İbrahim Kırtay’a çarpan araç Erzurum 9’uncu Kolordu Komutanının mı? 2021-08-31 09:13:16   Hikmet Tunç   BİTLİS - Ahlat’ta askeriyeye ait sivil plakalı aracın çarptığı 11 yaşındaki İbrahim Kırtay soruşturması sürüyor. Aile, İbrahim’e çarpan aracın içinde Erzurum 9’uncu Kolordu Komutanı olduğunu ve askerlerin olay yerine gelen başka bir araç ile alandan uzaklaştırıldığını anlatırken, HDP'li Dilan Dirayet Taşdemir de “Maalesef bir çocuk katledildi. Ama sanki hiçbir şey olmamış gibi, sanki sıradan bir olaymış gibi bir yaklaşım söz konusu” dedi.    Bitlis'in Ahlat ilçesine bağlı Sanayi Mahallesi’nde 24 Ağustos günü askeriyeye ait sivil plakalı bir otomobilin çarptığı 11 yaşındaki İbrahim Kırtay, olay yerinde yaşamını yitirmişti. Olay günü görgü tanıklarının anlatımlarına göre araçta, Malazgirt'te düzenlenen "Zafer Kutlamaları"ndan dönen Erzurum 9’uncu Kolordu Komutanı Tümgeneral Erhan Uzun vardı. Aracın aşırı süratle elmaları toplayan İbrahim Kırtay’a çarptığı ve İbrahim’i metrelerce sürüklediği kaydedildi.    Aracın içindekiler başka araçla olay yerinden uzaklaştı   Olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlenen İbrahim’e çarpan aracın içinde bulunan kişilerin ise olay yerine gelen başka bir araca bindirilerek olay yerini terk ettiği ifade edildi. Öte yandan olay ile ilgili soruşturmayı yürüten Ahlat Cumhuriyet Savcılığı, aynı güzergahta bulunan kamera kayıtlarını da incelediği ve ailenin ifadeye çağırıldı. Ailenin taziyede oldukları için henüz ifade vermedikleri öğrenildi.    ‘Araç İbrahim’i 50 metre fırlattı’   Olay günü kazanın gerçekleştiği güzergahta inşaatta çalıştığını belirten İbrahim Kırtay’ın amcası Yaşar Kırtay, olay günü yaşananları ajansımıza anlattı.    Yaşar, olay anında seslerin gelmesi üzerine koşarak olay yerine geldiklerini söyledi. Yaşar, olay anında İbrahim’in yaşamını yitirdiğini ve çarpma sonucunda vücut bütünlüğünün ağır bir şekilde zedelendiğini kaydetti. İbrahim’in cenazesini gördükten sonra kuzenleriyle birlikte aracın önünü kestiklerini ifade eden Yaşar, “İki araç vardı. İkisi de askeriyeye ait araçlardı. Yeğenimi 50 metre ileriye fırlatmıştı. Araçlardan biri Erzurum 9’uncu Kolordu Komutanlığı’na aitti” ifadesini kullandı.   ‘Polisler bizi engelledi’   Olay yerine gelen polisler tarafından araçlardan birinde bulunan askerlerin diğer araca sevk edildiklerini ifade eden Yaşar, “Kaza yapan araçtan inen askerlerin diğer araca binmesi üzerine olay yerini terk etti. Olay yerine gelen polisler bizleri engelleyerek oradan ayrıldı. Ben birkaç kişi ile sadece şoförün bulunduğu aracın önünü tuttuk. Biz aracın önünü bırakmadık. Bizi sağa sola iterek arabanın önünden bizi almaya çalıştılar. Aracın önünde sadece ben kaldım. Duyduğum öfkeden dolayı aracın önünü bırakmayarak bana da çarpsınlar istedim. Zaten yiyenimi kaybettim. Gözüm hiçbir şey görmedi. Ne yaptıysam aracın içinden çıkmadı. Arabanın kaportasına yapıştım. Şoför yolda zik zak çizerek beni düşürmeye çalıştı. İlçe Jandarma Komutanlığına kadar orada beni yere bıraktı. Dört-beş asker beni aradı. ‘Beni arayacağınıza katili tutuklayın’ diye tepki gösterdim. Daha sonra cenazenin olduğu olay yerine geldim. Olay yerine geldiğimde cenazeyi götürmüşlerdi” dedi.   ‘Cezasızlık üniformalıların sorumsuzca davranmasına yol açıyor’   Aileyi ziyaret etiklerini ve olayın takipçisi olacaklarını belirten Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir de “Aslında buna kaza demekte yerinde bir ifade değildir. Çünkü niyetinde köy yollarından geçiyorsunuz. Her an karşınıza bir çocuk ya da herhangi bir canlı çıkabilir. Ancak bunu dikkate almıyorsunuz, öngörmüyorsunuz. Mevcut hızın çok çok üstünde zırhlı araçlarla köylerde, mahallelerde çarparak geçiyorsunuz. Tabi Kürdistan’da askeri aracın çarparak kaçtığı ilk çocuk değil. Yurttaşlara, çocuklara, kadınlara panzerler çarptı, zırhlı araçlar çarptı. Özellikle üniformalı, asker-polis-jandarmalar için ciddi bir soruşturmasızlık, cezasızlık politikası izlenmekte. Dolayısıyla bu olayda Kürtlere yaklaşımı gösteriyor. Cezasızlık politikaları üniformalıların çok daha sorumsuzca davranmaları, çok daha rahatça davranmalarını beraberinde getiriyor. Bu da kazalara da katliamlara da yol açıyor” diye belirtti.    Kamuoyuna duyarlılık çağrısı   Olayın takipçisi olacaklarını ve meclis gündemine taşıyacaklarını vurgulayan Dirayet, “Üzerimize düşen her sorumluluğu yerine getireceğimizi söyledik. Kesinlikle asker ve polisin Kürdistan’da bu kadar rahat davranmalarının nedeni cezasızlık politikalarının sonucudur. Özellikle kamuoyunun bu konularda çok daha duyarlı olması gerekiyor. Maalesef bir çocuk katledildi. Ama sanki hiçbir şey olmamış gibi, sanki sıradan bir olaymış gibi bir yaklaşım söz konusu” dedi.     ‘Kusur kamera ve tanıklarla ispatlanacak’   Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiğini ve olayın takipçisi olduklarını söyleyen ailenin avukatı Kemalettin Türkmen ise, “Bu tür durumlarda kusur karşı tarafta ise cezai anlamda ‘taksirle insan öldürme’ ile yargılanır. Araç sürücüsü kusurlu ise TCK'nin ilgili hükümlerine göre yargılanır. Kusur kamera kayıtları ve tanıklarla ispatlanacaktır. Yargılanmada kusur oranı çok önemlidir. Soruşturmada henüz bir gelişme yaşanmadı. Bizlerde avukatları olarak olayın takipçisi olacağız” sözlerini kullandı.