Abdal kadınlara şiddet: Cemi yöneten kadın aklı olsaydı cesaretleri olmazdı 2021-09-04 09:09:11     Sena Dolar   İSTANBUL - Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı Vakfı’nın misafirhanesinde konaklayan Abdal kadınlar “dede” olarak bilinen Celal Abbas Ulusoy tarafından şiddete uğradı.  Abdal kadınlardan Songül Solmaz, fail hakkında davacı olacağını belirtirken, DAD İstanbul Şube Eşbaşkanı Nergiz Güzel, “Cemi yöneten kadın aklı olsaydı cesaretleri olmazdı” diye tepki gösterdi.    İstanbul’da yaşayan Alevi-Bektaşi Abdallar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İnanç Masası’nın desteğiyle Hacı Bektaş-ı Veli’yi ziyaret etmek amacıyla geçtiğimiz hafta İstanbul’un çeşitli illerinden gelen 40 Abdal kadınla birlikte Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesine gitti. Ziyarete gelen kadınlar, Ocakzadeler Meclisi’ne bağlı Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı Vakfı’nın misafirhanesinde kaldı. Kadınlar, Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi’ni ziyaret ettikten sonra ibadetlerini tamamlamak üzere kurbanlarıyla dergaha geldi. Dergaha gelen kadınlar vakfın yönetim kurulu üyelerinden ve "dede" olarak bilinen Celal Abbas Ulusoy, tarafından cinsiyetçi hakarete, ayrımcı yaklaşıma ve şiddete uğradı. Şiddete uğrayan kadınlar misafirhaneden kovulurken bir grup kadın Celal Abbas Ulusoy’dan "özür dilemek" zorunda bırakılarak konakladığı yerden ayrılmazken bazıları da Karacaahmet Sultan Dergahı Cemevi’nde konaklamak zorunda bırakıldı.    Roman Diyalog Ağı, yaşanan olayın ardında dijital medyada açıklama yaparak Celal Abbas Ulusoy’dan davacı olduklarını ve Dar’ın kurulmasını istediklerini belirtti. Abdal kadınlara uygulanan şiddete ilişkin tepkiler ise sürüyor.     Şiddete uğrayan Songül Solmaz yaşadıklarını anlatırken, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Eşbaşkanı Nergiz Güzel de duruma tepki gösterdi.   Cinsiyetçi hakaret, ötekileştirme, şiddet   Songül, lokma dağıtımı sırasında bir kadın ile tartışma yürüttüklerini ve o esnada Celal Abbas Ulusoy ve yanındaki kişilerin kendisine yöneldiğini ve  ‘sesini kes’ dediğini aktardı. Songül, “Bende ‘dayı niye böyle konuşuyorsunuz? Biz piri ziyarete geldik’ diye cevap verdim. ‘Dayı diyemezsin, efendim diyeceksin’ dediler.  Sonra birisi çenemi tuttu birisi omuzlarımı tuttu sıktı. Celal Abbas, Pir’in soyundan olduğunu söylüyor ama Pir’in soyundan olsan bile ‘ben sana hükmedebilirim’ diyemezsin.  Celal Abbas, ‘Kadınsınız, çingenesiniz, senin sahibin yok mu’ şeklinde laflar söyledi bana. O efendimiz dedikleri Celal Abbas kişi bana yumruğunu kaldırdı, ‘Sen bana itaat edeceksin’ dedi. Tüm bunları söylerken yanındaki adamları kollarımdan, boğazımdan beni tutuyordu” ifadelerini kullandı.   Fail ve polis Songül’ün özür dilemesini istedi   Celal Abbas Ulusoy’un polisleri çağırdığını ifade eden Songül, kendisine, “Gel elimi öp ben seni burada barındırayım” sözlerini sarf ettiğini dile getirdi. Songül, polislerin kendisini Celal Abbas’tan özür dilemesi için ikna etmeye çalıştığını ve “Özür dilemezsen nezarethanede yatarsın çocuklarla birlikte” tehdidine maruz kaldığını aktardı.  Songül, yaklaşık 30 kişinin kaldığı misafirhaneden kovulduğunu söyledi.    ‘Pir mekanında Dar’a çektireceğim’   Celal Abbas Ulusoy’un misafirhanede para kazanma amacı güttüğüne dikkat Songül, “Kendine bir proje kurmuş para kazanacağım diye. Alevilik reklamla olmuyor, ibadetle oluyor” diye tepki gösterdi.  Songül, Celal Abbas hakkında dava açacaklarını belirterek, “Kadınlığımı aşağıladı.  En önce o mahkemede kadınlığımı, bütün kadınların haklarını savunacağım. Sonra da onu Pir’in mekanında Dar’a çektireceğim” dedi.   ‘Şiddet asla kabul edilebilir bir durum değil’   Hacı Bektaş-ı Veli’nin “72 millete aynı nazarda bakarız” sözünü ve felsefesini hatırlatan Nergiz de “Hacı Bektaş-ı Veli’nin huzurunda olayın yaşanması çok üzücü ve kırıcı. Asla kabul edilebilir bir durum değil” diyerek Abdal kadınların şiddete maruz kalmasına tepki gösterdi.  Alevilerin “Dişi erkek yoktur can vardır”  felsefesiyle yola çıktığını fakat kadın erkek eşitliğinin hala sağlanamadığına dikkat çeken Nergiz, dergahta yaşanan şiddet olayının kadının öteki olarak görülmesinden kaynaklandığını vurguladı. Nergiz, “Bugün geldiğimiz noktaya baktığımızda Hünkar tek değildi eşitti Kadıncık Ana. Onunla yolu yürümüştü. Kadını bu kadar ön plana koyan bu inancın şiddetle anılması özellikle dergahın içerisinde bunların yaşanması asla kabul edilebilir bir durum değildir” dedi.   ‘Erkeğin cins olma ve kadını ötekileştirme hali’   Alevi kadınların, doğayı, evreni ve insanı seven, kutsallaştırılan bir yerden baktığını dile getiren Nergiz, “Bütün doğayı, evreni seven ve kutsallaştıran bir yerden baktığında insan içerisinde böyle bir durumu akıl da edemezsin kalbinden de geçiremezsin. Burada bizim yaşadığımız şey kadın olmakla ilgili. Kadının yaşadığı ayrımcılığı sorgulamak gerekir. Bizde cins yoktur derken bir anda erkeğin cins olma hali ve kadını bu kadar ötekileştirme halini Alevi kadınlar olarak biz nasıl değerlendireceğiz diye kendimize dönüp bakmamız gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.   ‘Cemi yöneten kadın aklı olsaydı cesaretleri olmazdı’   Celal Abbas Ulusoy’un gelen yoğun tepkiler ardından özür mesajı yayınlamasını samimi bulmadığını dile getiren Nergiz, “Ne kadar eşitiz desek de sadece Pirler cemi yürütebiliyor. İktidarlaşma hali de oluyor. Cemi yöneten bir kadın aklı olsaydı bugün bunu yapmaya cesaretleri olmazdı” dedi.