14 Temmuz direnişinde yaşamını yitirenler anıldı 2021-07-11 20:22:54     İSTANBUL - Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nde 14 Temmuz 1982’de başlatılan ölüm orucunda yaşamını yitirenler iki ilçede yapılan etkinliklerle anıldı.   İstanbul'da Demokratik Kurumlar Platformu, Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nde 12 Eylül 1980 darbesi sonrası başlayan insanlık dışı uygulamalara karşı 14 Temmuz 1982’de ölüm orucuna giren ve yaşamını yitiren Mehmet Hayri Durmuş, Kemal Pir, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek’i etkinliklerle andı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bahçelievler ve Maltepe İlçe örgütlerinde yapılan anmalara HDP ilçe örgütleri yöneticileri, Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği(ANYAKAY-DER), Barış Anneleri İnisiyatifi, Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (MATUAY-DER) ve çok sayıda kişi katıldı.   HDP Bahçelievler İlçe Örgütü’nde anmanın yapıldığı salona “Em bi ruhê 14’ê Tîrmeh’e têcrîdê bişkînin û azadîya xwe pêk bînin”, “Özgür yaşam özgür kadınla mümkündür” pankartları asıldı. Anma açlık grevlerinde yaşamını yitiren isimler anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından 1980 darbesi sonrası cezaevinde yaşananları anlatan bir sinevizyon gösterimi yapıldı.   Anmada konuşan ANYAKAY-DER üyesi Şah İsmail İtik, 14 Temmuz’da yaşamını yitirenleri anarak, “Hayri Durmuş ‘Ben ölürsem mezar taşıma, halkına borçlu öldü’ yazın diyor. Esat Oktay, Kemal Pir’e ‘Sen Lazsın neden bunları yapıyorsun’ diye soruyor ve tehdit ediyor. Ama Kemal ‘Biz Türk devletine öyle bir kazık çaktık ki, çıkarabilirseniz çıkarın’ diyerek karşılı veriyor. İşte biz böyle bir gelenekten geliyoruz. Biz böyle bir direniş geleneğinden geliyoruz” dedi.   ‘Bu yükü onurluca sonuna kadar taşımalıyız’   MATUAY-DER üyesi Yusuf Yalbaç da halklar için yaşamını yitirenlerin kendilerini bir araya getirdiğini söyledi. Yusuf, “12 Eylül olduğunda kimimiz Diyarbakır, kimimiz Erzurum, kimimiz Ankara cezaevinde kalmışız ve bu işkenceyi görmüşüz. İşte o cezaevlerinde başlayan o onurlu direniş bize bir nefes oldu. Tüm ezilen halklar için canlarını ölüme yatıran açlık grevi direnişçileri bize yol oldular, rehber oldular. Onları saygıyla anıyoruz. Bugün de zindanlardaki arkadaşlarımız açlık grevinde. Normalde 5’er günlük grevler şeklinde sürüyordu. Ama 14 Temmuz direnişi dolayısıyla grevlerini 15’er güne çıkardılar. Bunun için artık sokaklara inmemiz gerekir. Bu arkadaşlarımız omzumuza büyük bir yük yüklemiş. Bu yükü onurlu bir şekilde sonuca taşımalıyız” diye konuştu.   ‘Yerlerimiz sokaklardır’   HDP Gençlik Meclisi üyesi Newroz Güler ise cezaevlerinde devam eden açlık grevlerine işaret ederek, şunları dile getirdi: “227 gündür devam eden açlık grevine rağmen sessiziz. Neden dışarı çıkmıyoruz? Neden ses çıkarmıyoruz? Arkadaşlarımızın uğruna savaştığı dilimizi bile bugün doğru bir şekilde bilmiyor ve konuşmuyoruz. Arkadaşlarımız 227 gündür açlık grevindeyse biz görevimizi yapmamışız demektir. 2 sene önce 8 arkadaşımız yaşamını yitirdi. Yine arkadaşlarımızın yaşamını yitirmesi mi gerekir? Bizim artık sesimizi yükseltmemiz gerekir. Bizim yerimiz sokaktır. Bizim yerimiz mücadele verdiğimiz bütün alanlardır."   Yapılan konuşmaların ardından anma müzik dinletisiyle son buldu.   Maltepe'de anma   HDP Maltepe İlçe Örgütü’nde yapılan anma da saygı duruşuyla başladı. Burada yapılan konuşmalarda büyük zindan direnişinin Kürt halkının varlığı için önemi vurgulanırken, o günden devralınan mirasın layıkıyla sürdürülmesi gerektiği belirtildi.   Anma sloganlarla son buldu.