Yerel Yönetimler Kurulu’ndan ‘Kayyım Zihniyeti ile Mücadele Atölyesi’ 2021-08-21 12:58:23   DİYARBAKIR - Demokratik Yerel Yönetimler Kurulunun düzenlediği “Kayyım Zihniyeti İle Mücadele Atölyesi”nde konuşan Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Eşsözcüsü Hediye Karaaslan, “Kürdistan coğrafyasının tamamının seçme hakkı elinden alındı” dedi.    Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, “Kayyım Zihniyeti İle Mücadele Atölyesi” gerçekleştiriyor. Sur ilçesinde bulunan Demir Otel Konferans Salonu’nda düzenlenen atölyeye Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Eşsözcüsü Hediye Karaaslan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan ve birçok sivil toplum örgüt ve kurum temsilci ve üyesi katıldı.   ‘Kayyım Türkiye’nin sorunu’   Atölyede basına açık bölümde atölyeye ilişkin konuşan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan, “Taliban’ı haklı görenler seçilmiş arkadaşlarımızı örgüt üyesi olarak görüyorlar. Halkın dilini, kültürünü yaşatmak isteyen seçilmişler cezaevinde çürüyor. Söz veriyoruz mücadele tarihinde önemli bir yeri olan Diyarbakır’dan sesleniyorum Taliban’ı olumlu gören DAİŞ’e iyi çocuk diyenler kaybedecek biz kazanacağız. Halkın sevincini, üzüntüsünü kayyımlar burada görevini doldurmak için geliyorlar. Kayyımların ne yaptıklarına şahit olduk. Farklılığa düşman oldular ilk kadına, kültüre saldırdılar. Halkın iradesini yok saydılar halk için bütçe kullanmadılar. Kayyım atamalarının tek gerekli açıklaması yok. Halkın bütçesini örgütle gönderiyor diyorlar. Madem böyle devlet ne yapıyor. Sabah akşam gözleniyoruz nasıl birine finans sağlayabiliriz. Halk belediyeleri sahiplendi ama ciddi baskı uyguladılar halkın iradesini sahiplenmesi engellediler. Kayyım Kürt diline düşmanlık demektir. Kayyım demek halkın gerçekliğinden uzak olmaktır. Kayyım Türkiye’nin sorunu” ifadelerine yer verdi.   ’Kürtlerin kendini yönetmesine tahammülsüzlükleri var’   Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Eş sözcüsü Hediye Karaaslan ise, kayyımların Türkiye’nin temel sorunu olduğunu, Kürtlerin iradesine 1978 yılından beri sürekli müdahale edildiğini ve bunların birçok örneğinin olduğunu dile getirerek, Kürtlerin kendilerini yönetmeyi talep ettiklerinde zorlukla karşılaştığını kaydetti. Hediye, “1999 yılında ilk girdiğimiz seçimde baskıya rağmen büyük başarılar elde ettik. 2019 yılında KHK’lar ile belediyeler kaybedildi ama el koymalar 1979 yılına dayanıyor. 2014 yılında çöktürme planları ile yeni saldırı başladı. Kürtlerin kendine yönetmesine tahammülsüzlükleri var. 2016-2019 döneminde 95 belediyeye el konuldu. 31 Mart’ta kolay seçim yaşamayacağımızı biliyorduk çünkü iktidar Kürtlere karşı savaşa devam ediyordu. İktidar seçim öncesi şiddet politikaları ile saldırıları başlattı. Kayyum atanan belediyeler Kürtler tarafından geri alındı” ifadelerine yer verdi.    ‘Kürdistan coğrafyasının seçme hakkını elinden aldılar’   Cezaevinde olan seçilmişlerin kayyımı kabul etmediği için cezaevinde olduğunun, siyasi parti çalışmalarının iddianamede suç olarak lanse edildiğinin altını çizen Hediye, “Türkiye’de seçilmiş arkadaşlarımıza karşı yaklaşım yeni sömürge anlayışı. 48 belediyeye kayyum atanmış durumda. Sadece Belediye eş Başkanlarımız değil Meclis üyelerini de gözaltına alınıp tutuklandılar. Kürtlerin seçilme ve seçme hakkının gaspıdır bu. Kendi iradeni seçersen kayyum atarım tehdidi var. Kürdistan coğrafyasının tamamının seçme hakkını elinden aldılar” dedi.    ‘Kürt diline ve kadına düşmanlıkları var’   Kayyımların AKP ve MHP ideolojisinin yansıması olduğunu dile getiren Hediye, şöyle devam etti: “Kürt siyasal hareketinin kadın özgürlükçü anlayışını seçimlerde savunduk.  Kürt siyasal hareketi seçime girene kadar sadece 25 tane Kadın belediye başkanı tek seçilmişti. İktidar tekçilik anlayışının içinde tek cinsiyet anlayışı da var. Kürt ve kadın meselelerinde yıkım oluşturdular. Kürt diline ve kadına düşmanlıkları var. AKP’nin kendisi zaten kendisi kadın düşmanıdır. İstanbul Sözleşmesinin feshedilmesinden ve kadına yönelik şiddete karşı tutumdan kadın düşmanı olduğu anlaşılıyor. Kadına yönelik şiddetle ilgili çalışma yol alınmıştı ama belediyelerin kadın danışma merkezlerinin kapatılması tekrar artış yaşanmasına neden oldu.”   Atölye açıklamaların ardından basına kapalı devam ediyor.