‘Savaşlar ve saldırılar tecritle bağlantılıdır’ 2021-09-03 09:02:47     DİYARBAKIR - Ağırlaştırılmış tecride ve artan hak ihlallerine karşı süren açlık grevlerini değerlendiren Remziye Tek ve Halime Topuz, tutsakların taleplerinin karşılanması çağrısında bulunurken, savaş ve saldırıların tecrit ile bağlantısına işaret etti.   PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik 22 yıldır uygulanan ağırlaştırılmış tecride ve cezaevlerinde artan hak ihlallerine karşı 27 Kasım 2020’de PKK’li ve PAJK’lı tutsakların başlattığı açlık grevi direnişi 9 ayı geride bıraktı. İktidar, açlık grevine giren tutsakların taleplerini görmezden gelirken, özelde hasta tutsakların yaşadığı hak ihlalleri artıyor.   Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Bağlar İlçe Eşbaşkanı Remziye Tek ile Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER) Yöneticisi Halime Topuz İmralı’da ve cezaevlerinde uygulanan tecrit ile hak ihlallerini değerlendirdi.    ‘Cezaevlerinden ölüm haberleri gelmemesi için haklar savunulmalıdır’   Dünyanın PKK Lideri Abdullah Öcalan karşısında ikiyüzlü bir tavır sergilediğini vurgulayan Remziye Tek, Kürtlerin bu tavra karşı ayağa kalkıp alanlara çıkması gerektiğini belirtti. Remziye, “Ulus devletler Sayın Abdullah Öcalan, siyasi tutsaklar ve Kürt halkına karşı uygulanan tecride ortaklık yapıyor. Çünkü Sayın Abdullah Öcalan’ın fikirlerinden korkuyorlar ve tecridi uygulamaya devam ediyorlar. Eğer tecride karşı büyük bir ayaklanma olmasa kısa zamanda cezaevlerindeki olumsuzluklar artmaya devam edecek. Cezaevlerinden ölüm haberleri gelmeden özellikle bütün dünyanın gözlerinin üzerinde olduğu Diyarbakır halkı başta olmak üzere ayağa kalkıp haklarını savunmalıdır” ifadelerini kullandı.   ‘Türkiye kirli politikalarıyla köşeye sıkıştı’   İktidarın sürdürdüğü tecrit politikalarına ve hak ihlallerine işaret eden Remziye, “Türkiye devleti kirli ve çıkarcı politikalarla köşeye sıkışmış durumda. Köşeye sıkıştığı için karşısına ne çıkarsa çıksın ‘Hepsini katleder ve zulmederim’ diyor. Özellikle Kürt halkına yönelik ırkçılıkla bunu yapmaya çalışıyor.  Bu tutum karşısında Kürt halkı tecridin kırılması için büyük direniş sergilemeli. Yediden yetmişe ayağa kalkmalı ve her şeyden önce önderlerine, cezaevlerinde büyük mücadele veren tutsaklara büyük bir direnişle sahip çıkmalıdır” dedi.   Tutsaklara yönelik keyfi uygulama   Halime Topuz da cezaevlerinde tutsaklara yönelik keyfi uygulamalara dikkat çekti. Tutsakların cezaevlerinde sağlıklı gıdaya ve temizlik malzemelerine erişiminin olmadığını dile getiren Halime, “Çocuklarımız için para gönderiyoruz ama paraları 3-4 ay geçtikten sonra veriyorlar. Biz çocuklarımızla telefonda konuştuğumuzda içinde oldukları durumlardan bahsetmiyorlar. Fakat görüşlere gittiğimizde ne durumda olduklarını kendi gözlerimizle görmüş oluyoruz. Çocuklarımıza hakları verilmediği sürece tecrit devam edecek. Biz tutsaklara karşı bu tutumu kabul etmiyoruz. Bu zulüm dursun” şeklinde konuştu.   ’20 yılda bütün zorbalıkları halka karşı kullandı’   Tutsakların durumu karşısında yetkililerin “sağır ve dilsiz olduğunu” söyleyen Halime, “İmralı ve tüm tutsaklar üzerindeki tecrit kaldırılsın. 20 yıldır iktidarda olan AKP, Kürt halkına karşı düşmanlığı açık şekilde sürdürdüğünü gösteriyor. 20 yıl içerisinde bütün zulüm ve zorbalıklarını halka karşı kullandı. Bize yaptıkları hak ihlallerini dile getirdiğimizde ya bizi susturuyorlar ya da gözaltına alıyorlar. Türkiye’de hak ve hukuktan bahsedemiyoruz. Tecridin sonlandırılması ve çocuklarımızın bu zulümden kurtulması için Kürt halkı ve bütün aileler ayağa kalkıp seslerini çıkarsınlar” çağrısında bulundu.   ‘Saldırılar tecritle bağlantılıdır’   Halime, son olarak şunları söyledi: “Şengal’e saldırılar ve Ortadoğu’daki kaos tecritle bağlantılıdır. Devletlerin Ortadoğu’da uyguladığı savaş politikaları durumu bir kördüğüm haline getirdi. Savaşların son bulması için diyalog yolunun açılmalı ve tecrit kaldırılmalı.”