Meral Danış Beştaş: Kürt sorunu çözülmeden barış sağlanmaz 2021-09-04 17:46:47     DERSİM -  1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla  Dersim'de düzenlenen panelde konuşan HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, panzer çarpması sonucu yaşamını yitiren çocukları hatırlatarak,“Kürt sorunu çözülmeden barış sağlanmaz” dedi.   Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından organize edilen ve 1 Eylül Dünya Barış Günü etkinlikleri kapsamında “Güncel Gelişmeler Işığında Barış ve Demokrasi Mücadelesi” konulu panel Sanat Sokağı’nda gerçekleştirildi.   Moderatörlüğünü Dersim Barosu’ndan avukat Çağla Yolaşan’ın yaptığı panelde Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ile EMEP Genel Yönetim Kurulu üyesi Levent Tüzel katıldı.   Kürtçe, Türkçe, “Savaşa, Şovenizme ve sömürüye karşı barışı inşa edelim” yazılı pankartın asıldığı panele çok sayıda kişi katıldı.   ‘Barış Günü etkinliklerine  hukuksuz bir şekilde izin verilmedi’   Burada ilk olarak konuşan HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, ülkede onurlu bir barışın tesis edilmesi gerektiğini vurgularken, İstanbul ve Diyarbakır’da gerçekleştirilmek istenen dünya barış günü etkinliklerine hukuksuz bir şekilde izin verilmediğini hatırlattı. Meral, “Türkiye’de su gibi barışa ihtiyacımız var. Çünkü ülkede kan akmaya devam ediyor. Dün gece 7 yaşında bir çocuk sokakta bisikletiyle giderken bir zırhlı araç tarafından katledildi. ‘Kaza oldu’ denildi. Bu bir kaza mı gerçekten sormak istiyorum. Bu kazada neden hep Kürt çocukları öldürülüyor? Bölgedeki kolluk gücünün ne kadar umursamaz olduğunu gösteriyor. 6 yılda 123 insan çoğu çocuk öldürüldü. Muhammet ve Furkan kendi evlerinde uyudukları sırada evlerine giren panzer tarafından öldürüldü. Yargılama sonucu 19 bin lira para cezası alındı. Tutuklanmadılar dahi. Bir panzer evin içinde çocukları öldürüyor ve cezasız bırakılıyor. Kürt düşmanlığı politikası yürütülüyor. Bunun faili yalnızca panzeri sürenler değil, ülkeyi kutuplaştıran, ayrıştıranlardır. Tek adam rejimi dediğimiz mesele tam da bu atmosferi sağlıyor” dedi.   ‘Çözüm sürecini savunuyoruz’   AKP’nin politikalarına işaret eden Meral,  gerçekleştirilen  katliamların cezasız bırakıldığına dikkat çekti. Meral, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin  (AİHM) HDP’ye yönelik  kararlarını hatırlatarak, “AİHM’in kararını yok sayamazlar. AİHM ‘HDP’ye yönelik tüm baskılarınız siyasidir’ dedi. Bu kararı kabul etmeyerek Kobane’ye ilişkin bir dava açtılar. Çözüm sürecinde gerçekleştirilen görüşmeler kapatma gerekçesi olarak gösteriliyor. 2012-2015 yılları arasında tüm bölgelerde herkes derin bir nefes alıyordu.  Savaş biterse sosyal bir refah sağlanacak. Daha ileriye gideceğiz diye bir umut vardı. Oyları düşen AKP ise bu süreci önce buzdolabına attı, ardından ise Diyarbakır’a gelerek bu süreçte söylediklerinin arkasında olduklarını söyledi. Konuşmaları gerçekten akıl almıyor. Ellerindeki tüm imkanları kullanarak bizleri siyaset dışı bırakmaya çalışan bir akıl var karşımızda. Biz HDP olarak çözüm sürecini savunuyoruz. Bu ülkedeki her bir yurttaşın hakkını savunuyoruz” ifadelerini kullandı.   ‘İktidar inanca, siyasete yönelik ayrımcılık yapıyor’   İktidarın inanca, cinsiyete yönelik ayrımcılık yaptığını kaydeden Meral, “Alevilere, kadınlara dönük ayrımcılık politikaları sürdürülüyor. Cemevleri hala ibadethane olarak kabul edilmedi. Kadınların haklarını savunan İstanbul Sözleşmesi feshedildi. Bizler tüm halkların haklarını savunuyoruz, savunacağız. Dersim’de ormanlar yanmıyor, yakılıyor. Bu ülkede gerçek bir barış sağlanmadan, çatışmalar bitmeden demokrasi tesis edilemez. Demokrasiyi sağlamak  herkesin görevi. Kürt sorunu çözülmeden demokrasi, barış sağlanamaz. İnsanlar ana dilinde konuşamıyorsa, kendi inancına göre  ibadet edemiyorsa, kadınların yaşam güvencesinin olmadığı sürece demokrasi, barış gerçekleşemez. Önemli olan birlikte mücadelenin koşulunu sağlamak. Bingöl, Dersim ve Bitlis’te orman yangınları yaşanıyor. Ulusal kanallarda haber olmuyor. Muğla, Marmaris ve orman yangınlarının olduğu tüm illere geldik. Ancak acılarda ayrım yapılıyor. Yoksulluk açlık sınırının altında. Doğalgazdan, elektriğe suya her kaleme zam geliyor. AKP ekonomide, sağlıkta ve aslında tüm alanlarda dökülüyor. Maske dağıtamadılar. Bu kadar beceriksiz bir iktidarla karşı karşıyayız. Tüm bu sorunların nedeni savaş. Halka ayrılması gereken bütçe savaşa ayrılıyor görüyoruz” diye belirtti.   Meral, “Türkiye’de halklar bir arada bu mücadeleyi yürütürse gelecek aydınlıktır” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.   ‘Ortak yaşam acımasız politikalarla engellenmek isteniyor’   Ardından söz alan EMEP Yönetim Kurulu Üyesi Levent Tüzel ise, dünya devletlerinin neden olduğu savaşın devam ettiğine dikkat çekerek şunları belirtti: “Ülkemizin içinde bulunduğu coğrafya bir cehennem yaşıyor adeta. Bloklar tarihten bu yana olageldi. Batılı emperyalistler, doğuda gelişen emperyalistlerle blok oluşturdular. Kapışma sürüyor. Son kapışmanın Afganistan olduğunu görüyoruz. Yaşananların bir nedeni de Türkiye’nin her yerde kılıç sağlayarak büyük devlet olma hayali. Sermaye güçlerinin, tekellerin planları var. Ortadoğu halkları bu şekilde kan ağlıyorken, hiç şüphesiz bugün ülkeyi yönetenler sorumluluğunu, hesaplarını göz ardı etmemek gerekiyor. Bizi yönetenler çok büyük büyük laflar ediyorlar. Suriye’de 10 yıla varan mülteci sorunun sorumluları batılı ülkelere efelenip, şantaj  yapıyorlar. Ne yazık ki asker gücüyle büyük devlet olunmuyor. 20 yıllık tek adam rejiminin geldiği son aşama budur."   Panel, yurttaşların sorularına verilen cevaplar ardından son buldu.