ile halk tepkilerini dile getiriyor. Maxmur Şehit Rüstem Cudi Jineoloji Komite Üyesi Marya Bozan, Deniz Poyraz’ın katledilmesine ve bölgede devam eden saldırılara ilişkin ajansımıza konuştu.   ‘Saldırıların startı verildi’   Marya, konuşmasında Deniz Poyraz’ın katledilmesine dikkat çekerek şunları söyledi: “Deniz Poyraz’ın katledilmesini kınıyorum. AKP MHP iktidarı Kürt halkına karşı topyekun bir saldırı gerçekleştiriyor. Bu katliamla HDP şahsında halkların iradesini kırarak Kürt halkını yok etmek istemektedir. Bu yok etme politikası öncelikle HDP yönetici ve üyelerine karşı geliştirilen siyasi soykırım operasyonları ile başladı. Deniz Poyraz’ın katledilmesine kadar vardı. Deniz Poyraz’ın katledilmesiyle birlikte diyebiliriz ki, Kürt halkına karşı katliamların startı verilmiştir. Hepimiz biliyoruz ki bu katliamı gerçekleştiren kişi sıradan biri değildir. Katil yıllardır AKP-MHP tarafından bu tür katliamlar için özel olarak eğitilmiştir. Binlerce kişi bu katil gibi eğitilmiş ve bekletilmektedir.”   'Kadınların iradesine ve varlığına karşı saldırıdır’   Türkiye’de artan kadın katliamları ve erkek şiddetine de değinen Marya, “Türkiye’de en fazla kadınlar baskı altında ve her gün katledilmekle yüz yüze kalıyorlar. Devlet artık kadın katliamlarını çok açık olarak yapıyor. Devlet katilleri koruyor ve onları cezalandıracağına aksine ödül veriyor. Biz biliyoruz ki yaşanan ekonomik, siyasi, toplumsal krizi ortadan kaldıracak tek güç kadındır. AKP’nin katliamlarına ve erkek sistemine karşı toplumun iradesini savunacak olanda kadındır. Türkiye anayasasında kadının varlığını ve haklarını koruyacak bir maddenin olmadığını pratikte yaşıyoruz. Tüm bunlardan dolayı kadınlar kendi öz savunmalarını ve eğitimlerini alarak örgütlenmelerini güçlendirmeleri gerekir” şeklinde konuştu.    'İrade kırımı yaşıyorlar’   Marya, Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki saldırılara da dikkat çekerek düşüncelerini şöyle dile getirdi: “Türkiye devleti çeteleri ve diğer ortaklarını da arasına alarak Güney Kürdistan’a saldırılarını en üst aşamaya çıkardı. En gelişmiş teknik ve kimyasal silah kullanarak doğamızı katletmekte yakıp yıkmaktadır. Dört parça Kürdistan’a yapılan saldırı bir konsept çerçevesinde yapılmakta olup amaç Kürt halkını yok etmektir. Türk devleti KDP’nin desteği ile gerilla alanlarına saldırmaktadır. Tüm dünya bu saldırıya karşı gerillanın direnişi görüyor. Türkiye ve ortakları mücadele eden gücün karşısında irade kırımı yaşıyor ve büyük darbeler yiyor. Kendi yenilgisini saklamak içinde içeriden HDP’ye saldırıyor.”   'Saldırılara karşı sessiz kalınmamalı’    Marya, tüm demokrasi güçlerine HDP’ye sahip çıkılması çağrısı da yaparak “Barış ve özgürlük isteyen Kürt halkı bu saldırılara karşı örgütlü ve güçlü tepkiler vermeli ve harekete geçmelidir. Çünkü HDP halkların iradesidir. HDP barış isteyen halkların temsiliyetidir. Halklar olarak bizler bu süreçte daha da örgütlenmeli, ideolojimize daha fazla sahip çıkarak topraklarımızın üzerinde yürütülen katliama ve imhaya karşı sessimizi yükseltmeliyiz” dedi.