Tutsağa ölüm tehdidi: Sorumlusu cezaevi idaresidir 2021-07-17 09:02:06     VAN - İmralı tecridi ve cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı sürdürülen açlık grevi direnişine dikkat çeken tutsak yakını Semra Gümüşlü, Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki eşi Yaşar Gümüşlü’nün ölümle tehdit edildiğini söyleyerek, “Eşimin başına bir şey gelirse tek sorumlusu cezaevi idaresidir” dedi.    PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve cezaevinde yaşanan hak ihlallerinin son bulması amacıyla Türkiye ve bölge cezaevlerinde 27 Kasım 2020 tarihinde başlatılan süresiz-dönüşümlü açlık grevleri devam ediyor. İlk etapta 5’er günlük dönüşümlü olarak sürdürülen açlık grevleri 14 Temmuz itibariyle 15’er güne çıkarıldı. 233’üncü gününe giren süresiz-dönüşümlü açlık grevleri için ise hükümet yetkilileri sessizliğini koruyor. Cezaevlerinde de hak ihlalleri her geçen gün daha da artıyor.    Tutsak ölümle tehdit edildi   Tutsak yakını Semra Gümüşlü, Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eşi Yaşar Gümüşlü ile iki gün önce telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve cezaevi idaresinin kendisini ölümle tehdit ettiğini aktardığını söyledi. 15 yıldır cezaevinde tutulan eşinin görevliler tarafından defalarca darp edildiğini ifade eden Semra, “Sadece haklarını savundukları için binlerce Kürt cezaevine hapsediliyor. Eşim sıklıkla cezaevi idaresinin talimatıyla işkence ediliyor. Kendisine ‘Seni idam ederiz’ sözleriyle tehdit edilerek bazen hücre cezası bazen de tanımadığı kişilerle aynı koğuşa konuluyor. Eşim de buna itiraz ettiği için ölümle tehdit ediliyor. Eşimin başına bir şey gelirse tek sorumlusu cezaevi idaresidir” ifadelerini kullandı.   ‘Hem içerde hem dışarda mağdur ediliyoruz’   Cezaevlerinde 8 aydır açlık grevlerinin sürdüğünü hatırlatan Semra, tutsakların hastaneye götürülmediklerini, gazete, dergi yaşamsal ihtiyaçlarının dahi karşılanmadığını kaydetti. İçerde tutsaklara, dışarda ise hem maddi hem manevi olarak kendilerinin mağdur edildiğini belirten Semra, “İki yıldır maddi imkanlarım el vermediği için cezaevi görüşüne gidemiyorum. İki çocuğum var. Kirada oturuyorum. Cezaevinde eşimin maddi ihtiyaçlarını karşılıyorum. Hiçbir şey talep etmiyorum. Tek talebim tutsakların hakkı olan cezaevi koşullarının düzeltilmesidir” dedi.   ‘Tutsakların taleplerine sahip çıkalım’   Semra, tutsakların eylemlerini 15 güne çıkardığını anımsatarak, iktidarın taleplere karşı adım atmamasına tepki gösterdi. Semra, kamuoyu ve tutsak yakınlarına, “Neden susuyorsunuz? İçerden cenazelerin çıkmasını mı bekliyorsunuz? Tutsaklar yaşamını yitirdikten sonra sessizliği bozmanın bir anlamı kalmayacak. Hala umut varken dört bir yandan tutsaklarımıza ve taleplerine sahip çıkalım” çağrısında bulundu.