Maxmûr Halk Meclisi Eşbaşkanı: Alıkonan RJAK üyeleri için Güney halkı ses çıkarmalı 2021-08-23 09:14:57     Mizgîn Marînos   MAXMÛR - KDP Asayişi’nin 3 RJAK üyesini alıkoymasına tepki gösteren Şehit Rüstem Cudî Kampı Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakistan Bilen, Federe Kürdistan’da bulunan kadınların ve kadın örgütlerinin konuya ilişkin sessizliklerini bozarak biran önce harekete geçmesi gerektiğini belirtti.   Şengal’de 3 Ağustos'ta gerçekleştirilen anma etkinliği sonrası Kürdistan Demokrat Patisi (KDP) Asayişi tarafından alıkonulan Kürdistan Özgür Kadın Hareketi (RJAK) üyeleri Xewla Mihemed Hesen, Ciwana Abdulbaqî ve Seyran Ehmed’den 20 gündür haber alınamıyor. Bu kapsamda kadın aktivist ve gazeteciler imza kampanyası başlatarak Kürdistan Bölgesel Parlamentosu İnsan Hakları Komitesi Kadın İşleri Yüksek Kurulu'na dilekçe gönderdi. Kadın örgütleri ve siyasi partilerden de alıkonan 3 RJAK’lı için çağrılar yapılmaya devam ediliyor. KDP’den henüz çağrılara dönük olumlu adım atılmazken, Şehit Rüstem Cudî Kampı Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakistan Bilen ajansımıza yaşananları ve KDP’nin tutumunu değerlendirdi.   Pakistan, KDP’nin içinde bulunduğu durumun kadın ve toplum düşmanlığı üzerinden geliştiğini söyleyerek, bu durum iyi analiz edildiğinde Federe Kürdistan Bölgesi’nde hayata geçirilmek istenen istemin daha iyi anlaşılacağını vurguladı.   ‘KDP baştan aşağı ihanete bürünmüş’   RJAK üyelerinin alıkonmasına sert bir dille tepki gösteren Pakistan, “İçinden geçtiğimiz süreçte KDP’nin Kürt düşmanlığının hiçbir zaman bitmediğini görüyoruz. KDP’nin tarihine de bakarsak bunu her dönem yaptığını göreceğiz. KDP baştan aşağı ihanete bürünmüş durumda. Ne zaman ki Kürt halkı başarılı bir sürece girse, ne zaman kritik bir aşamaya gelmişse ve eldeki kazanımları bir üst aşamaya taşımaya ramak kalmışken, KDP buna karşı bir tutum içine giriyor. Başarıya engel olmak için elinden geleni yapıyor. İçinden geçtiğimiz süreçte de KDP’nin bu tutumunda ısrarcı olduğunu görebiliyoruz” dedi.   ‘RJAK üyelerinin alıkonması Êzidî fermanının devamı’   Devlet ve iktidarların 5 bin yıllık kadın düşmanı sistemine de dikkat çeken Pakistan, var olan sistemlerin kadın emeği ve kültürü üzerinden kendilerini var ettiklerinin altını çizdi. Pakistan, bu sistemin hala devam ettirilmeye çalışıldığını belirterek, “Kadın her daim tutuklanma, katledilme, taciz ve tecavüz ile yüz yüze bırakılıyor. Ama bir taraftan da kadının bedeni özgürlük adı altında meta olarak kullanılmıştır. Erk akıl ile oluşturulan bu sistem, toplumu bugün bu hale getirmiştir. Zaten KDP’nin şuan ki durumuna da bakarsak aslında kadın düşmanlığı politikalarından var olan sistemi anlayabiliriz. Êzidîlere dönük 74’üncü fermanda kadınların katledilmesi, kaçırılması ve satılması da var olan bu sistemin bir sonucuydu. Şengal’de gerçekleşen ferman erk aklın Êzidî kadının iradesine bir darbesiydi Êzidî toplumuna karşı. KDP asayişinin RJAK üyelerini alıkoymasını da Êzidî kadınlara dönük fermanın devamı olarak okumak gerekiyor. Bunun amacı da Kürt kadınının irade olmasına engel olmak. Kadının sisteme başkaldırısına engel olmak adına KDP imha politikalarını devam ettiriyor. Bu da şunu gösteriyor ki bu politika var oldukça kadının gücüne karşı bu baskılar yapılacak” ifadelerini kullandı.   ‘Êzidî toplumu özsavunmasını güçlendirmeli’   Êzidî halkının özsavunmasına ve direnişine de değinen Pakistan, bugüne kadar birçok zulüm ile yüz yüze kalan Êzidî halkının özerkliğini koruması gerektiğini ve özsavunmasını geliştirmesi gerektiğinin altını çizdi. Toplum savunması için en büyük rolü kadının oynaması gerektiğini söyleyen Pakistan, “Düşmana karşı halkın birlik olup direnmesi şart. Bunun ötesinde de Êzidî toplumunu savunacak ve katliamlardan koruyacak hiçbir güç yoktur” dedi.   ‘Kazanımlarımızı güçlü korumalıyız’    21’inci yüzyılı kadın yüzyılı olarak tanımladıklarını belirten Pakistan, şöyle devam etti: “Kürt halkı ve kadınlar olarak bu yüzyılda elde ettiğimiz kazanımlarımıza karşı düşmanımız ciddi bir çaba içinde ve bu başarıyı baltalamak için de elinden geleni yapıyor. Fakat bizler çok iyi biliyoruz ki 21’inci yüzyıl kadının özgürlük ve başarı yüzyılı olacak. Tabi bu kolaylıkla olmayacaktır. İşgalciler de sonuna kadar kirli oyunlarına devam edeceklerdir. Bu yüzden özelde biz Kürt kadınları olarak mücadelemizi ve amacımıza erken ulaşmak için de direnişi daha da büyütmeliyiz. KDP’nin toplumumuza ve kadınlara dönük saldırılarına karşı daha da büyük direnmeliyiz. Direnişin olduğu yerde başarı da yakındır. Biz kadınlar bunun farkında olmalı ve bu süreci iyi okumalıyız. Kazanımlarımızı güçlü bir şekilde korumalı, birliğimizi oluşturmalı ve tutumumuzu de ona göre almalıyız.”   ‘Sessizlik ortaklıktır’   RJAK üyelerinin alıkonmasına karşı bölgedeki siyasi parti, siyasetçi ve uluslararası kurumların sessizliğine de tepki gösteren Pakistan, 3 kadından alıkondukları günden bu yana haber alınamadığını hatırlatarak, can güvenliklerinden endişe duyduklarını ifade etti. “Kürt kadınlarına yapılanlara karşı her sessizlik düşman ile ortaklıktır” diyen Pakistan, Kürt halkının tarafları iyi görmesi gerektiğini ve buna karşı direnmesi gerektiğini kaydetti. Pakistan, “Kürt halkı olarak hiçbir zaman bir bekleyiş içinde olmamalıyız. Birliğimizi oluşturmalı ve üstümüze ne düşüyorsa her birimiz yerine getirmeliyiz” diye ekledi.   ‘Başûr halkı 3 kadına sahip çıkmalı’   Pakistan son olarak da Federe Kürdistan’da yaşayan halka seslendi. Pakistan, KDP’nin yaptıklarına sessiz kalınmaması gerektiğini söyleyerek, “Güney’de yaşayan kadınlara, kadın örgütlerine, sivil toplum ve hak örgütlerine kadınlara dönük bu barbarca uygulamalara sessiz kalmamaları çağrısında bulunuyorum. 3 RJAK üyesine sahip çıkılmalı. Kadınlar için sürdürülen direnişe katılsınlar. Biz kadınlar yapılanlara sesimizi çıkarmazsak bizleri bastıracaklar ve var olan baskılar daha da artacak. Kadına karşı bir yok etme siyaseti yürütülüyor” ifadelerinde bulundu.