Êzidî kadınlardan 'Ferman' konulu panel 2021-08-01 17:25:00     HABER MERKEZİ -  DAİŞ'in Şengal’e saldırması ardından gerçekleşen soykırımın üzerinden 7 yıl geçti. Yaşadıklarını unutmayan ve unutturmamak için çalışmalar yürüten Şengalli Êzidî kadınlar, “Ferman” konulu panel gerçekleştirdi.   Şengalli Êzidî kadınlar, yaşadıkları soykırım ile ilgili düzenledikleri panelde bir araya geldi. Sabahın erken saatlerinde panelin yapıldığı salonda toplanmaya başlayan kadınlar, yöresel elbiseleleri ile salonda yerlerini alırken panelin yapılacağı alanda soykırım sürecini anlatan fotoğraflar ve pankartlar yer aldı. “Ferman” adıyla düzenlenen panel, TAJÊ sözcüsü Sabîha Sabrî’nin yönetiminde başladı.   'Fermanda yaşadığımız acının derinliğinde yaşama tutunduk'   Panelde konuşan Sabîha, fermandan önce Şengal’de kadınların durumunu, 74. Ferman’da yaşananları ve ferman sonrası Êzidi kadınlarının fermana cevap niteliğinde olan örgütlenmesini anlattı. Sabîha şunları dile getirdi: “Şengal’in idaresi  ferman öncesi Irak merkezi hükümetinin elindeydi. Irak hükümetinin Şengal’de oluşturduğu sistemde Êzidîler yoktu. Kadın rengi hiç yoktu. Kadın idarelerde değil eve hapsolmuş bir pozisyondaydı. Şengal’de gerçekleşen ferman Şengal’de var olan sistemden beslendi. Ferman günü Şengal’de olan 12 bin KDP peşmergesi ve 7 bin Iraklı askeri güç ferman günü kaçtılar. Bir çok Êzidî genci peşmergelerin önüne atlayarak silah istedi, yardım istedi ama peşmergeler Girzerik, Serdeşte, Zorova’da onlarca gencimizi vurdu, şehit düşürdü. Elimizi uzattığımız her yer bize arkasını döndü ve ihanet etti. Binlerce insan yönünü dağlara verdi. Onlarca anne kucağında sussuzluktan ve açlıktan ölen çocuklarını toprağa emanet etti. İŞİD’in eline geçmemek için onlarca kadın kendini uçurumlardan attı. Biz Êzidîler özellikle de Êzidî kadınlar fermanda yaşadığımız acının derinliğinde yaşama tutunduk.”   'Her güce karşı direnebilecek güçte ve cesaretteyiz'   Sabîha konıuşmasının devamında fermanda gelişen direnişi vurgulayarak, “Biz Êzidîler Çilmera’dan uzanan dağ silsilesinde direndik. Bize yardıma gelen gerilların yanında yer aldık. Savunma gücü olarak da artık bir süre sonra kendimiz örgütlendik ve İŞİD barbarlarına karşı direnmeyi öğrendik. Biz bugün İŞİD zihniyetini taşıyan her güce karşı direnebilecek güçte ve cesaretteyiz. Fermanda bizi koruyan ve kollayan gerillalar Êzidîleri özgürlük düşüncesiyle buluşturdu.”   'Kimse bizi bir daha düşüremeyecek'   Açılış konuşmasından sonra soykırım sürecinde direnen anneler söz aldı. Tanıklıklarını anlatan TAJÊ üyesi Kine Xidir , soykırımın ilk haftası boyunca Şengal Dağları'nda cenazelei gömmek zorunda kaldıklarını kaydetti. Kine, "Ferman günü hiç kimse yanımızda değildi. Bu coğrafyada, yalnızkamak ferman kadar ağırdı. Bize gerilallar yetişti, onlar bizim yaralarımıza derman oldu. Biz onları özümüzle birleştirdik" ifadelerini kullandı.    'Bize yapılanların intikamını alacağız'   Öğretmen Diya Şengalî ise soykırımı Êzidîlere yaşatan güçlere karşı mücadele etme sözünü yineledi. Diya, “Bizim ahtımız olsun ki biz fermanda bize yapılanların intikamını alacağız. Kimse bizi fermanda düşürdüğü gibi bir daha düşüremeyecek. Biz nasıl ki 9 Ekim ittifakını boşa çıkarttıysak bundan sonra bize dönük yapılacak her ittifak ve komployu boşa çıkartmaya hazırız”  dedi.    Panelin birinci oturumu, Êzidî anaların ve kadınların direniş deneyimlerinin paylaşılmasının ardından sona verdi.   İkinci oturum başlıkları: Soykırım, özerklik, savunma   Panelin ikinci oturumunda DAİŞ'in elinde esir olan Êzidi kadınlarının durumu, ferman-kırım- göç üçgeninde soykırım ve bir idare biçimi olarak demokratik  özerklik sistemi konularını ele aldı. Panel 3 oturum biçiminde gerçekleşti. TAJÊ öncülüğünde düzenlenen panelde kadınlar fermanda yaşadıklarını özelliklede İŞİD’in eline geçen kadınların durumun geniş ele aldılar.   