Pervin Buldan: Kürtlere zulüm edenler son demlerini yaşıyorlar 2021-07-14 14:11:35     URFA - Urfa'da düzenlenen halk buluşmasında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, çözüm sürecinin bitirenin AKP iktidarı olduğunun vurgusunu yaparak, “Kürtlerin dilini yasaklayanlar, seçilmişlerin baskı uygulayanlara, Kürtlere seçme ve seçilme hakkını çok görenler, Kürtlere adaleti, hukuk yok sayanlar, Kürt halkına her gün zulüm yapanlar iyi bilsin ki, artık son demlerini yaşıyorlar” dedi.   Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) “Savunma Kampanyası” kapsamında Urfa'da HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan'ın katılımıyla planlanan halk buluşması başladı. HDP Karaköy İlçe Örgütü önünde gerçekleştirilen buluşmada, alana HDP flamaları ve  "Urfalıyız, HDP'liyiz, kazanacağız" yazılı pankart asıldı.   Alanda "HDP halktır halk burada" sloganlarıyla karşılanan Pervin'e, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, milletvekilleri Ayşe Sürücü, Mehmet Toğrul, Ömer Öcalan da eşlik etti.   Buluşma öncesi ilçe binasında bir araya gelen onlarca kişi davullar ve müzik eşliğinde halaya durdu. Kadınların katılımının yoğun olduğu buluşmada sık sık "Bijî HDP", "HDP halktır, halk burada" sloganları atıldı. Ardından alana gelen HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan konuşma yaptı.   ‘Organize edenleri tanıyoruz’   Urfa’da olmaktan onur duyduklarını söyleyen Pervin, barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde emeği olan ancak bugün aralarında olmayan, bu mücadeleye büyük emekler verenleri saygıyla andığını ifade etti. Pervin, “Onların bizlere bıraktığı bu mirası, bu bayrağı asla yere düşürmeyeceğimizin sözünü bir kez daha veriyoruz. Temmuz ayındayız, 20 Temmuz’a az bir zaman kaldı. 20 Temmuz özellikle Suruç katliamının yıl dönümü olması vesilesiyle bir kez daha Suruç’ta Ankara Garı’nda bu anlamda Türkiye'nin her yerinde yapılan bu katliamda yaşamını yitiren bütün arkadaşlarımıza bir kez daha rahmet diliyoruz. Bu katliamı işleyenler, aynı zihniyeti taşıyanlar, sadece Suruç’ta Ankara’da değil, çok yakın bir zamanda İzmir il örgütümüzde sevgili Deniz Poyraz’ı da Marmaris'te de aynı amaçla bu saldırıyı gerçekleştirdiklerini biliyoruz. Bu katliamların arkasında, Suruç, Ankara Gar Katliamı'nı yapanların, İzmir’deki Deniz Poyraz’ı öldürenleri, bugün Marmaris’e saldıranların, aynı ekipten olduklarını çok iyi biliyoruz. Organize edenleri tanıyoruz. Katliamları gerçekleştirenleri tanıyoruz. Bunların hesabını elbette yargı önünde, adalet önünde soracağımızı bir kez daha ifade ediyoruz” diye belirtti.   Pervin konuşmasının devamında şunlara yer verdi:   “Sevgili Urfalılar, özellikle yaz aylarında özellikle DEDAŞ’ın elektrik kesintileri ile başlayan, Urfa halkının elektriksiz, susuz kaldığı böyle bir yönetimle, anlayışla, Urfa'yı yönetenlere, buradan sesleniyoruz; sizin bu politikalarınızın altında Kürt düşmanlığının yattığını iyi biliyoruz. Urfa halkının elektriğini keserek, tarımla geçinen bu halkın elektriğini ve suyunu keserek tarımı bitirdiniz. Bu yapılanların Urfa halkına reva görülmesi, seçimlerde ilk sandıkta hesabını sizlere sandıkta soracağını asla unutmayın.   