İzmir'den 'korku iklimi' karşısında birlikte mücadele çağrısı 2021-06-29 09:02:03     Melike Aydın    İZMİR - Deniz Poyraz’ın katledilmesi ardından mikrofonumuza konuşan kadınlar, İzmir’in güvenli şehir olduğu algısının kırıldığını söyledi. Deniz’in unutulmayacağının altını çizen kadınlar, yaratılmak istenen korku iklimi karşısında birlikte mücadele mesajı verdi.     Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü’ne yönelik saldırıda Onur Gencer’in Deniz Poyraz’ı katletmesinin ardından tepkiler gelmeye devam ediyor. Türkiye’nin güvenli kentlerinden biri olduğu algısının kırıldığı İzmir’de, kadınlar Deniz’in unutulmayacağı mesajını veriyor. Ölümlerin kanıksanmasının tehlikeli bir durum olduğunu dile getiren kadınlar, ayrıca ölümü normalleştiren bakış açılarının ve iktidarın üslubunu değiştirmesi gerektiğini vurguluyor.   ‘Bakış açısı değişmeli’   Toplumsal barışın sağlanmasına, bağnaz ve kalıpçı düşüncelerin engel olduğunu ifade eden üniversite öğrencisi Kevser Alkur, bakış açılarının ve düşünme şekillerinin değişmesi gerekliliği üzerinde durdu. Yeni nesil olarak kendilerinin bazı şeyleri biliyor olsa da bir sonraki nesil için kaygılandığını ifade eden Kevser, bu kaygıyı şu sözlerle dile getirdi: “Korku var ve bunda iktidarların payı konusunu söylemek istemiyorum. İnsanlar bir şeyler olmasından koruyor. Deniz öldürüldü. Artık insanlara o kadar normal gelmeye başladı ki her gün 3 kadın ölse de umurlarında olmuyor. ‘Bir şeyleri hak etmiştir ki ölmüştür’ düşüncesi kötü bir düşünce. İnsanların katili haklı çıkarmaya çalışması geldiğimiz en kötü nokta.”   ‘En kötüsü ölümlerin kanıksanması’   Farklılıklara tahammülün az olduğuna dikkat çeken akademisyen adayı Merve Yıldırım ise aynı zamanda korku ikliminin toplumsal barışın sağlanmasındaki etkisinin çok yüksek olduğuna değindi. “’Korku ikliminde hiçbir şeyimizi kaybetmeyelim’ kaygısı çok hakim” diyen Merve, “Halk ölçeğinden bakınca çok zor. Birazcık farkında olmalıyız, elimizi taşın altına koymalıyız ve bir şeyleri göze almalıyız. Muhalefeti yeterli bulmuyorum. Damara göre kan veriyor. Toplumsal olarak ne söylendiğinden ziyade kimin söylediğine bakıyoruz. O söylediyse doğrudur ya da yanlıştır. Bir şeyleri algılamak, yargılamak yok. Kutuplaşmalar artıyor. Artık ölümleri kanıksadık, üzülemiyoruz. Keşke olmasaydı diyoruz. Arkasında çok şey yatıyor”  sözlerini kullandı.     ‘Güvenli İzmir’ algısı kırıldı   Emekli memur Şebnem Köse ise, Deniz’in katledilmesiyle beraber huzurlarının kalmadığını söyledi. Sokaklarda yürümenin güvensiz hale geldiğini kaydeden Şebnem, tepkisini ve kaygısını şöyle özetledi: “Başıma bir şey gelse karakola gitsem sağlıklı bir cevap bile alabileceğimi zannetmiyorum. Çaresizlik duygusu yaşatıyor. Önceden bir ümit olmasa bile bu iktidar, bunu bir gün gelecek başaracak ya da ona güvenmeseniz diğerlerine güveniyordunuz. Sindirme politikası uygulandığı için güvenmiyorum artık. İzmir ne olursa olsun ayrı bir güven veriyordu. Diğer illerdeki kadın arkadaşlarım da ‘bir şey olursa İzmir’e sığınırım’ düşüncesi vardı.  Cahil zihniyetler, kötü niyetli insanların çoğaldığı buraya da siyaret ediyor. İzmir’den kaçışlar başladı.” Kadın eylemlerinde polislerin sayısına ve tavrına dikkat çeken Şebnem son olarak, “Dünyayı kadınlar değiştirecek” dedi.    ‘Siyasetçiler üslubunu değiştirmeli’   Toplumda mutlu insanın olmadığını dile getiren üniversite mezunu Ece Mutlu, buna geçim sıkıntısı ve savaş politikalarının neden olduğunu söyledi. Ece, “Eskiden beri böyle karanlık, mafyatik şeyler var. Bence politikaların çok payı var. Halktan alınıp başka yere veriliyor. Halk korkudan karşı çıkamıyor. Halkı elinde tutmak için daha çok korku yaratmak istiyorlar. Devlet büyükleri, daha adil olmaya çalışırsa halka yönelik olursa daha iyi olur. Siyasetçilerin üslubunu, davranışlarını değiştirmesi gerekir” diye belirtti.    ‘Deniz’i kimse unutmayacak’   Konak Mülteci Derneği’nden Ayşe Emre ise İzmir’de böyle bir olayın olmasından çok rahatsız olduğunu söyledi. Ayşe, “Kadınların böyle bir olayı kabul etmeyeceğini ifade etmek istiyorum. Korku iklimi gerçekleştirilemez ve Denizi kimse unutmayacaktır” ifadesini kullandı.    ‘Empati kurmak gerekiyor’   İsmini vermek istemeyen bir yurttaş ise saldırının tamamen Kürt halkına yapıldığını ifade ederek “İzmir’e hiç yakışmadı. Devletin parmağı mutlaka var. Hedef gösteriliyor. Ama gençlik gümbür gümbür geliyor. Ben inanıyorum ki birlikte barış içinde yaşayabiliriz. Bu ülke hepimizin. Bunu başarabileceğimizi biliyorum. Herkes birbirini suçluyor ama karşı tarafı anlamak gerekiyor. Empati kurmak lazım” diye konuştu.