'Esir olan Êzidi kadınların kurtarılması için verilen mücadele'   DAİŞ'in elinde esir olan tahmini bin 117’si kadın binlerce esirin durumunu panelist Êzidî Kadınları Destek Grubu Vakfı yönetim üyesi Ferîde Sado anlattı. Ferîde, DAİŞ'in elinde esir olan Êzidî kadınların ve çocukların kurtarılması için yürüttükleri çalışmaları, kurtarılmış olan kadınların durumunu ve DAİŞ'İn elinden kurtarılmış olan Êzidi kadınlara uluslararası devletlerin yaklaşımını geniş bir yelpazede paylaştı.    Ferîde şunları söyledi: “Biz öncelikle ferman da kahramanlık örneği sergileyen Dayê Gule ve Cila’nı anıyoruz. Biz vakıf olarak şimdiye kadar bin 500 kadının kurtarılmasına tanık olduk. QSD’de tarafıdan kurtarılan kadınların vakıf üzerinden Şengal’e gelişleri sağlandı. İŞİD’in elinden kurtarılan ve bize ulaştırılan kadınlar sağlam bir biçimde ailelerine teslim edilmiştir. Binlerce kurtardığımız Êzidi kadını Başurê Kürdistan ve Irak hükümetlerinin destekleriyle Avrupa’ya çıkarıldı. Avrupa’ya götürülen Êzidî kadınların fermanda yaşadıkları tanıklığını ortadan kaldırmak için bir siyaset yürütülüyor. Ayrıca IŞİD esir aldığı  Êzidî kadınlarını çocuk doğurma makinalarına çevirdi. Çocuk sahibi olan Êzidî kadınlara evlat acısı da eklenerek ferman kadınlarda derinleştiriliyor. Êzdalığa kabul edilen Êzidî kadınlarına çocuklar kabul edilmiyor, inanç gereği İŞİD’den olan çocuklar kabul görmüyor. Son süreçte başur Kürdistan’da KDP ile ortak çalışan uluslararası desteği olan bir komisyon IŞİD’in elinden kurtarılan Êzidî kadınlarını çocukları üzerinden IŞİD’e tekrar geri götürüyor.”   Feride, son günlerde DAİŞ'in elinden kurtarılan Koçolu Êzidî  kadının QSD tarafından kurtarılmasını örnek göstererek, “Tüm dünya fermanı bir tek Koço’da görmek istiyor. Evet Koço büyük bir acı yaşadı ama sadece Koço değil tüm Şengal ferman yaşadı. IŞİD’in eline geçen kadınlar sadece Koçolu değil, Şengal’in her yerindendi” dedi.   'Kadınların  yanındayız'   Panel, Federal Kürdistan Bölgesi’nden katılan REJAK üyesi Destina Germiyani'nin DAİŞ'in elinde esi rolan Êzidî kadınlara dair konuşmasıyla devam etti. Destina, “Êzidî kadınların fermanda yaşadığı acı biz bütün kadınların acısıydı. Hepimize yapılan bir fermandı. Biz Başurê Kurdistan kadınları olarak Êzidî kadınlarının vereceği mücadenin yanında ve içindeyiz” sözlerini kullandı.    Dayê Xoxe: Bizi Müslümanlaştırmak için her şeyi yapıyorlar   DAİŞ'in esir aldığı Êzidî kadınların  çocuk için kullanılmasına değinen Şengalli Annelerden Dayê Xoxe’de şöyle konuştu: “Êzdalığımıza bağlıyız. Bizi müslümanlaştırmak için herşeyi yapıyorlar. Bizim kadınlarımızı götürdüler ve onları çocuk doğurma makinalarına çevirdiler o kadınlara çocuk doğururak onları Müslümanlıkta tutmak istiyorlar. Biz Êzdalığımızı koruyacağız kimse bizi bu konuda geri adım atmaya itemez.”   Ailelere çağrı   Sivil toplum örgütleri tarafından kurtarılan Êzidi kadınların tekrardan çocukları üzerinden DAİŞê götürülmesini değerlendiren annelerden Dayê Neam da, “Bizi parça parça Êzdalığımızdan koparmak istiyorlar. Bütün ailere çağrı yapıyoruz, İŞİD’in elinden kurtulan kadınlarımızı birlikte iyileştirelim, onların farklı yollardan tekrardan İŞİD’e verilmelerine izin vermeyelim. Biz fermanda yarası büyük olan kadınlarınızı kucaklamaya hazırız. Ama İŞİD’den olan çocukları Êzdalığa kabul etmemiz çok zor” dedi.   Fermanların tarihi   İkinci oturumun devamında fermanların tarihi ve sebepleri üzerine TAJÊ diplomasi sözcüsü Delila Axin konuştu. Delila, Êzidi toplumunda soykırımın tanımını, soykırımlarla neden Êzidiler hedefleniyor ve beyaz soykırım üzerinden ferman tarihini anlattı.   Panelin  üçüncü oturumuda ise “Demokratik  Özerk Sistem” konusunu panelist Özerk Halk Meclisi sözcüsü Xezal Reşo yaptı. Xezal, uluslararası kanunlarda sistem olarak özerklik hakkı, Şengal’de oluşan "Demokratik Özerk Şengal" sistemi, özerk sistemi tanımayan 9 Ekim gibi ittifakların Êzidi toplumuna dönük geliştirdiği komploları ele aldı. Ayrıca "Demokratik Özerk" sistem içerisinde özsavunma konusu da bir başlık altında değerlendirildi.   “Ferman” paneli yapılan sunumların sona ermesinin ardından kadınların tartışmalarıyla bitirildi.