Halk cevabı sandıkta vermeye hazırlanıyor   Urfa bereketli topraklarıyla, bu toprakların Urfa halkına, bir geçim kazandırmasını engelleyenler, halkının mevsimlik işçi olarak Türkiye'nin batısına gitmesine neden oluyorlar En fazla Urfa halkı mevsimlik işçi olarak çalışmak zorunda kalıyorlar. Urfa'nın toprakları dünyanı bile doyuracak derinlikle olmasına rağmen bunları engelleyenler, bunun hesabının elbette seçimlerde verecekler. İşçi olarak metropollere gidenler, ülkenin batısına gidenler, yolda kaza geçirip yaşamını yitiriyor ya da ırkçı saldırılarla karşı karşıya kalıyorlar. Bunun nedeni bu ülkeyi yönetenlerin, iktidarın, AKP’nin Kürtleri, HDP’yi her gün hedef göstermesi, Kürt düşmanlığını açık yapmasından kaynaklanıyor. Urfa halk ıbu düşmanlığınız karşısında en iyi cevabı sandıklarda verecektir. Vermeye hazırlanıyor.   Milyonlar Şenyaşar ailesiyle birliktedir   Biz dün Antep'teydik, bugün geleceğimiz biliniyordu. Sabah Urfa Adliyesi önünde 128 gündür adalet nöbeti tutan Şenyaşar Ailesini gözaltına aldılar. Bugün onları ziyaret etme ihtimalinden dolayı Şenyaşar Ailesi’ni gözaltına aldılar. Bu ahlaksızlığı, hukuksuzluğu bugün bir kez daha şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Yapılması gereken, Şenyaşar Ailesi'ni gözaltına almak değil, onların adalet çığlığına haykırışına kulak vermektir. AKP hükümeti bir kez daha bu vicdansızlığını ortaya koydu. Şenyaşar ailesinin adalet çağrılarına karşılık olarak onları bir kez daha gözaltına aldılar. Onları ziyaretimiz elbette önemlidir. Ama biz bugün ziyaret ihtimaline karşı gözaltına alınıyorsa, bütün Kürtler, milyonlar Şenyaşar Ailesiyle birliktedir. Onların adalet çağrısı, bizim adalet çağrımızdır. Onların yaşadığı hukuksuzluk elbette HDP’nin gündemidir. Onlar bun adalet arayışını, ancak ve ancak adaletle bitirecekler. Böyle gözaltına alarak, HDP’yi onları ziyaret etmesini engelleyerek, bu haksızlığı hukuksuzluğu ortadan kaldıramazsınız. Emine Şenyaşar annemize saygılarımızı ve sevgilerimizi gönderiyoruz.    AKP ile masaya oturacak tek bir Kürt yoktur   Bugün AKP’nin Kürtlere zulmü, baskısı ortadadır. Bu ülkeyi öyle bir zorbalıkla yönetiyor ki seçimlerde bir kez daha iktidara gelmeyi hedefliyorlar. Artık Türkiye halklarının ve Kürtlerin AKP’nin yalanlarına karnın tok olduğunu bir kez daha göstermenin zamanı gelmiştir. Dün Antep'te çözüm sürecinden bahsettim. Bu ülkenin çözüm sürecindeki kıymetli zamanından bahsettim. Bu açıklamaları çarpıtanlar, çözüm sürecinde bir kez daha AKP ile masaya oturmak istiyor diyenler, bugün AKP’nin zulmü karşısında, kayyımlar, cezaevinde olan milletvekillerimiz, belediye başkanlarımızın, her gün operasyonlarla yöneticilerimizin tutuklanması, hakkımızda açılan davaların, fezlekelerin, bu ülkede yapılan bütün hukuksuzlukların karşısında AKP ile masaya oturacak tek bir Kürt yoktur.    Son demlerini yaşıyorlar   Ülkeyi anti demokratik uygulamalarla yönetenler, halkların, Kürt halkının yürüttüğü siyasetin önüne engel çıkaranlar, Kürtlerin dilini yasaklayanlar, seçilmişlerin baskı uygulayanlara, Kürtlere seçme ve seçilme hakkını çok görenler, Kürtlere adaleti, hukuk yok sayanlar, Kürt halkına her gün zulüm yapanlar iyi bilsin ki, artık son demlerini yaşıyorlar. Onlar da görüyorlar, anketlerde baş aşağı gidiyorlar. Bunun için Diyarbakır’da gidip Kürtlere göz kırpıyorlar. Sizin Diyarbakır’a, Hakkari'ye, Van’a gitmeniz, halkı barış mücadelesinde, özgürlük, demokrasi mücadelesinden aynı zamanda sizin bize uygulamış olduğu haksızlıkların unutulmasına vesile olmayacaktır. Kürtler ölene kadar bize yaptıklarınızı, Demirtaşları, Yüksekdağları cezaevinde tutmanızı, Kürtlerin iradesini gasp etmenizi asla unutmayacaktır. AKP’ye bir kez daha bunu hatırlatıyoruz.   Çözüm sürecini bitiren AKP’dir   Dün Antep’te söylediğim bir şey de çarpıtıldı. Çözüm sürecinde masayı kimin devirdiğine dair söylentiler çıktı. Cumhurbaşkanı Diyarbakır’da çözüm sürecinde masayı HDP’nin devirdiğini söylüyor. O sürecin içinde olan biri olarak söylüyorum. ‘Dolmabahçe mutabakatını tanımıyoruz’ diyenler, HDP’nin 7 Haziran’daki başarısını hazmedemeyenler, bu ülkeye barışın gelmesini çok görenler, bu ülkede demokrasi rüzgarının esmesine engel olmak istediler ve işte bu yüzden çözüm sürecini bitirdiler. Ve bu süreci bitirenler bugünün iktidarıdır, AKP iktidarıdır. Biz elbette çözüm sürecine dönmek isteriz. Dün de söyledim. Keşke çözüm süreci yeniden başlasa, Sayın Öcalan ile görüşmeler başlasa, tecrit ortadan kalksa, Kürt sorunu demokratik yöntemlerle çözülse. Ama bunu çözecek olanın elbette AKP hükümeti olmadığını da biliyoruz. AKP hükümeti bu zihniyetle bu sorunu çözmek yerine daha da derinleştirmenin, katmerleştirmenin yol ve yöntemini arıyor. Ne yapıyor? Siyasetçiyi tutuklatıyor. Ne yapıyor? İmralı’da tecridi uyguluyor. Her gün operasyon gerçekleştiriyor.   İşçiyiz, emekçiyiz   İl ve ilçe binalarımıza yapılan saldırılarda bile bu ülkeyi yönetenlerin parmağının olduğunu çok iyi biliyoruz. İşte bunun için diyoruz ki; Türkiye halkları, Türk’üyle, Kürdüyle, Sunisiyle, Arabıyla, genciyle, kadınıyla bu ülkenin demokratikleşmesi için güç birliği oluşturacaktır. Ancak oluşturulacak bu güç birlikleri Kürdü inkar eden bir anlayışa sahip olmamalıdır. Kürdün sorununu tam olarak, net olarak ifade etmek zorundadır. Muhataplarıyla oturmak ve konuşmak zorundadır. Biz böyle bir Türkiye’nin, demokratik bir Türkiye’nin, barışçıl bir Türkiye’nin bu ülkeye hakim olması için sorumluluğumuzu yerine getirmeye hazırız. Bu ülkeyi yönetmeye de talibiz. Önlerindeki en büyük engel olarak HDP’yi gördüklerini biliyoruz. En büyük engel biziz, HDP’dir. Çünkü biz Türkiye’nin her yerindeyiz, Türküz, Kürdüz, Ermeniyiz, Süryaniyiz, Aleviyiz, Sünniyiz, kadınız, genciz… Çünkü biz işçiyiz, emekçiyiz, esnafız… Kimin derdi varsa, kimin sorunu varsa, biz oradayız, biz onun yanındayız. HDP bugün Türkiye'de siyasi anlamda siyaset arenasında önemli bir yere sahip, bu bir fikriyattır. Şimdi bir kapatma davası açmışlar. Zannediyorlar ki HDP kapatılırsa, kül olur uçar gider. Ama gelsinler görsünler, HDP’nin bütün binalarında, bütün il ve ilçe örgütlerinde, her kesimde bu ülkede farklı inançlardan kim varsa bu kapının anahtarı onların elindedir.    HDP gümbür gümbür geliyor   Herkesin elinde HDP’nin anahtarı vardır. O yüzden hiç kimse HDP’nin kapatılacağını sanmasın, ummasın. HDP’yi asla ve asla kapattırmayacağız. Bizler çalışmalarımızı HDP kapatılma gündemine göre değil, halkımızın gündemine göre organize ediyoruz. Her gün alanlardayız, meydanlardayız, sokaklardayız. Kim bir mağduriyet yaşıyorsa, bir oradayız; kim bir sıkıntı yaşıyorsa, onun sesini Meclis’e taşıyoruz. İşte bunun için bizimle bu kadar uğraşıyorlar. Ama uğraşsınlar, çabaları boşadır, çabaları nafiledir. HDP gümbür gümbür geliyor. Bu ülkeye demokrasiyi de barışı da adaleti de yerleştirmeye geliyor.”   Pervin’in açıklamalarının ardından buluşma çekilen halaylarla sona erdi.